Kronik yorgunluk yaşamı tehdit ediyor

Günümüzde kronik yorgunluk sendromu giderek yaygınlaşıyor. Uzmanlara göre, sağlık sorunlarından bağımsız olarak devam eden bu yorgunluk belirtileri, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkiliyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Birçok insan, yoğun tempolu yaşamın neden olduğu stres, iş ve sosyal sorumluluklarla başa çıkmakta güçlük çekiyor. Ancak, bazıları için yorgunluk sadece günlük koşuşturmanın bir sonucu değil, aksine sürekli bir durum haline gelmiş durumda. Günde yedi-sekiz saat uyuma alışkanlığına rağmen dinlenememek, gün içinde sürekli halsizlik ve mutsuzluk hissetmek, fiziksel aktivitelerde güçsüzlük yaşamak ve hatta geçmiş günlerde tüketilen yiyecekleri hatırlamakta zorlanmak gibi belirtiler, kronik yorgunluk sendromunun işaretleri olabilir.

Kronik yorgunluk sendromu, kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen ve altı aydan uzun bir süre devam eden bir durum olarak nitelendiriliyor. Sendrom, bireyin günlük aktivitelerini sürdürmesini zorlaştırırken, odaklanma yeteneğini de olumsuz etkileyebilir. Uzmanlar, kronik yorgunluk sendromunun birden fazla faktörden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Bunlar arasında stres, düzensiz uyku alışkanlıkları, yanlış beslenme, fiziksel aktivite eksikliği ve hatta genetik faktörler yer alabilir. Fonksiyonel Tıp çalışmaları yürüten Acıbadem Fulya Hastanesi Uzmanı Dr. Aynur Ketene kronik yorgunluk sendromunun son yıllarda görülme sıklığının hızla yaygınlaştığını belirterek “Eğer sağlık kontrollerinizi düzenli yaptırıyorsanız ve herhangi bir hastalık tespit edilmemesine rağmen geçmeyen bir yorgunluk sorunu yaşıyorsanız nedeni Kronik Yorgunluk Sendromu olabilir” diyor. Günümüzde yanlış yaşam alışkanlıklarının yanı sıra çevresel faktörlerin de bu soruna yol açtığını belirten Dr. Ketene, ancak umutsuzluğa kapılmamak gerektiğini çünkü tedavinin mümkün olduğunu söylüyor. Dr. Aynur Ketene, kronik yorgunluğa yol açan etkenleri sıraladı, kronik yorgunluk sendromundan kurtulmaya yönelik 8 etkili öneri ve uyarıda bulundu.

Akdeniz diyeti uygulayın

Kronik yorgunluk altta yatan pek çok sorunun değerlendirilmesi gereken komplike bir süreçtir. Ancak burada sindirim sisteminin dinlenmeye ihtiyacı olduğu unutulmamalıdır. Sorunun kaynağı tam olarak teşhis edilemediyse sindirim sistemine bakmak ve dolayısıyla beslenme düzenini iyileştirmek gerekir. Beslenme düzeninizi Akdeniz diyetine uygun yani taze mevsim sebze ve meyveleri, baklagiller, kaliteli proteinler (et, balık, yumurta), omega 3’den zengin fırında balık, soğuk sıkım zeytinyağı, avokado yağı ve çörekotu yağı gibi sağlıklı yağlardan zengin olacak şekilde düzenleyin.

İşlenmiş, hazır gıdalardan kaçının

Toksinlerden kendinizi korumak için işlenmiş karbonhidrat ve şeker içeren hazır, katkı maddeli, paketli gıdalardan ve bol tuz ve yağ içeren cips, kraker, bisküvi gibi atıştırmalıklardan uzak durun.

En geç saat 23:00’te uykuya dalmış olmak kaydıyla, sessiz ve karanlık ortamda en az 8 saat deliksiz uyuyun. Çünkü uyku sırasında salgılanan melatonin vücudu temizleyip, dinlenmiş uyanmamızı sağlayan güçlü bir antioksidan hormondur. Yatmadan 2 saat önce cep telefonlarını kapatmak, akşamları bir bardak melisa çayı ya da papatya çayı gibi rahatlatıcı çaylardan tüketmek de rahat bir uyku uyumanızı sağlayacaktır.

