Tosyalı’dan hurda uyarısı: Cevher işleme ve yerli kaynaklara yönelmeliyiz

Avrupa’nın hurdayı kendine saklamaya hazırlanması Türkiye için alarm zillerini çaldırdı. Fuat Tosyalı, çelik sektöründe yeni dönemin “daha fazla kapasite değil, daha fazla hammadde güvenliği” gerektirdiğini söyledi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Tosyalı’dan hurda uyarısı: Cevher işleme ve yerli kaynaklara yönelmeliyiz

Jülide YİĞİTTÜRK GÜRDAMAR- HATAY
julide.yigitturk@dunya.com

Avrupa’da hurda bazlı yeni tesislerin devreye girmesi ve AB’nin hurda ihracatını kısıtlama hazırlığı, Türkiye’nin hammadde tedarikinde yeni bir risk yaratıyor. Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, Türkiye’nin hurdaya dayalı üretim modelinden çıkıp cevher işleme kabiliyetini artırması ve yerli maden kaynaklarını daha etkin kullanması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin dünyanın en büyük hurda ithalatçılarından biri olduğunu belirten Tosyalı, Tosyalı olarak günde yaklaşık 20 bin ton hurda erittiklerini söyledi. İskenderun’daki Demir Çelik tesisinde gazetecilerle bir araya gelen Fuat Tosyalı, Avrupa’dan Türkiye’ye gelen hurdanın önemli bir büyüklüğe ulaştığını kaydederek, Avrupa’da devreye girecek yeni elektrik ark ocaklarıyla birlikte hurdanın kıtanın kendi ihtiyacını karşılamaya yönelmesinin Türkiye’nin tedarik imkanlarını zorlaştırabileceğini belirtti. “Türkiye çelik sektörünün önünde büyük bir risk var” diyen Tosyalı, “Avrupa Birliği’nde hurdaya dayalı yeni yatırımlar ve tesisler kuruluyor. Bunun yanında Avrupa Birliği’nin hurda ihracatını kısıtlama yönünde çalışmaları var. Bu Türkiye çelik sektörü açısından önemli bir risk” ifadelerini kullandı.

Tosyalı, “Önümüzdeki dönemde ülkemizde yalnızca kapasite artırmayı değil, mevcut üretimin sürdürülebilirliğini sağlayacak daha köklü adımları öne çıkarmamız gerekiyor. Hammadde çeşitliliği, yerli kaynakların işlenmesi, düşük karbonlu üretim ve yenilenebilir enerji bu yol haritasının ana başlıkları olacak” diye konuştu.

“Hammaddeyi ikame edecek yatırımlar önceliğimiz”

Sektörün önümüzdeki dönemde kapasite artırmaktan ziyade hammadde kaynaklarını çeşitlendirmesi gerektiğini belirten Tosyalı, cevher işleme kabiliyetinin Türkiye’de oluşturulmasının kritik olduğunu söyledi. “Bundan sonraki önceliğimiz hammaddemizi ikame edecek yatırımlar. Mutlaka madeni işleyebilecek kabiliyetlerin oluşturulması gerekiyor. Mümkünse bunun yerli madenlerle yapılması lazım” dedi.

Türkiye’deki cevherlerin farklı kaynaklarla harmanlanarak ve doğru teknoloji kullanılarak değerlendirilebileceğini belirten Tosyalı, şirketin yurt dışındaki cevher zenginleştirme ve DRI tecrübesini Türkiye’ye taşımayı hedeflediklerini söyledi.

