Polonya’da hiç üretilmeyen kumaşın ithalatı 4 bin kat arttı

Tekstil sektörü, Uzak Doğu’dan ucuz fiyata alından ürünlerin, AB ve STA kapsamındaki ülkeler vasıtasıyla Türkiye’ye sokulduğunu iddia ediyor. Özellikle Polonya’da hiç üretilmeyen bir kumaş cinsinin ithalatının son 4 yılda 4 bin kat arttığı belirtiliyor

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Yener KARADENİZ

İSTANBUL - Polonya’da hiç üretilmeyen bir kumaş cinsinin bu ülkeden ithalatı son 4 yılda nasıl 4 bin kat artar? Tekstilciler şimdilerde bu sorunun cevabını tartışıyor. Tekstil sektöründe anti-damping ve ek vergilere konu olan ürünler, menşei değiştirilerek önleme tabi olan ülkelerden ithal edilmeden AB ülkeleri üzerinden Türkiye’ye sıfır gümrük ile sokuluyor. Bu durum TÜİK ithalat istatistiklerinde de açıkça görülüyor. Uzak Doğu’dan çok ucuza temin edilen önleme tabi ürünler, yeterli üretimin olmadığının bilindiği Polonya, Bulgaristan, Romanya, İspanya, İtalya gibi AB ülkeleri ayrıca İsrail, Makedonya, Mısır gibi serbest ticaret anlaşmamız (STA) olan ülkeler üzerinden Türkiye’de serbest dolaşıma sokuluyor ve büyük kazançlar elde ediliyor. Tekstil sektörünün, menşei değiştirilen iplik ve kumaş nedeni ile büyük zararlar gördüğünü dile getiren sektör temsilcileri, yaşanan süreçte gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle bu tarz ürünleri ithal eden firmaların çoğaldığını ve yerli üretimin de azalma trendine girdiğini söyledi.

9 aylık rakamlara göre, örneğin 5513-4-5-6 GTİP Poly/Viskon kumaşta Polonya’dan yapılan ithalat, 2009’da bin 668 metrekare ve 7 bin 188 dolarken, ülkeden ithalat bu yılın ilk 9 ayında 6 milyon 671 bin 75 metrekareye çıktı. İthalat bedeli ise 9 milyon 805 bin 161 dolar olarak gerçekleşti. Oysa bu ürün Polonya’da hiç üretilmiyor. Tekstil sektörü temsilcileri buna benzer yüzlerce ürün olduğunu ve bunun ülke ekonomisine zararının oldukça yüksek olduğunu belirtiyor. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Gülle, önlemler sonrası önlemlere konu olan ürünlerin ithalatının azalmadığını, aksine çok büyük oranda artış gösterdiğini söyledi. Gülle şöyle konuştu: “AB üzerinden trafik sapması ile 1 milyar dolarlık ürün geldi. Bu girişler nedeni ile vergi kaybı oluyor ne kadar ürün girerse o kadar kapasite kaybı yaşanıyor. 1 milyar dolarlık ürün gelmiş ve 3 milyar dolarlık bir kapasite kaybı söz konusu Türkiye’de. Konuyla ilgili bakanlığın da bilgisi var. Bu rahatsız edici bir boyuta geldi. Yeni yılın başında bununla ilgili bir çalışma bekliyoruz.”

Menşei aranmalı

Pamuklu Tekstil Sanayicileri Birliği Genel Sekreteri Atilla Bağçuvan, yaşanan süreçte gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle bu ürünleri ithal eden firmaların çoğaldığını, bu şekilde ithal edilen milyonlarca metre kumaş iç piyasaya sürüldüğünü ve yurda sokulan kumaşlar nedeniyle büyük zarar olduğunu söyledi. Bağçuvan, “Alınan ticaret politikası önlemlerini etkisiz kılacak şekilde gerçekleştiren söz konusu ithalatın engellenmesine yönelik olarak gerekli önlemlerin alınmaması durumunda önemli oranda işletme kapanacak, birçok kişi işsiz kalacak bu anlamda da sadece tekstil sektörü değil devletimiz de zarar görecektir” açıklamasında bulundu. 