Mutlaka egzersiz yapın

Düzenli egzersiz ile sürdürülen aktif bir yaşam hem vücudumuza hem de zihnimize iyi gelir. Eğer kronik yorgunluğunuz varsa egzersiz yapma düşüncesi bile size çok zor geliyor olabilir ama aslında egzersiz bedeninizi canlandırır ve harekete geçirir. Egzersizle birlikte endorfin hormonu salgılanır ve endorfin doğal bir ağrı kesici işlevi görür. O nedenle her gün mutlaka en az 30 dakika olmak üzere yürüyüş yapın. Mümkün oldukça toprağa basarak negatif iyon alın.

Sigara ve alkolden kaçının

Alkol ve sigaradan kaçının. Kimyasal deterjanlar, florlu diş macunları ve parfüm gibi kozmetiklerden mümkün olduğunca uzaklaşın. Klorla dezenfekte edilen havuzlarda uzun süre yüzmemek de bağışıklık sisteminizi daha güçlü tutmanıza fayda sağlayacaktır.

Öğle saatlerinde güneşlenin

Kronik yorgunluğun ortaya çıkmasına; altta yatan hastalıklar neden olabileceği gibi vücudun işleyişini bozan vitamin-mineral ve mikrobesin eksiklikleri de zemin hazırlamaktadır. D vitamini sentezlemek için ultraviole B ışınlarının hakim olduğu öğle saatlerinde güneş ışınlarının dik geldiği zamanda 15-20 dakika güneşlenebilirsiniz. Bunu yaptığınızda ertesi güne kadar sabunlanmamaya özen gösterin.

Doktor kontrollerinizi aksatmayın

Dr. Aynur Ketene “Doktor kontrollerinizi aksatmayın ve herhangi bir kronik hastalığınız varsa doktor önerisi olmadan tedavinizi kesinlikle yarıda bırakmayın. İyi bir sindirim ve emilim sistemi için gerekmedikçe antibiyotik ve mide ilacı kullanmayın. Kullanılan diğer ilaçları ve yan etkilerini de gözden geçirebilirsiniz. Örneğin; antidepresan gibi bazı ilaçlar vücutta fazlaca magnezyum tüketilmesine neden olur. Bu nedenle zindelik hissi veren ve kasları güçlendiren magnezyumu yeterince aldığınızdan emin olun. Gerekli testleri yaptırdıktan sonra doktorunuzun önerisiyle vitamin ve mineral takviyesi kullanabilirsiniz” diyor.

Bağırsak sağlığınızı koruyun

‘İkinci beyin’ olarak adlandırılan bağırsaklarda gelişen sorunlar da kronik yorgunlukla ilişkili olabilir. Şişkinlik, gaz, kabızlık ve ishal yaşamayacak şekilde mide ve bağırsak sağlığına dikkat etmek gerekir. Şişkinlik, yorgunluk, karın ve baş ağrısı gibi semptomlar geçirgen bağırsağın en yaygın belirtileridir. Eğer varsa geçirgen bağırsak sendromu tedavi edilmelidir.

Kronik yorgunluğa yol açan 10 önemli etken

1. Hazır paketli, katkı maddeli gıdaların aşırı tüketilmesi

2. Manyetik alanlara ve toksinlere bolca maruz kalınması

3. Gece 23’den sonra hala uyanık olmak, yetersiz ve kalitesiz uyku

4. Stresin yönetilememesi

5. Spordan uzak, hareketsiz bir yaşam tarzı

6. Toprakta suni gübreler nedeniyle minerallerin azalması, hibrit tohumlar kullanılması

7. Gıdaların soğuk hava depolarında kimyasallar ilave edilerek uzun süre bekletilmesi

8. Tüm bunların neticesinde kişilerde sindirim ve emilim sorunları görülmesi

9. Kansızlık, tiroit hastalıkları, insülin direnci gibi metabolik bozukluklar ve vücuttan toksin atılımını zorlaştıran karaciğer yağlanması

10. Bağışıklık sisteminin düşük olması