İskenderun’a 2,5 milyar dolarlık yatırım

Tosyalı’nın İskenderun’daki tesisine yaklaşık 2,5 milyar dolar yatırım yapıldı. 2023 sonunda üretime başlayan tesis, yıllık 4 milyon ton yassı çelik kapasitesine sahip. Tesiste ayrıca 3,4 milyon ton slab, 2,3 milyon ton kütük döküm ve 700 bin ton filmaşin kapasitesi bulunuyor. Tosyalı, yatırımın Türkiye’nin yaklaşık 4 milyon tonluk yassı çelik ithalatını ortadan kaldırdığını belirterek, “Katma değerli çelik ihracatına da katkı sağlıyor” dedi. Yaklaşık 500 bin metrekarelik tesiste deniz, kara ve demir yolu bağlantılarının yanı sıra liman ve enerji altyapısının bulunması lojistik avantaj sağlıyor. Yatırımın hazırlıkları 2005’te başladı ve izin, imar ve altyapı süreçlerinin ardından 2020’de inşaata geçildi. İlk olarak 2 milyon ton olarak planlanan yatırım, ağır ekipmanların sonradan tesise taşınmasının zorluğu nedeniyle tek seferde 4 milyon ton olarak yapıldı.
Tesisin denize sıfır konumu da üretim modelinin önemli unsurlarından biri. Hammadde taşıyan gemilerin doğrudan tesis önündeki limana yanaşabildiğini belirten Tosyalı, üretimin ardından çeliğin yine aynı noktadan gemilere yüklenebildiğini söyledi.

Demiryolunun tesis ile liman arasından geçtiğini, otoyol bağlantısının da hemen yanında bulunduğunu belirten Tosyalı, liman, demiryolu, karayolu ve üretim tesisinin aynı noktada birleşmesinin lojistik giderleri azalttığını kaydetti.

Pandemi ve 6 Şubat depremleri nedeniyle devreye alma sürecinin de geciktiğini belirten Tosyalı, deprem sonrasında yabancı teknik ekiplerin ayrılması ve bölgedeki yeniden yapılanma nedeniyle iş gücü bulmanın zorlaştığını söyledi.

18 bin kazıkla deprem güvenliği

İskenderun tesisinde 18 bin betonarme kazık kullanıldı. Yaklaşık 30-60 metre derinliğindeki kazıkların çapları 800-1.200 milimetre arasında değişiyor. Zemindeki sıvılaşmayı azaltmak için taş kolon uygulaması da yapılan tesisin deprem sırasında bir bütün halinde hareket ettiği ve makine-ekipmanlarda önemli bir yer değiştirme olmadığı belirtildi. Depremde tesisin limanı kullanılabilir durumda kalırken, bölgedeki lojistik faaliyetlere de destek verdi. Tosyalı, “Mühendisliğe yapılan yatırım yalnızca tesisi korumadı; kriz anında çevreye destek verebilmemizi de sağladı” dedi.

“Çelik süpermarketiyiz, hedef ilk 20”

Tosyalı Holding CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Suhat Korkmaz ise, geniş ürün gamları nedeniyle kendilerini “çelik süpermarketi” olarak tanımladıklarını söyledi. Tosyalı Holding’in Türkiye’deki sıvı çelik kapasitesi 2022’deki 2 milyon tondan 2023’te 6 milyon tona, 2025 başında ise 8 milyon tona yükseldi. Üç kıtada 50’nin üzerinde tesisi ve yaklaşık 15 bin çalışanı bulunan grubun toplam sıvı çelik kapasitesi 15 milyon tona ulaşıyor. 2025’te 12,1 milyon ton sıvı çelik üretimiyle dünya sıralamasında 32’nci basamağa yükselen Tosyalı’nın hedefi ilk 20 üretici arasına girmek. Tosyalı Holding son beş yılda sürdürülebilirlik odaklı projelere 6 milyar doların üzerinde kaynak ayırdı.

Osmaniye ve İskenderun’da entegre üretim

Suhat Korkmaz, “Osmaniye ve İskenderun’da yassı çelik, boru, profil ve filmaşin üretimimizi sürdürüyoruz. Yaklaşık 2 milyon ton yassı çelik üretirken, farklı ürün gruplarını aynı yapı içinde üreterek katma değeri artırıyoruz. Tosyalı Toyo’da ise soğuk haddelenmiş, galvanizli, boyalı ve kalaylı çelik gibi yüksek katma değerli ürünlere odaklanıyoruz.” dedi. “Çelik üretiminde enerjinin kaynağı karbon ayak izimiz açısından kritik” diyen Korkmaz, mevcut 235 MWp güneş kapasitesine ek olarak 1,2 GW’lık güneş enerjisi portföyünü aşamalı olarak hayata geçirdiklerini söyledi.