Bağçuvan, çözüm için ise ürünlerde somut gerekçelere dayanan tereddütlerin bulunması nedeniyle AB ve menşei belgesi aranması yoluna gidilmesinin önem arz ettiğini dile getirdi.Bağçuvan, sözlerine şöyle devam etti: “Esasen anılan Gümrük Genel Tebliği’nin kaldırılarak üst norm olan Gümrük Yönetmeliği 205/3 üncü maddesi çerçevesinde ticarete politikası önlemine tabi olan tekstil ürünlerinde AB ülkelerinden ATR eşliğinde gelen ürünlerin ithalatında ve Serbest ticaret anlaşmamız (STA) bulunan ülkelerden gelen ithalatlarda menşe belgesi aranması yoluna gidilmesi büyük önem arz ediyor. Diğer taraftan, trafik sapması yaratan bu uygulamaların önlemleri etkisiz kıldığı göz önüne alındığında, özellikle AB ülkeleri üzerinden ATR Dolaşım Belgesi eşliğinde ülkemize ithal edilen ürünler için ATR Belgesi’nin 8. hanesinde yer alan ‘Gözlemler/Remarks’ bölümüne ürünlerin menşeinin yazılmasının zorunlu hale getirilmesi çok önemli. STA imzalamış olduğumuz ülkelerden gerçekleşen söz konusu önleme tabi ithalatın bu ülkelerin üretim altyapısı ve kapasitelerinin çok üzerinde olduğu göz önüne alınarak benzer trafik sapmalarının önlenebilmesi amacıyla bu ülkelerden EURO-1 ya da EUROMED Menşei Belgesi eşliğinde ithal edilen ürünlerin gümrük makamları nezdinde incelenmesi hayati öneme sahip.”

İthalatta önemli artış

Söz konusu ürünlerde Çin menşeli ithalata yüzde 87 oranında anti-damping vergisi uygulanırken, buna ek olarak AB ve STA imzalamış olduğumuz ülkeler dışındaki ülkelerden gerçekleştirilen ithalatta da yüzde 11 ila yüzde 20 arasında değişen oranlarda ilave gümrük vergisi alınıyor. Söz konusu ürünlerle ilgili 2008–2012 tam yıl ve 2013 ilk 9 aylık ithalat rakamları incelendiğinde de açık şekilde görüleceği üzere özellikle STA anlaşmamız olan Makedonya ve İsrail ile AB ülkeleri olan Polonya ve Çek Cumhuriyeti’nden gerçekleştirilen ithalatta önemli artışlar görüldü. Örneğin yeterli üretimi olmadığı bilinen Polonya’dan yapılan 2009 yılında 1668 metrekare ve 7 bin 188 dolar olan ithalat, 2013 yılının dokuz ayında miktar bazında 4 bin kat artarak 6.6 milyon metrekare ve değer bazında bin 360 kat artarak 9.8 milyon dolara yükseldi.

54.07 GTİP Suni ve sentetik liflerden kumaş ithalatında da benzer bir durum söz konusu. Bu ürünlerde Çin, Tayvan, Güney Kore, Malezya ve Tayland menşeli ithalata değişen oranlarda anti-damping vergisi uygulanmakta. Buna ek olarak AB ve STA imzalamış olduğumuz ülkeler dışındaki ülkelerden gerçekleştirilen ithalatta da yüzde 11 ila yüzde 20 arasında değişen oranlarda ilave gümrük vergisi alınmakta. Söz konusu ürünlerle ilgili 2008–2012 ve 2013 ilk 9 aylık ithalat rakamları incelendiğinde, Çin’den 2008’de yapılan ithalat165 milyon metrekare iken, bu rakam 2013’ün 9 ayında 46 milyon metrekareye gerilemiş. Bu ürünlerde özellikle yeterli üretim olmadığı bilinen Bulgaristan üzerinden yapılan ithalatta 2009–2012 döneminde ise 6 kat artış olması dikkat çekiyor. Bulgaristan’dan 2009’da 602 bin metrekare olan ithalat, yine aynı nedenle 6 milyon 258 bin metrekareye yükseldi.

‘Dokuma tezgahları kapanma tehlikesi ile karşı karşıya’

Kendisi de aynı zamanda tekstil sektöründe faaliyet gösteren Pamuklu Tekstil Sanayicileri Birliği Başkanı Zeki Kıvanç, İsrail ve Polonya gibi ülkelere dikkat çekti. Söz konusu ülkelerde dokuma tezgahı dahi olmadığını dile getiren Kıvanç, buna rağmen bu ülkelerden yapılan ihracatın binlerce misli artmasını manidar bulduğunu vurguladı. 2008’de İsrail’den yapılan 216 bin metrekare kumaş ithalatı, bu yılın ilk 9 ayında 1 milyon 351 bin metrekareye yükseldi. Kıvanç, bu açıktan faydalanan şirketlerin, bakanlıkça getirilen bütün koruma önlemlerinin etkisini sıfıra indirdiğini söyledi. Bu durumun şirketleri büyük bir güçlükle karşı karşıya bıraktığını belirten Kıvanç, dokuma tezgahlarının teker teker kapanma tehlikesi altında kalabileceği konusunda uyarıda buldu.

tablo-061.jpg

Bu konularda ilginizi çekebilir