Bakır direniyor, kalayda satış büyüdü
Metal fiyatları yeni güne farklı yönlerde başladı. Bakır ton başına 13 bin 500 doların üzerinde tutunurken nikel sınırlı yükseldi. Alüminyum, çinko, kurşun ve kalay gerilerken demir cevheri 99 dolar sınırında kaldı.
Küresel piyasalarda sanayi metallerinin görünümü; Çin ekonomisindeki yavaşlama, Orta Doğu kaynaklı arz riskleri, ABD’nin tarife politikası ve maden şirketlerinden gelen üretim verileri arasında şekilleniyor.
London Metal Exchange’in son kapanışında altı ana metalden yalnızca nikel yükseldi. Kalay ve çinko en sert değer kaybeden metaller olurken bakır yüksek seviyelerini büyük ölçüde korudu.
Metal fiyatları hangi seviyelerde?

London Metal Exchange’de üç ay vadeli bakırın ton fiyatı yüzde 0,45 düşüşle 13 bin 581,50 dolara geriledi.
Alüminyum yüzde 0,85 kayıpla 3 bin 150 dolardan, çinko yüzde 1,46 düşüşle 3 bin 546 dolardan ve kurşun yüzde 0,75 azalışla 1.852 dolardan kapandı.
Kalay yüzde 1,92 düşerek 52 bin 780 dolara indi. Nikel ise genel satış eğiliminin aksine yüzde 0,23 yükseldi ve 16 bin 803 dolara çıktı.
Demir cevherinin ton fiyatı ise 98,88 dolar seviyesinde kaldı. Böylece cevher fiyatı 100 dolar eşiğinin hemen altında hareketini sürdürdü.
Bakır 13 bin 500 doların üzerinde

Metal fiyatları içinde en fazla izlenen gösterge olmaya devam eden bakır, günlük kayba rağmen 13 bin 500 doların üzerinde kaldı.
Bakır fiyatı yıl boyunca ABD’nin ithalat tarifelerine ilişkin beklentiler, düşük borsa stokları ve enerji dönüşümünden kaynaklanan uzun vadeli talep tahminleriyle desteklendi.
Buna karşılık Çin ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 4,3’e kadar yavaşlaması ve iç talepteki zayıflığın sürmesi, kısa vadeli talep görünümünü baskılıyor.
Bakırın inşaat, elektrik altyapısı, otomotiv, yenilenebilir enerji ve veri merkezlerinde yoğun kullanılması nedeniyle fiyat hareketi küresel ekonomik büyümenin öncü göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.
ABD’de işlem gören bakır vadeli kontratları günün ilerleyen bölümünde sınırlı yükseliş gösterse de Londra ile ABD piyasası arasındaki fiyat farkı devam ediyor.
Alüminyumda Hürmüz hesabı bitmedi

Alüminyumun ton fiyatı 3 bin 150 dolara gerilmesine rağmen son yılların yüksek bölgelerinden uzaklaşmış değil.
Metal fiyatları üzerinde Orta Doğu’daki savaşın en belirgin etkilerinden biri alüminyumda görülüyor. Körfez ülkeleri küresel alüminyum üretimi ve ihracatında önemli bir konuma sahip.
Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin yavaşlaması, ham madde ve nihai ürün sevkiyatına ilişkin risk primini canlı tutuyor. London Metal Exchange depolarındaki düşük stoklar da arz endişelerini destekliyor.
Emirates Global Aluminium’ın Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Al Taweelah alümina rafinerisini yeniden çalıştırmaya başlaması ise fiyatların daha hızlı yükselmesini sınırladı.
Rafinerinin üretimini kademeli olarak artırması bekleniyor. Ancak Hürmüz üzerinden yapılan sevkiyatların güvenliği, alüminyum piyasasının ana risklerinden biri olmayı sürdürüyor.
Nikel satış dalgasından ayrıştı