Cezayir en büyük sanayi yatırımı

Cezayir yatırımının Türkiye’nin yurt dışındaki en büyük sanayi yatırımlarından biri olduğunu belirten Korkmaz, “Cevheri zenginleştirip pelete, DRI’a, çeliğe ve nihai ürüne dönüştürdüğümüz tamamen entegre bir yapı kurduk. Yeni modüllerimizi hidrojen kullanımına uygun tasarlayarak düşük karbonlu üretime hazırlanıyoruz” diye konuştu. Bingazi’deki yatırımın üç etapta toplam 8,1 milyon ton kapasiteye ulaşacağını belirten Korkmaz, “İlk etapta 2,7 milyon ton kapasite için 1,2 milyar dolarlık yatırım yapacağız. DRI teknolojisiyle Avrupa’nın düşük karbonlu metalik girdi ihtiyacına da cevap vermeyi amaçlıyoruz” dedi. Angola’da demir cevheri madenciliği çalışmalarının sürdüğünü aktaran Korkmaz, “Hedefimiz kaynağa kadar inen, madencilikten zenginleştirmeye ve çelik üretimine uzanan entegre bir yapı kurmak” ifadelerini kullandı. İspanya’da satın alınan spiral boru tesisinin modernize edilerek üretiminin artırıldığını belirten Korkmaz, “Yeni yatırımlarla kapasite ve ürün çeşitliliğimizi geliştirerek Avrupa’daki enerji ve altyapı projelerine daha hızlı hizmet vermeyi hedefliyoruz” dedi. Almanya’daki yaklaşık 105 kilometrelik RWTL projesine büyük çaplı borular tedarik ettiklerini söyleyen Korkmaz, projede düşük karbonlu üretim kabiliyetlerinin de etkili olduğunu belirtti. Korkmaz, bunun düşük karbonlu üretim yatırımlarının uluslararası rekabette avantaj sağladığını gösterdiğini ifade etti.
 Tosyalı’dan hurda uyarısı: Cevher işleme ve yerli kaynaklara yönelmeliyiz - Resim : 1

“Hisse satışı TOGG’un vizyonunu etkilemez”

TOGG’da ortaklık yapısını değiştirecek yeni bir süreç yaşanıyor. Vestel Elektronik ve Anadolu Grubu’nun TOGG’daki toplam yüzde 46’lık payını satması, hisselerin ise Turkcell ve Türkiye Varlık Fonu tarafından alınması bekleniyor. TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, olası hisse değişiminin şirketin misyonunu ve vizyonunu etkilemeyeceğini söyleyerek, “TOGG iyi bir yatırım” dedi. Tosyalı, konuya yönelik şöyle devam etti; “Ortaklardan biri satış kararı alır ve bir bedel ortaya çıkarsa, diğer ortakların ön alım hakkı var. O gün şartlara ve değerlemeye bakılır; uygun görülürse pay artırmak da mümkün olabilir. Fakat bugün itibarıyla Tosyalı’nın önünde değerlendirdiği somut bir alım ya da satış işlemi bulunmuyor. Her ortağın sermaye ve yatırım planı farklı olduğu için diğer ortaklar adına yorum yapmak doğru olmaz. Hisse değişimi de TOGG’un ortaya çıkış misyonunu, vizyonunu değiştirmez” dedi.

Yeni modeller için takvim hazır

İlk dönemde yüksek sabit yatırım tutarı ve düşük üretim hacminin ortakların bilançolarına yük getirdiğini kaydeden Tosyalı, “Bugün ise şirket önemli bir eşiği geçti; üretim ve kârlılık açısından daha olumlu bir döneme girdiği kanaatindeyim” dedi. Fabrikanın çok yüksek üretim kapasitesine uygun şekilde kurulduğunu söyleyen Tosyalı, üretim hacmi arttıkça araç başına düşen yatırım maliyetinin de düşeceğini ifade etti. 150 bin araçlık üretim seviyesine ulaşılması halinde günlük yaklaşık 500 otomobil üretilebileceğine dikkat çeken Tosyalı, “Neticede TOGG kâr eder” dedi.

