Piyasalar çelişkili mesajları fiyatlıyor, yön arayışı sürüyor
Trump’ın ‘verimli görüşmeler’ mesajına İran’dan gelen sert yalanlama, piyasalarda bilgi kirliliğini artırdı. Çelişkili açıklamalarla yön bulmak zorlaşırken, petrol yataya döndü, altında yükseliş sınırlı kaldı; yatırımcılar ise temkinli duruşunu koruyarak ‘bekle-gör’ moduna geçti. Petrol dün gün boyu 100 doların altında seyretti.
Trump’ın ‘verimli görüşmeler’ mesajına İran’dan gelen sert yalanlama, piyasalarda bilgi kirliliğini artırdı. Çelişkili açıklamalarla yön bulmak zorlaşırken, petrol yataya döndü, altında yükseliş sınırlı kaldı; yatırımcılar ise temkinli duruşunu koruyarak ‘bekle-gör’ moduna geçti. Petrol dün gün boyu 100 doların altında seyretti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran açıklamaları önceki gün piyasalar üzerindeki etkisini arttırırken, dün sıcak savaşın sürmesine rağmen sakin bir hava gerçekleşti. Trump, İran’la ‘düşmanlıkların tam ve kesin olarak sona erdirilmesi’ konusunda ‘çok iyi ve verimli’ görüşmeler yapıldığını duyurdu. Fakat İran, “Böyle bir niyetimiz yok. ABD kendi kendine müzakere ediyor” açıklamasını yaptı.
Bu haber akışı karşısında piyasalar temkinli bir kademeye geçti. Bu bilgi kirliliği karşısında denge arayışı devam ederken, yön bulmak gittikçe zorlaşıyor. Son günlerde gelen çelişkili haber akışı, yatırımcıların temkinli pozisyon almasına neden olurken, ilk etapta görülen sert fiyatlamaların yerini daha sınırlı hareketler aldı. Piyasalar, jeopolitik riskleri tamamen göz ardı etmese de, haber akışını büyük ölçüde fiyatlamış görünüyor. Petrol dün gün boyu 100 doların altında seyretti. Ham petrol 90 doların altında. Ons altın 4 bin 500 dolar seyrini devam ettirdi. Gümüş 75 dolara yaklaştı. BİST 100 endeksi 13 bin puanda tutunmaya çalışırken, TL karşısında dolar ve euronun yatay seyri sürüyor.
Petrol fiyatları yataya döndü
Orta Doğu’daki gerilim 27’nci gününde devam etti. Karşılıklı açıklamalar petrol üzerinde belirsizliğe neden oldu. Savaşın ilk günlerinde olduğu gibi Hürmüz Boğazı’nın büyük ölçüde hala kapalı olmasına rağmen hareketler sert değil. İran’ın Hürmüz’ü bazı gemi geçişlerine açması, ‘düşman olmayan ülkelere’ yeşil ışık yakması petroldeki fiyat artışını sınırladı. Arz tarafına yönelik risklerin devam etmesine rağmen, piyasada net bir kesinti yaşanmaması ve haber akışının belirsizliği, fiyatların yatay bantta hareket etmesine neden oluyor. Analistler, yatırımcıların ‘bekle-gör’ stratejisine geçtiğine dikkat çekiyor. Dün gün içinde brent petrolün düşüşü yüzde 5’e yaklaştı. Türkiye saatiyle piyasalar açıldığında 96,13 dolar olan brent tipi petrolün varil fiyatı, 93 dolar seviyesine kadar geriledi. Fakat günün devamına açılışa yakın bir seyirde yatay grafik izledi.
Altında yükseliş sınırlı
Güvenli liman olarak öne çıkan altın ise jeopolitik risklere paralel olarak sınırlı bir yükseliş sergiledi. Ons altının gün içindeki yükselişi yüzde 4’ü buldu. Ancak çatışmanın ilk günlerinde görülen sert sıçramalar dün yerini daha kontrollü artışlara bıraktı. Bu durum, piyasanın riskleri kısmen sindirdiği şeklinde yorumlandı. Dün gün içinde 4 bin 490 puan seviyelerine kadar inen ons altın, 4 bin 600 doların üzerine kadar çıktı. Aynı şekilde gümüş de hafif değerlendi. Gümüş ise yüzde 5 yukarıda konumlandı. TSİ ile açılışta 71,6 dolar olan gümüş gün içindeki 75 dolara kadara yaklaştı.
