24 °C

‘Bodrum modeli’ 20 milyar dolar getirir

TYD Başkanı Oya Narin, turizmde büyük bir dönüşüm hamlesi üzerinde çalışıyor. Narin yazlık evlerin 10 ay bomboş durduğu muhteşem yurt köşeleri için oteller, yaşam, lüks restoranlar ve AVM’lerin yanyana olduğu “Bodrum” modeli bir dönüşüm sürecini dizayn ediyor.

‘Bodrum modeli’ 20 milyar dolar getirir

“Türkiye’nin cari açığını yatırım yapmadan en hızlı kapatacak sektör turizmdir.” Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Oya Narin, bu sözlerle ekonomide çıkış yolunu kendi sektöründe gördüğünü vurguluyor. Çünkü turist başına gelirde her 100 dolarlık artış, gelire 4 milyar dolar katıyor. Sektörün dönüşümüne uzun zamandır kafa yoran Narin, “Turizm gelirini artırmak için tek yapılacak yatırım pazarlama, tanıtım ve tarifeli seferlerin artırılması, tur operatörlerinin desteklenmesi, sezonun yan sezonlara doğru yayılmasıdır” diyor. Narin’e göre böyle bir çıkışı fişeklemek için ilk etapta 300 milyon dolarlık yatırım yeterli olur. Bunu yaparsak 5 yıl içinde 60 milyon turist sayısına ulaşılacağını belirtiyor. “Bizim ekonomimizin yıllık 40 milyar dolara daha ihtiyacı var: Biz turizmciler olarak bunun en az yarısını karşılamaya hazırız” diyor. TYD Başkanı ile yaşam, AVM, butik ve resort otellerin birarada olduğu “Bodrum modeliyle” dönüşüm planını konuştuk.

- Turizmde dönüşüm diyorsunuz, önünüzde bu yolda hangi hedefler var?

Turizmde fiziksel dönüşüm ve yönetim dönüşümü önümüzdeki en önemli iki adım. Turizmciler olarak ihracatçıların yararlandığı haklardan yararlanamıyoruz. Cari açığı azaltmanın en önemli adayıyız. Girdi maliyetlerini aşağı çekebilmek için bazı kalemlerin gümrüksüz ithal edilmesi ya da KDV ve ÖTV muafiyetli satın alınması hakkını elde etmek istiyoruz. Makine alımlarında KDV muafiyeti talep ediyoruz. Yerli makineyi kastediyorum elbette; ekonomiye de bunun katkısı olacak. Kimsenin aklına gelmiyor ama her şeyimiz makine; otellerde asansör, klima, mutfak, kazan var... Turizmde fiziksel dönüşümü ise Turizm Bakanlığı ve Çevre Şehircilik Bakanlığı ile birlikte planlamaya çalışıyoruz. Kıyı şeridinde olan envanterimizin daha çağdaş ve daha katma değer yaratacak şekle dönüştürülmesini hedefl iyoruz.

- Bunu biraz açabilir misiniz?

Gümüldür bölgesini ele alalım örneğin. Bir otel envanteri, ikinci konut envanteri ve yaşam envanteri çıkarılacak... Sonra atıl olan ikinci konutların dönüşümüne izin verilmeli. Yine konut olarak ama bugünkü normlara göre dönüşecek. Çoğu eski imar affı olduğu için dönüşüm hakkı yok. Bunlar için özel bir kanun çıkması gerek.

- Burada sizin öneriniz ne?

Bu atıl kalan konut bölgelerindeki dönüşümde bizim önerimiz yüzde 10-15 oranında bir butik otel kurulması... Bir sosyal alan yaratacak, içindeki lokantası oradaki konutlara hizmet verebilecek. Konutlara, alt kiralama isteyenlere bir değer katabilecek. Bir ay gittiğiniz bir yazlığınızı kooperatif gibi diğer aylarda kiralayabilmeniz için o konutun bakımına, o bölgede ek hizmetler alabilecek olmaya ihtiyaç var. Şu an böyle değil. Bu kasabalar, bu yerler, bu evler yılın 10 ayı bomboş. Geçen Davutlar’a gittim üzüldüm. Muhteşem yerler ama her yer ev; bir sinema yok, bir AVM yok, hayat yok... Varış noktalarında birer pilot nokta seçelim, burada çalışmaya başlayalım diyoruz. Bakanlığa önerimiz bu.

- Sadece kıyı bölgeleri için mi?

Hayır, kültürlerin de ayakta tutulması önemli. Pilot bölgelerden biride Kars olacak örneğin.

- Yani hayalet şehirleri ortadan kaldıracak bir proje bu...

Evet, ama sadece yazlıklar değil, İskenderun Hatay’a kadar gidecek bir proje. Elbette 1 günde yapılabilecek bir şey değil ama mevzuatla önü açılırsa, kentlerin dönüşümünde yapılan hatalar burada yapılmazsa, konsensusun olacağı bir yapı oluşursa bunun sektörün önünü açacağı kesin. Yurtdışından yabancı yatırımcıyı da çekeceğini düşünüyoruz. Gelip bu dönüşen evleri alabilecek, kendi ülkesinden daha iyi şartlarda yaşayabilecek. Atıl kapasiteyi hayata geçirip turizmi 365 güne yayacak bir proje.