TOGG’un büyüme planlarının ortaklık yapısından bağımsız olarak devam ettiğini vurgulayan Tosyalı, 2027, 2028 ve 2029 yıllarında devreye alınması planlanan yeni modeller için iş planlarının hazır olduğunu açıkladı. Yeni model yatırımlarının sürdüğünü belirten Tosyalı, zamanı geldiğinde bu modellerin kamuoyuna duyurulacağını söyledi.

Tosyalı’dan hurda uyarısı: Cevher işleme ve yerli kaynaklara yönelmeliyiz - Resim : 2

“Altay tankına dost ülkelerden yoğun talep var”

Fuat Tosyalı, Altay tankı ve BMC’nin zırhlı araçlarına yakın coğrafyadaki dost ülkelerden yoğun talep geldiğini belirterek, satışların ihracat izinleri, test süreçleri ve ülkelerin ihtiyaçlarına göre şekillendiğini söyledi. BMC’nin araç ve platform üreticisi olduğunu, silah ve mühimmat üretmediklerini belirten Tosyalı, Altay’daki kritik sistemlerin ASELSAN ve MKE gibi kuruluşlar tarafından sağlandığını ifade etti. Ankara’daki yeni tesisin Altay ve yeni nesil zırhlı araçların üretim merkezi olduğunu, İzmir tesisinin ise hafif zırhlı ve ticari araçlara odaklandığını belirten Tosyalı, talebin sürdüğünü söyledi.

TSK envanteri de yenileniyor

Tosyalı, “Önceliğimiz Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterini yenilemek” dedi. TSK envanterindeki eski nesil araçların yeni modellerle değiştirildiğini belirten Tosyalı, acil ihracat taleplerinde mevcut envanterden araç verilip, yeni üretimlerin TSK’ya teslim edildiğini söyledi. Adapazarı’nda Leopard tanklarının modernizasyonu, bakım-onarım ve Fırtına obüsü üretiminin sürdüğünü belirten Tosyalı, “Burada Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tank, obüs ve diğer kara araçlarının bakım ve onarımını gerçekleştirebilecek güçlü bir altyapı oluşturmayı hedefliyoruz” dedi. Tesis için 50 milyon dolarlık yatırım taahhüdünün bulunduğunu, bugüne kadar yaklaşık 12 milyon dolar yatırım yapıldığını açıkladı.
 Tosyalı’dan hurda uyarısı: Cevher işleme ve yerli kaynaklara yönelmeliyiz - Resim : 3Fuat Tosyalı’ya İskenderun Teknik Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanı verildi.

17 bin metrekarelik meslek lisesi

Tosyalı’nın İskenderun’daki yatırımları arasında eğitim projeleri de bulunuyor. Temeli atılan Fuat Tosyalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, 17 bin 170 metrekare arsa ve 10 bin 265 metrekare inşaat alanına sahip olacak. Okulda 24 derslik, 5 atölye, laboratuvar, kütüphane, spor salonu ve sosyal alanlar yer alacak. Temel atma töreninde konuşan Fuat Tosyalı, üretimin sürdürülebilirliği için mesleki eğitimin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Türkiye’nin önümüzdeki dönemde en büyük ihtiyaçlarından biri, iyi yetişmiş, nitelikli ve geleceğin teknolojilerine hâkim insan kaynağı olacak. Dijitalleşme, otomasyon, yapay zekâ ve sürdürülebilirlik üretimi yeniden şekillendiriyor. Gençlerimizi değişen dünyanın ihtiyaçlarına cevap verebilecek donanıma sahip olacak şekilde yetiştirmemiz gerekiyor” dedi.