Nikel yüzde 0,23 yükselerek metal piyasasındaki genel düşüşten ayrıştı. Buna rağmen 16 bin 803 dolarlık fiyat, yıl içinde görülen 19 bin doların üzerindeki seviyelerin oldukça altında bulunuyor.
Endonezya dünyanın en büyük nikel üreticisi konumunda. Ülkede son yıllarda hızla artan üretim, paslanmaz çelik ve batarya sektörlerinden gelen talebi aşarak piyasada arz fazlası oluşturdu.
Üretim kesintileri veya maden izinlerindeki sınırlamalar kısa süreli yükselişler yaratabiliyor. Ancak Endonezya kaynaklı yüksek üretim, metal fiyatları içinde nikelin kalıcı bir ralli oluşturmasını zorlaştırıyor.
İran savaşı nedeniyle kükürt ve sülfürik asit tedarikinde yaşanan sorunlar da Endonezya’daki bazı nikel işleme tesislerinin maliyetlerini artırıyor.
Bu nedenle nikelde fiyatı aşağı çeken arz fazlası ile üretim maliyetini yukarı taşıyan ham madde sıkıntısı aynı anda izleniyor.
Kalay ve çinkoda satış hızlandı

Günün en sert düşüşü yüzde 1,92 ile kalayda görüldü. Kalayın ton fiyatı 52 bin 780 dolara gerilse de tarihsel olarak yüksek seviyelerde bulunuyor.
Kalay piyasasının diğer metallere göre daha küçük olması, fon giriş ve çıkışlarının fiyat üzerinde daha güçlü hareketler yaratmasına neden oluyor.
Elektronik lehim, yarı iletken ve enerji teknolojilerinde kullanılan kalay, yılın başında 59 bin doların üzerine çıkarak rekor kırmıştı.
Çinko ise yüzde 1,46 kayıpla 3 bin 546 dolara indi. Galvanizli çelik üretiminde kullanılan metal, Çin’deki inşaat ve altyapı talebine karşı oldukça hassas.
Çin gayrimenkul sektöründeki zayıflık, metal fiyatları arasında çinkonun talep görünümünü sınırlayan ana faktörlerden biri olmaya devam ediyor.
Demir cevheri 100 doların altında kaldı

Demir cevheri vadeli işlemleri 98,88 dolarla 100 dolar eşiğinin altında kaldı.
Dünyadaki deniz yoluyla taşınan demir cevherinin yaklaşık dörtte üçü Çin’deki çelik fabrikaları tarafından satın alınıyor. Bu nedenle Çin’deki inşaat, konut ve altyapı görünümü fiyatın ana belirleyicisi konumunda.
Rio Tinto’nun ikinci çeyrekte Pilbara bölgesinden yaptığı demir cevheri satışları yıllık yüzde 7 artarak 85,3 milyon tona ulaştı. Satışların piyasa tahminlerini aşması, kısa vadeli arz görünümünü güçlendirdi.
Şirketin ortalama gerçekleştirdiği demir cevheri satış fiyatı ton başına 85,2 dolara yükseldi. Ancak yüksek sevkiyat ve Çin’deki zayıf gayrimenkul talebi, metal fiyatları açısından demir cevherinin 100 doların üzerine yerleşmesini zorlaştırıyor.
Metal fiyatları için sırada ne var?

Piyasalar önümüzdeki dönemde Çin’in sanayi üretimi ve inşaat talebine ilişkin verileri, ABD’nin bakıra uygulayabileceği yeni tarifeleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatları izleyecek.
Çin’de iç talebi destekleyecek yeni teşvikler bakır, demir cevheri ve çinko fiyatlarını yukarı taşıyabilir. Gayrimenkul yatırımlarındaki gerilemenin devam etmesi ise yükselişleri sınırlayabilir.
Alüminyumda Körfez üretiminin normalleşme hızı, nikelde Endonezya’nın üretim politikası ve kalayda düşük piyasa likiditesi belirleyici olacak.
Metal fiyatları şu aşamada tek yönlü bir emtia rallisinden çok, her metalin kendi arz ve talep koşullarına göre ayrıştığı bir piyasaya işaret ediyor.