Tahvil faizlerindeki yükseliş yabancıların radarında

TL cinsinden tahvil piyasası (DİBS) eski parlak günlerine dönebilecek mi? Yabancı yatırımcının pozitif reel faiz beklediği tahvil piyasasında 2024 yılı hareketli olabilir. Ekonomistler tahvil faizlerindeki artışın borsalar için ilk etapta olumsuz olabileceğini, ancak uzun vadede yabancıların dönüşünü hızlandıracağı görüşünde.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Birol BOZKURT

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Türk ekonomisinde yaşanan değişim rüzgarları, Ortodoks ekonomi kurallarına dönüş süreci, özellikle son 5 yıldır Türkiye’den çekilen yabancı yatırımcıların ilgisini yeniden Türk ekonomisine çevirmesine yol açtı.

Merkez Bankası’nın yürüttüğü faiz politikası ve iletişim yabancı yatırımcılardan tam not alırken bankacılık tarafında atılan normalleşme adımları da yabancıların radarında. Merkez Bankası son olarak yaptığı düzenleme ile firmaların krediye erişimini kolaylaştırmak amacıyla bankalarca kullandırılan krediler için yüzde 30 oranında menkul kıymet tesis edilmesi uygulaması ile fatura karşılığı kredi uygulaması sona erdirmişti.

Ayrıca TL’ye geçişlerin hızlandığını gösteren veriler doğrultusunda gerçek kişiler için daha önce aylık yüzde 2’den yüzde 2,5’e yükseltilen TL payı artış hedefi, aylık yüzde 3,5’e çıkarıldı. Bu adımla mevduat faizlerinde yükselişin desteklemesi amaçlanırken, devlet tahvili tutmak istemeyen bankaların ellerindeki devlet tahvillerini satmasına yol açması ve tahvil faizlerinde yukarı yönlü bir ivmenin başlaması sonucunu doğurabilir. 2 yıllık tahvil faizleri şimdiden politika faizini geçmiş durumda.

Yatırım düşünen yabancı yatırımcıların ilk olarak tahvil faizlerine baktığını söyleyen ekonomistler bu durumun ilk etapta borsayı negatif etkileyeceğini ancak uzun vadede yabancı yatırımcının kalıcı dönüşünün önünü açması açısından önemli olduğu görüşünde. Devlet tahvillerinde pozitif reel faizin yabancıların dönüşünü hızlandıracağına dikkat çeken ekonomistler, herhangi bir politika değişikliğine gidilmez ise 2024 yılında tahvil faizlerinin önemli bir getiri potansiyeli olduğuna dikkat çekiyor.

Merkez Bankası’nın son 5 toplantıda yaptığı art arda faiz artırımları ile politika faizi yüzde 8,5’ten yüzde 35’e yükseltildi. Politika faizi Merkez Bankası’nın son enflasyon raporunda gelecek yılsonu için öngördüğü enflasyon oranının altında kalsa da Başkan Hafize Gaye Erkan’ın sıkılaşmanın süreceği yönünde verdiği mesajlar yeni faiz artırımlarının olabileceği sinyalini verdi.

Bankaların tahvil talebinde azalma bekleniyor

Merkez Bankası’nın menkul kıymet tesisi uygulamasını kaldırması bankaların TL sabit faizli tahvil stoklarını artırıcı zorunlulukları belirgin şekilde azaltması bekleniyor. Talebin azalmasıyla birlikte tahvil faizlerinin daha da yükselebileceği belirtiliyor. Bu kapsamda 2 yıllık gösterge tahvil faizi yüzde 38’i geçerken 5 yıllık gösterge tahvil faizi yüzde 32,60, 10 yıllık gösterge tahvil faizi ise yüzde 28,44 seviyesinde bulunuyor.

Yabancıların gözü tahvil faizlerinde

 DİBS’te yabancı pozisyonu, on yıl önceki zirve noktası olan 70 milyar dolardan 1 milyar dolar seviyesine geriledi. Ekonomi politikalarında normalleşmenin başladığı haziran ayından bu yana, Türkiye’nin 10 yıllık gösterge tahvil faizleri yüzde 20’den fazla artış göstererek tüm zamanların en yüksek seviyesi olan yüzde 30’a yükseldi. Ekonomistler yerel para birimlerini cinsinden gelişmekte olan piyasa tahvil getirilerinin ABD Hazine tahvillerine yakın seyrediyor olmasını tam dönüşü zorlaştırdığı görüşünde.

Ata Yatırım Hazine GMY Etem Öztekin: Normalleşme adımları piyasa için olumlu

Merkez Bankası’nın, sadeleşme adımları çerçevesinde menkul kıymet tesis zorunluluklarını kaldırmasına dair duyurusunun yayınlanmasıyla, TL cinsinden devlet tahvili getiri eğrisinde yukarı yönlü hareketin hızlandığını gözlemledik.

Alınan karar piyasaya önemli bir tahvil satışı getireceği için, özellikle verim eğrisinin kısa ve orta vadelerinde faiz artışının artarak devam etmesi beklenebilir. Atılan doğru adımların devam etmesi hâlinde, enflasyon ile ilgili olumlu beklentilerin güç kazanmasını öngördüğümüz için, verim eğrisinin uzun vadelerinde daha yataya yakın hareket beklenebilir.

Bu beklentilerin gerçekleşmesi hâlinde, bankaların elinde bulundurduğu sabit faizli devlet tahvillerinin değerlemesinde bir parça olumsuz tablo karşımıza çıksa da, normalleşen piyasa koşullarının daha öngörülebilir hâle gelmesi, kredi-mevduat marjlarının daha gerçekçi seviyelerde oluşması gibi pozitif etkilerin, süreci, bankalar için daha yönetilebilir duruma getirmesi açısından olumlu olarak görüyoruz.

Hazine 5 yıl vadeli dolar cinsi sukuk ihracına çıktı

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ocak 2029 vadeli dolar cinsi sukuk ihracı için bankalara yetki verdi. Hazine’den yapılan açıklamada, “(Hazine)...

uluslararası sermaye piyasalarında dolar cinsinden bir kira sertifikası ihracı gerçekleştirmek amacıyla Emirates NBD Capital, HSBC, JPM, Kuwait Finance House ve QNB Capital’a yetki vermiştir” denildi. Hazine bu yıl uluslararası piyasalardan 7.5 milyar dolar borçlanma gerçekleştirdi. Geçen yıl uluslararası piyasalardan 11 milyar dolar borçlanan Hazine bu yıl 10 milyar dolar borçlanma öngörüyordu.

Kısa süre önce açıklanan 2024 programına göre Hazine önümüzdeki yıl da uluslararası sermaye piyasalarından tahvil ve kira sertifikası ihraçları yoluyla 10 milyar dolar karşılığında finansman öngörüyor. QNB Finansbank ve Mersin Liman tahvil ihracı için yetki verdi. QNB Finansbank, sermaye niteliğine sahip 10 yıl vadeli dolar cinsi tahvil ihracına, Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği de 5 yıl vadeli dolar cinsi tahvil ihracına yönelik yatırımcı toplantıları için yetki verdi.