Boğaziçi Ventures CEO’su Özistek: Yapay zekâyı sormayan CEO, sene sonunu göremez

Yapay zekâ teknolojilerinin girişim ekosistemine yön verdiğini söyleyen Boğaziçi Ventures CEO’su Barış Özistek, “Yönetim toplantısında ‘sen yapay zekâyla ilgili bu hafta neler yaptın’ demeyen bir şirket CEO'su sene sonunu görmez” dedi. Beyin göçünü ‘diasporada güçlenmek’ olarak ele alan Özistek, yapancı çalıştırma mevzuatının değişmesi gerektiğini kaydetti.

Boğaziçi Ventures CEO’su Özistek: Yapay zekâyı sormayan CEO, sene sonunu göremez

Sevilay ÇOBAN
sevilay.coban@dunya.com

Türkiye’deki girişimci­lik ekosistemi, beyin göçü, potansiyelin en büyük olduğu alanlar, gelişi­mi destekleyecek adımlar ve yapısal sorunların çözümüne dair her şey… Boğaziçi Ventu­res kurucu ortağı ve CEO’su Barış Özistek, DÜNYA gazete­sine verdiği röportajda bütün bu konuları üzerinden geç­ti. Aslında makina mühendisi olan Özistek, kurumsal tarafta internet ve oyun şirketlerin­de CEO’luğa kadar yükseldi. Özistek, girişim dünyasında değerlendirmeye karar verdi ve Boğaziçi Ventures’ın hikâ­yesi 2015’te başladı.

Havuzun üstündeki musluğu açmayı unuttuk

Girişim ekosistemi büyük ölçüde İstanbul ve Ankara'da yoğunlaştığına dikkat çeken Özistek, “Eskişe­hir, Adana, Antep gibi Anadolu şe­hirlerindeki gi­rişimciliği teşvik etmek için hız­landırma mer­kezlerine fon des­teği sağlayacak devlet politikala­rının devreye gir­mesi gerekiyor” dedi. Özistek, be­yin göçü ve yetenek çekme konusuna değinerek, şunları söyledi: “Türklerin ne kadar göç ettiğine takılmayıp, yurt dışından da göç alır hale gel­sek hiç problemimiz olmuyor. Şu an biz tek taraflı çalışıyo­ruz. Havuz problemi gibi dü­şünün, havuzun altında bir musluk var. Bunun olması sağ­lıklı. Çünkü bir Türk diaspo­rası oluşturuyor. Biz havuzun üstündeki musluğu unuttuk. O yüzden ısrarla diyorum ki havuzun üstündeki musluğu da açarsak sorun olmayacak. Bir yandan bizim yetenekli Türkler dünya yayılsın, çün­kü bu diaspora gücü çok değer­li. Ama bir yandan Koreli bir Fransız da de gelsin bizim bu­radaki bir girişimizde çalışsın, bir Alman şirketinde 20-30 ki­şilik bir ofis kursunlar. Bu ko­nuyu daha hızlı dengelersek sıkıntı olmayacak. Bizde şu an denge problemi var.”

Yabancı çalıştırma mevzuatı değişmeli

Yabancı çalıştırma bürok­rasine değinen Özistek, mev­cut iş gücü yasalarının nite­likli yabancı teknoloji pro­fesyonellerinin Türkiye'de çalışmasını zorlaştırdığı­nı, uluslararası iş birliğini ve ekosistemin büyümesini en­gellediğini kaydetti. Özistek, “Bakın bugün gidelim İngilte­re'de basit bir etkinlik yapa­lım. Orada Korelisi, Japonu, Fransızı, Almanı, Türkü bulu­şuyor, iş konuşuyor, sosyalle­şiyor, networking yapıyor, kül­türlerini paylaşıyor. Bizim İs­tanbul'da da bunu yapabiliyor olmamız lazım. İstanbul, bu­nun için uygun ayrıca insanla­rın da yaşamak istediği bir yer ama biz çekemiyoruz. Oysa yabancı şirketler gelip burada bir Ar-Ge merkezi kurabilme­li. Bu durum Çalışma Bakanlı­ğı'nın basit bir tavır değişikli­ğiyle aşılabilir diye düşünüyo­rum” diye konuştu.

Özistek, yapay zekâ konu­sunda Türkiye’nin kulvarına değinerek şunları anlattı: “Bi­rinci sırada yer alan Open AI gibi temel yapay zekâ tekno­lojilerinde dünyanın pek çok ülkesi gibi biz de yer almıyo­ruz. Bu bizim finansal ve in­san kaynağımızı da aşıyor. Bu yarışa girmeye çalışmak şo­vun ötesine gitmez. Boşu bo­şuna kaynak tüketiriz. İkinci kısım, altyapı. Altyapı dediği­miz zaman mikro işlemciler, data centerler gibi şeylerden bahse­diyoruz. Altyapıda da bir yarışa girme­mize gerek yok ama altyapı yatırımları­nı yapmak zorun­dayız. Üçüncü kı­sım, uygulama se­viyesindeki yapay zekâ. Applied AI di­ye geçiyor. Bunu as­lında yapay zekânın her işe, her işletmeye uygulan­ması gibi düşünüyoruz. Bu­nun içinde robot üretim, oto­nom araçlar ya da bir grafik, görsel, video işlerinin yapay zekâlı üretilmesi de var, mobil uygulama da var. Biz en büyük enerjimizi bu alanda kullan­malıyız.”

