Enerji krizi tarımı vuruyor: Maliyetler zincirleme artıyor
Orta Doğu’da tırmanan gerilim, enerji fiyatları üzerinden tarım ve gıda sektörünü doğrudan etkiliyor. Ticaret borsası yetkilileri, artan maliyetler, tedarik riskleri ve ihracattaki kırılganlığa karşı üretim ve arz güvenliği için koordineli adımların şart olduğuna dikkat çekiyor.
BURSA/GAZİANTEP-DÜNYA
Orta Doğu’da son haftalarda tırmanan savaşın küresel piyasalarda yarattığı sarsıntı, Türkiye gibi enerji ve tarımsal girdilerde dışa bağımlı ekonomiler açısından riskleri artırıyor. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesi ve Hürmüz Boğazı’nda artan jeopolitik gerilim, tarım ve gıda sektöründe maliyet baskısını derinleştirirken, üretimden ihracata kadar uzanan zincirde kırılganlığı artırıyor.
Özer Matlı: Enerjideki her dalgalanma tarıma yansıyor
Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Orta Doğu’daki savaş ortamının etkilerinin artık sadece enerji ile sınırlı kalmadığını belirterek, “Orta Doğu’daki savaş ortamı, petrol ve doğalgaz fiyatları üzerinden sanayiye; gübre, yem, lojistik ve navlun maliyetleri üzerinden de tarım ve gıda sektörüne yansıyor. Türkiye, ithalat ağırlıklı girdi yapısı nedeniyle bu tür jeopolitik kırılmalara karşı daha hassas bir konumda” dedi.
Enerjide yaşanan dalgalanmanın doğrudan üretim maliyetlerine yansıdığına dikkat çeken Matlı, “Bugün enerjide yaşanan her dalgalanma, yarın tarlada maliyet, hasatta verim kaybı ve tezgâhta fiyat artışı olarak karşımıza çıkabiliyor” ifadelerini kullandı.
Enerji fiyatlarındaki artış zinciri etkiliyor
Gaziantep Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, ABD–İsrail–İran hattında yaşanan gelişmelerin özellikle enerji piyasaları üzerinden küresel ekonomiyi etkilediğini belirterek, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin belirleyici rol oynadığını söyledi.
Petrol fiyatlarının kısa sürede 70 dolar seviyelerinden 100 doların üzerine çıktığını hatırlatan Tiryakioğlu, “Enerjiye bağlı maliyet unsurlarındaki bu yükseliş, başta tarımsal üretim olmak üzere lojistik, tedarik ve genel üretim maliyetleri üzerinde doğrudan etkili oluyor” dedi.
Tarımsal üretimin çok sayıda değişkenin birlikte yönetilmesini gerektirdiğini vurgulayan Tiryakioğlu, küresel gelişmelerin üretimden tüketime kadar uzanan zincirde yeni dengeler oluşturduğunu ifade etti.
Gübre ve akaryakıt maliyetleri yükseliyor
Hürmüz Boğazı’nda artan risklerin yalnızca petrol sevkiyatını değil, gübre tedarikini de etkilediğini belirten Özer Matlı, “Bölgedeki gelişmeler, üre ve amonyak gibi kritik hammaddelere erişimde zorluklar yaşanmasına neden oluyor. Bu durum gübre fiyatlarında yüzde 20-25 artışı beraberinde getirirken, akaryakıt fiyatlarının 70 lira seviyelerinde seyretmesi üreticilerimizin maliyetlerini artırıyor” diye konuştu.
Üretimin sürdürülebilirliği için destek şart
Gaziantep Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı da enerji maliyetlerindeki artışın tarım sektörünü doğrudan etkilediğini belirterek, “Enerji maliyetlerindeki gelişmeler, tarımsal üretimden lojistiğe kadar tüm süreci doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle üretimin sürdürülebilirliği açısından tarım sektörünün desteklenmesi büyük önem taşımaktadır” dedi.
Artan maliyetlerin tarladan sofraya uzanan zincirde etkiler oluşturduğunu dile getiren Akıncı, bu etkinin azaltılması için üreticiye yönelik desteklerin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Yeni dönemde risk yönetimi öne çıkıyor
Sektör temsilcileri, mevcut sürecin geçici bir dalgalanmanın ötesine geçtiğine işaret ederek, önümüzdeki dönemde girdi tedarik güvenliği, maliyet yönetimi ve pazar çeşitlendirmesinin kritik başlıklar olacağını vurguluyor.
Özer Matlı, “Artık ‘bekle-gör’ yaklaşımının değil, ‘erken önlem al, kaynağı çeşitlendir, riski dağıt’ anlayışının zorunlu hale geldiği bir dönemdeyiz” derken, Ahmet Tiryakioğlu ise sürecin sağduyu ve güçlü koordinasyonla yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
Artan maliyet baskısı ve küresel belirsizlikler karşısında üretimin sürdürülebilirliğinin korunması için kamu ve özel sektörün eşgüdüm içinde hareket etmesi gerektiği vurgulanıyor.