Konkordatoda yeni kurallar: Borçlunun "kaçış rampası" kapanıyor mu?

 Alacaklıların korkulu rüyası, borçluların ise son çıkış umu­du konkordato müessesinde ba­zı düzenlemeler yapıldı.

Konkordatoda yeni kurallar: Borçlunun "kaçış rampası" kapanıyor mu?

Ekonomist – Bankacı UĞUR GÜNDÜZ

 Alacaklıların korkulu rüyası, borçluların ise son çıkış umu­du konkordato müessesinde ba­zı düzenlemeler yapıldı.

Konkordatonun temel amacı, borçlunun mali durumunu düzel­terek iflastan kurtulmasını ve ala­caklıların da belirlenen bir vade ve tenzilat ile alacaklarını tahsil et­melerini sağlamaktır. Bu süreç, fi­nansal sıkıntı yaşayan dürüst bir borçluya, alacaklılarıyla uzlaşarak ve mahkeme denetiminde bir öde­me planı oluşturma imkanı tanır.

Konkordato, borçlunun finan­sal rehabilitasyonunu amaçlayan bir hukuki kurumdur ve temelinde dürüstlük ilkesi yer alır. Ancak bu kurum, iyi niyetli borçluların yanı sıra, yasal süreci suiistimal ederek borçlarından kurtulmayı amaçla­yan kötü niyetli borçlular tarafın­dan da kullanılabilmektedir.

Mahkemeler 2025 yılında top­lam 2 bin 817 adet geçici mühlet kararı vererek 2022, 2023 ve 2024 yılı toplamını geride bırakmıştır.

Konkordato süreçlerinde suis­timallerin önüne geçmek, şeffaflı­ğı artırmak ve mahkemelerin daha sağlam mali verilerle karar verme­sini sağlamak amacıyla 13 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de çok önemli bir yönetmelik değişikliği yayımlandı.

Bu yeni düzenlemeyle birlikte, konkordato başvurularında keli­menin tam anlamıyla "mali disip­lin ve sıkı takip" dönemi başladı. Değişikliklerin getirdiği temel ye­nilikleri şu başlıklar altında özet­leyebiliriz:

1 Şirketin büyüklüğüne göre "standart" finansal raporlama

Eski sistemdeki belirsizlikleri gidermek amacıyla, başvuru ya­pacak borçluların mali tablolarını hangi standartlara göre hazırla­yacağı net bir şekilde üç katego­riye ayrıldı. Artık her şirket ken­di kafasına göre veya rastgele bir şablonla mali tablo sunamayacak. Yeni düzenlemeyle konkordato başvurularında kullanılacak fi­nansal raporlama çerçevesi yeni­den belirlendi. Buna göre bağım­sız denetime tabi şirketler, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu düzenle­melerine göre Türkiye Muhasebe Standartlarını uygulayacak.

Bağımsız denetime tabi olma­yan tüzel kişi tacirler için ise Bü­yük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı esas alınacak.

Bunların dışındaki borçlular için ise V.U.K ve ilgili mevzuatı uygulanacak.

Bu adımla, özellikle bağımsız denetim kapsamında olmayan ama ölçek olarak büyüyen firma­ların konkordato sürecini bir ka­çış planı olarak kullanmasını zor­laştırmak ve finansal raporlamayı standardize etmek amaçlanıyor.

2 Bildirim süreleri yarı yarıya indirildi (sıkı takip)

Sürecin bürokratik boşluklar­dan yararlanılarak uzatılmasını engellemek için bildirim ve takip sürelerinde ciddi bir kısıtlama­ya gidildi.

●60 günden 30 güne dü­şüş: Konkordato talebinde bulu­nan borçlu ile bağımsız denetim kuruluşu arasında imzalanan söz­leşmenin Kamu Gözetimi, Muha­sebe ve Denetim Standartları Ku­rumu’na (KGK) bildirilme süresi 60 günden 30 güne indirildi.

●Bağımsız denetim kuruluş­ları, hazırladıkları raporları im­zaladıkları tarihten itibaren en geç 30 gün içinde KGK'ya ilet­mek zorunda.

●Mahkeme yazı işleri müdür­lükleri de dava açıldıktan sonra bu mali raporları vakit kaybetmeden doğrudan kuruma (KGK) gönde­recek, böylece sistemin dijital en­tegrasyonu ve denetimi sıkılaşmış olacaktır.

3"Makul güvence" raporuna çift nüsha zorunluluğu

Konkordato başvurusunun en kritik belgelerinden biri olan ve şirketin mali durumunun to­parlanabilir olduğunu teyit eden "makul güvence veren de­netim raporu" konusunda tek­nik bir kural getirildi. Bu raporun artık mahkemeye iki nüsha ola­rak sunulması zorunlu hale gel­di. Amaç, evrak süreçlerinin hız­landırılması ve arşiv/denetim gü­venliğinin artırılması.

Ne değişiyor?

Konkordato, dürüstlük ilkesiyle birleştiğinde hem borçluyu iflas­tan kurtararak ticari hayatını sür­dürmesine olanak tanıyan hem de alacaklıların adil bir şekilde ala­caklarına kavuşmasını sağlayan hakkaniyete dayalı bir çözüm su­nar. Ancak, bu temel prensip göz ardı edildiğinde, süreç ne yazık ki bir suiistimal aracı haline gelebilir.

Yeni düzenleme, konkordato müessesesini gerçekten finansal darboğaza düşmüş ama kurtarı­labilecek "dürüst borçlular" için bir rehabilitasyon aracı olarak korumayı; sistemi kötüye kulla­narak alacaklıları mağdur etmek isteyen yapıların ise önünü daha başvuru aşamasındayken kesme­yi hedefliyor.

Artık borçlu taraf için sadece "ödeyemiyorum" demek yetmiyor; mahkemeler mali tabloları KGK standartlarında, daha kısa sürede ve çift nüsha görmek istiyor.

Finansal tabloların kalitesi ve denetim hızı artık bu sürecin ana anahtarı oldu.

Konkordatoda yeni kurallar: Borçlunun "kaçış rampası" kapanıyor mu? - Resim : 1