Yeşil finansmanda faiz frenine rağmen eylem zamanı

Sıkılaşan küresel para politikaları ve tırmanan borçlanma maliyetlerine rağmen iklim kriziyle mücadelede yeşil dönüşüm frene basmıyor. Önümüzdeki 10 yılda veri merkezleri ve yapay zekâ kaynaklı enerji talebinin yüzde 40 artacağı öngörülürken, altyapıdan yenilenebilir enerjiye uzanan stratejik yatırımlar uzun vadeli yeşil finansmanla şekilleniyor.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Yeşil finansmanda faiz frenine rağmen eylem zamanı

Başak Nur GÖKÇAM

Küresel ölçekte yükse­len borçlanma mali­yetlerine rağmen Tür­kiye’de yenilenebilir enerji, elektrifikasyon ve altyapı ya­tırımları hız kesmeden devam ediyor.

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Genel Mü­dürü Ozan Uyar, finansman mali­yetlerindeki ar­tışın küresel bir olgu olduğuna dikkat çekerek, “Dünyada faizler yükselirken Tür­kiye’nin borçlan­ma maliyetleri­nin de bundan etkilenmesi kaçınılmaz. Av­rupa’da yüzde 2-3 seviyele­rinde borçlanma imkânı bu­lunabiliyor. Farklı finansman modelleri ve ülkelerin ihracat destek programları gibi seçe­nekler de mevcut. Dolayısıyla daha uygun maliyetli finans­man imkânları tamamen or­tadan kalkmış değil. Ancak ge­nel küresel görünüme baktı­ğımızda, yatırımlar açısından paranın maliyetinin yükseldi­ği bir döneme giriyoruz” dedi.

GES'lerde maliyet artabilir

Enerji politikalarında arz güvenliğinin giderek daha faz­la öne çıktığını belirten Ozan Uyar, “Daha önce yatırımlarda fizibilite ve finansman mali­yeti önemli unsurlardı. Bugün ise arz güvenliği, kaynakların çeşitlendirilmesi ve ihtiyaç duyulduğunda enerjiye erişim daha öncelikli hâle geldi. Ma­liyet konusu önemini koru­makla birlikte öncelik sırala­masında farklılaşma yaşanı­yor. Korumacılık önlemleri ve ticaret savaşları da maliyetler üzerinde etkili olabilir. Ülke­ler enerji alanında daha ba­ğımsız olmak istiyor.

Ancak yenilenebilir enerji, elektrifi­kasyon ve enerji teknolojileri alanlarında yeni yatırımlar yapı­lırken teknoloji, üretim kapasi­tesi ve kritik mi­neraller gibi ko­nularda farklı bağımlılıklar or­taya çıkabiliyor. Örneğin Avru­pa’nın Çin’e ba­ğımlılığını azaltmak amacıyla Çin ekipmanlarını kullanma­ması, güneş enerjisi santral­lerinin maliyetlerini artırabi­lir. Bu durum yalnızca Avrupa için değil, diğer ülkeler için de geçerli. Dolayısıyla enerji ya­tırımlarının maliyetleri sade­ce faizlerden değil, ülkelerin politikalarından, korumacılık önlemlerinden ve ticaret sa­vaşlarından da etkilenebilir” diye konuştu.

Yenilenebilir enerjinin can­lı bir yatırım alanı olmaya de­vam ettiği­ni belirten Uyar, Tür­kiye’nin bu alanda iddi­alı hedef­leri bulunduğunu söyledi. Fi­nansman modelinin yatırım­cı, finansör ve kamu olmak üzere üç temel unsur üzerine kurulu olduğunu vurgulayan Uyar, “Kalkınma bankaları uzun vadeli kaynaklara erişe­bilmeleri bakımından avan­tajlı. Özellikle Hazine garan­tisiyle sağlanan kaynaklar, nispeten uygun maliyetli ve uzun vadeli finansman imkânı sunabiliyor. TSKB’nin enerji alanında uzun yıllara dayanan deneyimi ve uzman­lığı var. Bu yıl 2 milyar doların üzerinde yeni kredi kullandır­ma hedefimiz vardı, bu hede­fi gerçekleştireceğiz” ifadele­rinde bulundu.

Yatırım ihtiyacı 100 milyar $

Önümüzdeki 10 yılda yapay zekâ, veri merkezleri ve iklim­lendirme etkenleriyle dünyada enerji tüketiminin %40 arta­cağını vurgulayan Uyar, Türki­ye’nin iletim ve dağıtım şebe­kesine yönelik yatı­rım ihtiyacının 60 milyar dolardan başlayıp 100 mil­yar dolara kadar çıktığını belirtti.

Van’da okul öncesi eğitime destek yatırımı

TSKB, okul öncesi eğitime erişimi kolaylaştırmak ve kadın istihdamını desteklemek amacıyla yürüttüğü ‘75. Yıl Ana Sınıfı Projesi’ kapsamında dokuzuncu ana sınıfını Van Türk Eczacılar Birliği İlkokulu’nda hizmete açtı. Çocukların zihinsel ve motor becerilerini destekleyecek özel oyun alanları ve eğitici materyallerle donatılan sınıfla bölgedeki sosyal kalkınmaya katkı sağlanması hedefleniyor. Daha önce Kilis, Malatya, Elazığ ve Kars’ta ana sınıfları hayata geçirilmişti.

COP31 somut eylemlere odaklanacak

Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 Zirvesi’nden beklentilerinin yüksek olduğunu belirten Uyar, zirvenin taahhütlerden somut uygulamalara

geçiş aşaması olacağını söyledi. Elektrifikasyon oranının yüzde 35 seviyesine çıkarılmasının en iddialı hedeflerden biri olduğunu belirten

TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “Paris İklim Anlaşması hedeflerine ulaşmak için karbonsuzlaşma, enerji, tarım, binalar ve ulaştırma gibi alanlarda ciddi yatırımlar gerekiyor. Artık aksiyon zamanı. Türk bankacılık sektörünün bu yatırımları finanse edecek gücü ve kapasitesi tamdır” dedi.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL