Tercih döneminde puan kadar hedefler de önemli
Sonuçları açıklanan 2026-YKS katılımcısı yaklaşık 2,5 milyon aday için üniversite tercih dönemi başladı. Adayların geleceğini şekillendirecek bu dönemde farklı parametreler göz önüne alınırken; sınav sonucu edinilen puan kadar adayın ilgi alanı, yeteneği ve kariyer hedeflerinin de dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor.
Hüseyin VATANSEVER
Yükseköğrenime doğru atılan ilk adımda adaylar, yoğun bir çalışma dönemini geride bıraktı ve ardından sınav salonlarında eğitim hayatlarının yanı sıra kariyer yolculuklarının ilerleyişini belirleyecek soruları dikkat ve özenle cevapladı. Artık; Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) sonuçlarının açıklanmasıyla adayları üniversite tercih heyecanı sardı. Bir başka ifadeyle eldeki sonuçların ışığında her bir aday kendi geleceği için en doğru seçimi yapmaya çalışacak.
ÖSYM tarafından 20-21 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen 2026- YKS sonuçları açıklanmasını takip eden süreçte 2026-YKS için tercih işlemleri, 29 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek. ÖSYM’nin açıkladığı 2026- YKS sonuçlarına ilişkin sayısal verilere göre Temel Yeterlilik Testi’ne (TYT) başvuran 2 milyon 425 bin 627 adaydan 2 milyon 225 bin 76’sı sınava katılırken, 170 bin 551 aday sınava girmedi. Ayrıca, Alan Yeterlilik Testlerine (AYT) başvuran 1 milyon 627 bin 970 adaydan 154 bin 857’si, Yabancı Dil Testine (YDT) başvuran 203 bin 640 adaydan 60 bin 370’i sınava katılmadı. Katılan adaylardan, TYT oturumunda 246, AYT’de 49, YDT’de 6 olmak üzere 301 adayın sınavı geçersiz sayıldı.
Kadın adayların sınava katılım oranları daha yüksek oldu
TYT’ye başvuranlar arasında erkek adayların sınava katılım oranı yüzde 91,48’iken, kadın adaylarda bu oran yüzde 94,21 oldu. Aynı şekilde AYT’ye başvuran erkek adayların yüzde 88,09’u katılım gösterirken, kadın adaylar yüzde 92,33 oranında sınava daha yoğun katılım gösterdi. YDT’de ise erkekler adaylarda sınava katılım oranı yüzde 63,81’de kalırken, kadın adaylarda ise bu oran yüzde 74,99'u buldu. Tüm testlerde kadın adayların erkek adaylara göre sınava katılım oranlarının daha yüksek olduğu görüldü.
Yapay zekadan yardım alınabilir ama tercihleri kendiniz yapın
Tercih sürecinde adayların eğitim görecekleri üniversite ve bölümü seçerken, ilgi duydukları alanların yanı sıra kendi yeteneklerini dikkate almaları tavsiye ediliyor. Ayrıca adayların tercih edecekleri alanları iyi araştırmaları, ÖSYM’nin yayımladığı 2026-YKS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzundaki bölümlere ilişkin bilgileri dikkatlice okumaları ve profesyonel destek almaları da başlıca tavsiyeler arasında yer alıyor. Sınav sonucu elde edilen puanlar ile bölümlerin öğrenci kabul ettiği puanların yıllara göre değişkenlik gösterebiliyor olması nedenle YKS tercihinde sıralamanın dikkate alınması daha sağlıklı sonuç veriyor. Tercih listesini oluştururken genellikle güvenilir, adaya öngörü sunan en tutarlı veri, sıralamalar oluyor. Son 4 yılın yerleştirme sonuçları Yüksek Öğretim Kurumu’nun YÖK Atlas isimli veri tabanında yayınlanıyor. Hangi üniversitenin, hangi bölümünün hangi sıralamayla kontenjanlarını doldurduğu bu ekranlarda görülüyor. Adaylara puana göre liste yapılması yerine, isabetli karar vermeyi sağlayan en doğru veri olarak ‘başarı sıralaması’ndan yararlanılması öneriliyor. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü de adaylara tercihlerini yaparken rehberlik etmesi amacıyla hazırladığı YKS Tercih Süreci Öğrenci ve Veli Bilgilendirme Kılavuzu da bu süreçte yayımlandı. Tercih sürecinin yalnızca puan ve başarı sıralamasına göre şekillendirilmemesi gerektiği ifade edilen kılavuzda, öğrencilerin ilgi alanları, yetenekleri, kişisel hedefleri ve yaşam beklentileri doğrultusunda bilinçli tercihler yapmalarına katkı sunacak kapsamlı bilgiler ve öneriler yer alıyor. Adayların bilgi alabileceği bu kılavuzda ayrıca üniversite ve bölüm tercihi yapılırken yalnızca başarı sırası ve puanın değil, akademik kadro, eğitim içeriği, uluslararası olanaklar, staj imkânları, burs seçenekleri, kampüs yaşamı, mezuniyet sonrası kariyer fırsatları ile üniversitelerin genel ve özel koşullarının da birlikte değerlendirilmesi gerektiği de vurgulanıyor. Kılavuzda, tercih döneminde yapay zeka araçlarının bilgi edinme ve seçenekleri karşılaştırma amacıyla kullanılabileceği ifade ediliyor. Ancak kılavuz, adayları tercihlerini belirlerken sadece yapay zeka araçlarına bağlı kalmamaları yönünde uyarıyor.
Adaylar üniversiteden çok kim olmak istediğine odaklanmalı
Tercih edilen her okulun ya da bölümün adayın gelecek planlarıyla örtüşmesi, tercih döneminin en stratejik yönünü oluşturuyor. Yükseköğretimin bir eğitim süresinden ibaret olmadığı göz önüne alındığında adayların gelecekte çalışmayı arzuladığı alanlar, sahip olmak istediği yaşam tarzı ve topluma katkı sunacağını düşündüğü becerilerini geliştirebileceği yerler de seçimini belirliyor. Bu nedenle tercih sürecinde bir üniversitenin prestijini sorgulamak yerine, adayların kendilerine odaklanması ve eğitim hayatı sonunda kendisini geliştirerek kazanacağı donanımlara karar vermekle ilk adımı atması gerekiyor. Kendi gelişimine uygun olmayan bir bölümde okumak, kişinin kendine yabancılaşmasına ve profesyonel iş yaşamı boyunca gerekecek olan heyecanı yitirmesine neden olabilir. Tercih dönemi yalnızca bir “okul seçimi” olarak değil, kariyer olasılıklarına açılan kapıyı seçmek olarak görülmeli.
Bu yıl 16 program ilk kez öğrenci kabul edecek
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yapılan açıklamaya göre 2026-2027 eğitim-öğretim yılında 7’si lisans, 9’u ön lisans olmak üzere 16 yeni program ilk kez öğrenci kabul edecek. Geleceğin mesleklerine yönelik bölümler arasında yapay zeka mühendisliği, siber güvenlik, yapay zeka, büyük veri analistliği, dijital dönüşüm elektroniği, imalat yürütme sistemleri operatörlüğü, elektronik ve otomasyon, iklimlendirme ve soğutma teknolojisi gibi programlar öne çıkıyor. Bu yıl da tarih ve yapay zeka, felsefe ve yapay zeka, biyoteknoloji ve genetik, dijital oyun teknolojileri, mobil güvenlik teknolojileri dahil 16 yeni program daha tercih kılavuzuna eklendi. Son üç yıl içinde yapay zeka, tarımda ve sağlıkta dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda 70'e yakın yeni program açılırken, yapay zekayla ilişkili programların sayısı ise dikkati çekici şekilde 171 üniversitede 785’e ulaştı.