- Bu evlerin turizme katılması turizmci için sorun olmaz mı?

Hayır, bakın Bodrum’un en büyük süksesi konut olmasındadır. Orada bir doğal hayat, bir sosyal hayat var. O hayata gidiyor insanlar. İnsanlar Bodrum’da bir otele gidiyor. Neden? Arada dışarı çıkıyor, lokantaya, bara, müzeye gidiyor. Bunun istihdama da katkısı oluyor.

- Türkiye için doğru model turizmde Bodrum mu o zaman?

Doğru model Bodrum. Ağır yapılaşmayı kastetmiyorum elbette. Ama yazlık konutların bomboş atıl durduğu bölgelerdeki dönüşümde bu “yaşayan şehir” modelinin esas alınmasını öneriyoruz. AVM’si de var, lüks mağazalar, restoranlar da.

- Hayatı nasıl taşıyacaksınız peki bu atıl destinasyonlara?

Antalya’nın turizm bölgesinde yaşayan insan yok, otellere çalışanları Antalya’dan 1 saatte taşıyoruz her gün. Çünkü imar planları bitmemiş. Golf, at alanları bitmemiş. Sağlık turizmi de geleceği için diyoruz ki üniversitelerin yeni fakültelerini oralarda açın. Örneğin Kemer’de... Gençler gelip canlandırsınlar.

2019'un dönüşümünü kaçırmamız gerek

- Dönüşüme dair iddialı hedefleriniz var ama seçim gündeminde bunlar yapılabilecek mi?

Bazı tedbirleri 2019 için hızla almamız lazım. Bunun için uğraşıyoruz. 2019’un dönüşümünü kaçırmamamız lazım. İkincisi, sektörün önünü açacak bir yapı için çalışıyoruz. Bunun çok güzel bir örneğine İspanya imza atmış; ekonomi bakanlığı koordinasyonu içinde turizm STK’ları, kamu kurumu birlikteliği kurulmuş. Varış noktaları yönetimi, pazarlaması, kıyı şeridinin satış tekniklerine kadar her şey belirlenmiş, görevlisi, kamu kurumu, STK’sı belli... Bu yapı ile İspanya lider bir şekilde ilerliyor. Bunu yapabilirsek, sistemi kurumsallaştırıp yeniden yapılandırır, özel bir kanunun çıkması ile önümüz açılır. Burada en kritik şey fi yatların ibresinin yukarıya çıkması... Güneyde fi yatların 2014’ü görmesi için belki 2020’yi beklememiz gerekecek. Trendler de değişiyor. Bu trendlere uygun bir dönüşümü yapmamız şart.

Sezon neden kısaldı?

“Sezon giderek daralıyor. Bunu anlamakta ben de zorlanıyorum. Sezon Nisan’da başlarken bu yıl Mayıs ortasında hala sezon tam olarak başlamadı. Tam randımana giremedik. Eskiden sezonu 24 hafta olarak hesap ederdik, bu yıl Ekim ortasında kapanırsa çok daha kısa bir sezon geçirmiş olacağız. Bu iyi değil... Turizmde iyi gidişin sedası var ama kendisi daha gelmedi. Alt segmentler dolmaya başladı ama orta ve üst segmentlerde daha yavaş bir gidiş var.”

Turizmde 365 günü kullanacak 3 önemli adım

1. Arazi tahsislerinin 49 yıla uzatılmasını talep ettik. Yeni yatırımları hızlandıracak bu talebimizi hükümetimiz kabul etti, yasası çıktı.

2. Bireysel ittifak hakkını talep ettik; sürdürülebilir turizm için uluslararası standartlarda konut arzını da sağlamak gerekiyor. Burada kast ettiğimiz Miami, Dubai gibi merkezlerde gördüğümüz uzun süreli kiralama, alt kiracıların olduğu bir rezidans yapısı. Bu düzenleme de süratle çıktı. Vatandaş olabilmek için alınması gereken konut bedeli 1 milyon dolardan 300 bin dolara indi. Bu da bireysel ittifak hakkı düzenlemesinin etkisini artıracak.

3. Sağlık turizminin önünü açacak karar da çıktı... Daha önce turizm sektöründe SPA’nın ötesine geçemiyorduk, sağlıkta sınırlarımız çok dardı. Ancak uluslararası pazarda sağlık turizmi ve destekli yaşam çok önemli. Avrupa’da yaş ortalaması artıyor, 65 ile üstü yaştakilere uygun yaşam yerleri yaratılması gerekli. Bir otelde kalır gibi gibi, ancak örneğin fizyoterapi hizmeti alabiliyor. Şimdi yeni düzenlemeyle kış aylarında atıl kalan, çalışmayan otellerimiz bu üniteleri içine dahil etme imkanı bulacak. Bu, turizmde 365 günü değerlendirme yolunda çok önemli bir adım. Yeni yatırımları süratle göreceğiz. Bu uluslararası sağlık sigorta fonlarının Türkiye’ye çekilmesini sağlayacaktır. Avrupa’da bir yaşının yaşam maliyeti ile Türkiye’de bu maliyet arasında üçte bire yakın bir fark var. Biz üçte 2 daha ucuzuz. KGF konusunda, turizm kredilerinin yeniden yapılandırılması konusunda görüşmelerimiz oldu. Orada da ince ayarlar yapıldı.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.