Yılsonu hedefi yüzde 100 büyümek

Türkiye’nin oyun motoru üretmese de iş inovasyonu, ticarileşme ve maliyet etkin kullanıcı edinimi konuların­da dünyadaki en iyi 5 oyun ge­liştirme ekosisteminden bi­ri haline geldiğine işaret eden Özistek, “Şu an Türkiye'den çıkmış çok iyi şirketler var ve çok hızla büyüyorlar, hızla öl­çekleniyorlar. Önümüzdeki 10 senede Türkiye'den 10 tane daha Unicorn çıkarsa hiç şa­şırmam. Bu başarıyı, Türkle­rin ticaret genleri, çalışkanlık ve küçük, yetenekli ekiplerle çalışma becerilerine bağlıyo­rum” dedi. Özistek, Boğaziçi Ventures'ın hedefleri hakkın­da şunları söyledi: “Yılsonu­na kadar yönettiğimiz varlık büyüklüğünü %100 artırarak 500 milyon dolara çıkarma­yı ve en az 8-10 yeni yatırım yapmayı hedefliyoruz. Yapay zekânın tetiklediği dönüşüm çağında hızlı büyümek kaçı­nılmaz.”

Odak, ‘çok çalışmak’ değil ‘çok öğrenmek’ olmalı

Girişimciliğin ekonomik kalkınmadaki rolünden söz eden Barış Özistek, girişimciliğin, geleneksel işlere göre katlayarak büyüme potansiyeli nedeniyle ekonomik büyüme için vazgeçilmez bir çarpan olduğuna vurgu yaptı. Özistek, “Girişimcilerin her gün yeni teknolojileri öğrenmesi, anlaması ve işlerine entegre etmesi gerekiyor. Odak noktası ‘çok çalışmak’tan ziyade ‘çok öğrenmek’ olmalı. Yola sadece bir fikirle çıkmak yerine, pazar araştırması yapmak, rakipleri incelemek, rekabet avantajlarını belirlemek ve dünya çapında satış potansiyelini değerlendirmek büyük önem taşıyor. Yatırımcılara verilen bilgilerin doğruluğu ve şeffaflığı kritik. Girişimciler, yurt dışına açılırken hedef pazar seçimini ürün/hizmetlerine, kültürel yakınlıklarına, dil yetkinliklerine ve erişim kolaylıklarına göre yapmalı. İlk hedef her zaman ABD olmamalı. Yunanistan, Almanya, İngiltere veya belirli sektörler için Asya gibi daha yakın ve anlaşılır pazarlardan başlamak, hızlı ve sürdürülebilir büyüme sağlayabilir” ifadelerini kullandı.

İstatistikler AI’ın önemini ortaya koyuyor

Hostinger’in yaptığı bir araştırmaya göre 2025 itibarıyla dünya genelindeki şirketlerin %78'i yapay zekâ teknolojilerini benimsemiş durumda. Bu bir önceki yıla göre %55 artış anlamına geliyor. Şirketlerin yapay zekâyı en sık kullandığı alanlar ise bilgi teknolojisi (BT), pazarlama ve satış ile hizmet operasyonları. Küresel yapay zekâ pazarı büyüklüğü 2026 itibarıyla 900 milyar doları aştı. Türkiye de tahmini 1,5 milyar dolara ulaşan AI yatırımlarıyla yıllık %25'in üzerinde büyüme gösteriyor. Genel amaçlı AI araçlarının ötesinde, sektöre özel çözümler 2026'da ana akım haline geldi. Her sektör kendi AI çözüm ekosistemini geliştirirken sağlıkta tanı destek sistemleri, finansta risk analizi modelleri, perakendede talep tahmini, turizmde çok dilli AI asistanlar ve hukukta sözleşme analizi araçları ortaya konuyor. Türkiye'de özellikle fintech, sağlık teknolojisi ve e-ticaret alanlarında sektöre özel AI çözümleri hızla yaygınlaşıyor. McKinsey'e göre, 2026 sonuna kadar AI çözümlerini benimsemeyen işletmelerin %40'ı pazar payı kaybetme riskiyle karşı karşıya. Dijital görünürlük eksikliği bu riskin en büyük bileşeni.

“Sörf yapamayan boğulur gider”

“Bugün herkes ‘yapay zekâ dönüşümünü nasıl yakalayacağım’, yani ‘bu dalganın üstünde nasıl sörf yapacağım’ derdinde” diyen Barış Özistek, “Şu bir gerçek, çok güçlü bir dalga var. Şirketlerin eğer sörf yapamazlarsa boğulup gideceklerini düşünüyorum. Bu çılgın büyük bir pazar oluşturuyor. Dolayısıyla normalin dışında bir kaynak akışı var. Sadece yatırım demiyorum, iş akışı var. Bugün normalde kapıyı çalıp da randevu alamayacak bir startup, ‘ben yapay zekâda insan kaynaklarını otonom hale getiriyorum’ dediğinde bütün dev şirketleri ve HR direktörleri hemen randevu veriyor. Çünkü ona da patronu ‘ne yapıyorsun sen yapay zekâ ile ilgili?’ diye soruyor. Her hafta yönetim toplantısında, ‘sen yapay zekâyla ilgili bu hafta neler yaptın’ demeyen bir şirket CEO'su sene sonunda görmez. Bu bir kurumsal dalga. O dönüyor üst düzey yöneticilerine soruyor, üst düzey yöneticilerin ekiplerine soruyor” dedi.

Kaynak: Anadolu Ajansı - AA