Kurda paralel seyir sürüyor
Küresel ölçekte artan risk algısı, dolara olan talebi desteklemeyi sürdürüyor. Dolar/TL kuru 44 seviyesinin üzerinde kalıcı olurken, gün içinde 44,3 seviyelerinde işlem gördü. Küresel dolar talebi ve içeride uygulanan sıkı para politikası, kurdaki paralel eğilimin devam etmesine neden oldu. Öte yandan jeopolitik riskler ve küresel piyasalardaki dalgalanma, Borsa İstanbul’da satış baskısını beraberinde getirdi. BIST 100 endeksi dün açılışı 13 bin puanın seviyesinde gerçekleştirdi. Gün içinde hareketleri 12 bin 964 seviyesine kadar gerilese de yabancı yatırımcı hareketlerindeki zayıflama ve risk iştahındaki düşüş, endeks üzerinde baskıyla 13 bin puanın hafif altında kaldı.
“28 yıldır kuyumcuyum, ilk defa satacak altın yok”
Türkiye’de de piyasalarda yaşanan bu yatay seyir altında çok da izlenmedi. Vatandaşlar fiziki altın alımı için kuyumculara akın etmeye devam etti. Piyasada fiziki altın kalmadı. Altın fiyatlarının düşmesini fırsat bilen vatandaşlar, sabah saatlerinden itibaren kuyumcuların yolunu tuttu.
Yoğun talep karşısında bazı işletmelerde altın stokları kısa sürede tükendi. Vadeli piyasalarda gram altının fiyatı 6 bin 560 liraya kadar çıktı. Kuyumcularda bu fiyat 6 bin 900 liraları buldu. Bazı banka uygulamalarında ise 7 bin lira seviyeleri görüldü. Bilecik’te 28 yıldır kuyumculuk yapan İbrahim Rafet Sünetci, müşterilerine altın yok demekten usandığını söyledi. Çareyi dükkanın camına yazı asarak bulan Sünetçi; “28 yıldır kuyumcuyum, ilk defa altın yok” yazdı.
Altın fiyatlarındaki sert düşüş sonrası yaşanan talep patlamasına karşı altın üretim tesislerinde de gece gündüz mesai başladı. Türkiye’deki 13 altın rafinerisinden birisi olan Bursalı firma da fazla mesai yaparak vatandaşların talebine yetişmeye çalışıyor. Özbağ Kuyumculuk Genel Müdürü Aziz Sözeroğlu, piyasada altın sıkıntısı olmadığını vurgulayarak vatandaşlara panik yapmamalarını ve planlı yatırımlarına devam etmelerini söyledi.
Gerçek dışı açıklamalarda ‘yalancı çoban’ etkisi
Ekonomist Mahfi Eğilmez, kendi bloğunda paylaştığı bir yazıda, şunları dile getirdi: “Son yıllarda finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, yalnızca ekonomik göstergelerle değil, siyasal aktörlerin söylemleriyle de şekilleniyor. Bu çerçevede en çok tartışılan figürlerden biri, kuşkusuz Donald Trump. Özellikle sosyal medya çağında, bir liderin attığı tek bir mesaj bile milyarlarca dolarlık varlık fiyatlarını etkileyebilir.
Trump’ın başkanlığı döneminde sıkça kullandığı sosyal medya paylaşımları, zaman zaman döviz kurlarında, hisse senedi piyasalarında ve emtia fiyatlarında ani hareketlere yol açtı. Uluslararası ilişkilerde tarafların zaman zaman gerçekte olduğundan daha ileri bir noktadaymış gibi görünmeleri yeni bir durum değil. Bu, müzakere gücünü artırmaya yönelik bir strateji olarak kabul edilebilir. Trump’ın İran’la anlaşmaya yakın olunduğunu söylemesi de bu çerçevede değerlendirilebilirdi.
Ne var ki bu açıklamalar geçmiş yaklaşımlarıyla da birleştirildiğinde daha çok bir manipülasyon gibi algılanıyor. Trump’ın, dünyanın en büyük ekonomisinin yöneticisi olarak piyasalar üzerindeki etkisi inkâr edilemez. Bu etkiyi manipülatif biçimde kullanması ise ABD’nin yıpranmış itibarını daha da bozacağı için piyasa aktörleri bu tür açıklamaları ileride iyice iskonto ederek fiyatlamaya başlayacaktır. Bu tür gerçek dışı açıklamalar yalancı çoban öyküsündeki gibi sonuçlanabilir.”