Milyonların gözü Kuzey İtalya’da
25. Kış Olimpiyat Oyunları bu akşam Milano’nun ünlü San Siro Stadyumu’ndaki açılış töreniyle resmen başlıyor. 19 gün boyunca dünyanın en iyi kış sporcuları kıyasıya yarışacak. Ekran başında 2 milyardan fazla kişinin izlenmesi beklenen Olimpiyat ekonomisine bir göz atalım.
1956’da Cortina d'Ampezzo ilk kez Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yaptığında bambaşka bir ortam söz konusuydu. 32 ülkeden sporcular sadece 24 farklı yarışmada mücadele etmişti. Oyunlar da yalnızca 11 gün sürmüştü ve canlı TV yayını yoktu. 70 yıl sonra Cortina yine evsahibi ama bu kez Kuzey İtalya’da 19 gün boyunca tam 93 ülkeden 2892 sporcu kozlarını paylaşacak. Ekran başında da 2 milyardan fazla kişinin izlemesi bekleniyor.
Bu kez evsahibinin ismindeki farklılığı da görmüş olmalısınız: Milano Cortina 2026 aynı zamanda yeni Olimpik modelin devamını izleyeceğimiz anlamına geliyor: Bölgesel ya da paylaşımlı evsahipliği. Adından anlaşılacağı gibi bu Olimpiyatlar’da Kuzey İtalya’da Lombardiya bölgesinin en önemli şehri Milano kadar Cortina gibi komşu bölgelerdeki kayak merkezleri de ev sahibi. Hatta Milano ile Cortina arasındaki mesafe 400 kilometre! Milano’nun en yüksek noktası deniz seviyesinden sadece 122 metre yükseklikte. Bu nedenle, buz hokeyi de dahil olmak üzere paten etkinlikleri Milano'da yapılacak. Diğer yarışların çoğu ise İtalyan Alpleri'ndeki çeşitli kasabalarda düzenlenecek.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), son dönemde bu yeni modeli seçmesinin sebebi Kış Olimpiyatları’na evsahibi bulmada çektiği zorluk oldu. Geçen 10 yılda başta Avrupa’dakiler olmak üzere birçok aday şehir bilhassa yüksek maliyetler sebebiyle evsahipliğinden vazgeçti. IOC de ev sahipliğinin bir şehirden ziyade bölgeye verilmesine olanak sağladı. İlk örneği dört yıl önce Pekin 2022’de gördük. Şimdi Milano-Cortina bunu sürdürüyor. Dört yıl sonra da Fransız Alpleri tasdikleyecek.

Asıl yatırım tesislere
Şimdi gelelim maliyetlere: S&P Global, geçen hafta yayınlanan raporunda Milano Cortina 2026’nın İtalya’ya toplam maliyetinin tahmini 5,7 milyar ila 5,9 milyar euro arasında olacağını öngörüyor. Ancak bunun 2,7 milyar euroluk kısmı bölgedeki demiryolu ve karayolunun yenilenmesi gibi altyapı yatırımlarıyla ilgili.
Nihai organizasyon bütçesinin 1,7 milyar euro olması planlanmıştı. Ama The Oxford Olympics Study gibi araştırmalar bu bütçenin 2,6 milyar dolara çıkacağını tahmin ediyor. Bunun da 1,4 milyarlık kısmı Olimpik tesislerin inşasına ve yenilenmesine ayrıldı. Mesela Cortina'daki Olimpiyat sporcu köyü 40 milyon euro, Milano'daki Olimpiyat köyü ise 140 milyon euro maliyetle inşa edildi. Yine Milano’da buz hokeyi maçları için sıfırdan yapılan ve gecikmeli tamamlanan Santa Giulia Arena’nın tahmini inşaat maliyetiyse 250 milyon euro. S&P Global’a göre önceki oyunlarla karşılaştırıldığında, Milano-Cortina, Soçi ve Pekin'deki oyunlardan daha az ancak son 20 yılda düzenlenen diğer kış oyunlarından daha fazla maliyetli olacak.
Gelir tarafındaysa IOC, yayın hakları ve uluslararası sponsorluk programlarından Milano-Cortina için 925 milyon dolar vereceğini açıklamıştı. Bu rakam, 2022 Pekin Olimpiyatları için verdiği 880 milyon dolardan fazla. Buna ilave olarak Milano ve Cortina'ya Olimpiyatlar için 2 milyondan fazla ziyaretçinin gelmesi bekleniyor. 1,2 milyon adedi satılan biletlerin gelirleri de IOC ile organizasyon komitesi arasında paylaşılacak.
Bunun yanı sıra Kış Olimpiyatları’nın orta ve uzun vadeli etkileri de var: Banca Ifis’in aralık ayında yayınladığı araştırmaya göre Milano-Cortina 2026 Olimpiyat Oyunlarının, turistlerin etkinlik sırasında ve sonrasında harcamaları ile kültürel miras yoluyla yaklaşık 5,3 milyar euro değerinde gelir yaratması bekleniyor.
Para ödülü yerine sponsorlar
Elbette takım sporları ile tenis, motor sporları, golf gibi dallardaki sporcularla kıyaslayınca kış sporlarının yıldız isimleri bir parça geri planda kalıyor. Bu durum en çok kazananlar listelerine de yansıyor. Mesela Sportico’nun en fazla kazanan 100 sporcu listesinde hiçbir kış sporcusu yok. NHL buz hokeyi liginin oyuncuları bile listede yer almıyor. Bunun en büyük sebebi buz hokeyi hariç kış sporlarının erişiminin ve para ödüllerinin düşük kalması.
Dünya Kayak Federasyonu FIS’in para ödüllerine bakınca bu durumu daha iyi görmek mümkün. Bu sezonun dünya kupası yarışlarında 12 birinciliği bulunan Sloven Domen Prevc’in şu ana kadar hak kazandığı meblağ yaklaşık 400 bin euro. Alp disiplininde erkekler genel klasman lideri İsviçreli Marco Odermatt’ın toplam ödülü 657 bin euro, kadınlar lideri Amerikalı Mikaela Shiffrin’inkiyse 490 bin euro.
Bununla beraber Forbes’un en çok kazanan kadın sporcular listesinde Çinli snowbordcu Eileen Gu ve Amerikalı kayakçı Lindsey Vonn’u görüyoruz. Bu iki büyük yıldızın listeye girmelerinin sebebiyse pistte değil, pist dışında elde ettikleri gelirler. Mesela ABD doğumlu Gu’nun yarışlardan kazandığı para ödülü sadece 100 bin dolar. Buna karşılık hem Çin hem de ABD pazarında milyonlara hitap eden bir yıldız olarak Red Bull, Porsche, IWC Schaffhausen ve TCL electronics gibi sponsorlardan yılda yaklaşık 23 milyon dolar kazanıyor. Beş yıllık emeklilikten sonra pistlere geri dönen Amerikalı efsane Vonn’un 8,2 milyon dolarlık gelirinin 8 milyonu Land Rover, Rolex’in aralarında bulunduğu onlarca sponsordan geliyor.
