Toprağa yatırım yapan girişimciler

Farklı sektörlerde kariyer yapan üç girişimci, rotalarını tarım ve hayvancılığa çevirdi. Biri Kırklareli’nde yerli boğa sperması üretimine hazırlanırken, ikisi ise yüksek katma değerli meyve üretimine yatırım yaptı. Ortak hedefleri ise teknolojiyi ve devlet desteklerini kullanarak ölçek büyütmek.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Toprağa yatırım yapan girişimciler

Sevilay ÇOBAN
sevilay.coban@dunya.com

Tarım ve hayvancı­lık, farklı meslekler­den gelen girişimci­lerin yatırımlarıyla yeni bir girişimcilik alanına dönüşü­yor. Kimi kariyerini geride bı­rakıp toprağa yöneliyor, kimi hobi olarak başladığı üreti­mi ticari faaliyete taşıyor, ki­mi ise hiç bilmediği bir sektö­re girerek yıllar içinde ölçekli bir işletme kuruyor. Teknolo­ji, genetik, iyi tarım uygula­maları, markalaşma ve kamu destekleri ise bu dönüşümün ortak başlıklarını oluşturu­yor. Kırklareli’nde 580 gebe düveyle hayvancılığa başla­yan Robert Koleji ve Saban­cı Üniversitesi mezunu Sinan Kolat, bugün 3 bin 100 başlık çiftliğinde günlük yaklaşık 42 ton süt üretiyor. Kolat’ın ye­ni hedefi ise Türkiye’nin sığır genetiğine katkı sağlayacak yerli boğa sperması üretimini yaygınlaştırmak. Tekirdağ’da fizyoterapist Melda Ertürk Gençer, 11 dekarlık alanda 7 bin 800 böğürtlen fidanıyla üretim yaparken, Düzce’de 12 yıllık muhasebe kariyerini bı­rakan Simge Tokcan ise 3 dö­nümlük arazide yaban mersi­ni üretimine yöneldi.

Robert Koleji mezunundan yerli sığır genetiği hamlesi

Robert Koleji ve Saban­cı Üniversitesi İşletme Bölü­mü mezunu olan Sinan Ko­lat’ın tarım ve hayvancılığa yönelmesi, ailesinde bu alan­da bir geçmiş bulunmama­sı nedeniyle alışılmış giri­şimcilik hikâyelerinden ay­rılıyor. 2013 yılında sağlanan hayvancılık kredisini değer­lendirerek Kırklareli’nin De­veçatağı köyünde arazi satın alan Kolat, büyükbaş hayvan çiftliği kurdu. Sektöre 580 ge­be düveyle giren girişimci, yıl­lar içinde yatırımlarını artıra­rak hayvan varlığını 3 bin 100 başa, sağmal hayvan sayısını ise 1.100’e çıkardı. İşletmede günlük yaklaşık 42 ton süt el­de ediliyor. Çiftlikte robotik sağım sistemlerinin yanı sı­ra sürünün genetik kalitesini geliştirmek amacıyla genetik testler ve embriyo transferi gibi modern uygulamalardan da yararlanılıyor. Hayvancılı­ğa başlarken sektör hakkında herhangi bir deneyiminin ol­madığını belirten Kolat, işlet­me eğitiminin farklı bir sektö­rü yönetme konusunda kendi­sine güven verdiğini söyledi. Kolat, “Robert Koleji mezu­nu olup hayvancılık yaptığımı duyan arkadaşlarım ve yakın çevrem çok şaşırıyor. ‘İnek­ler nasıl?’, ‘Nasıl yapıyorsun?’ diye soruyorlar. Muhabbeti­miz sürekli bu konudan açılı­yor. Reel sektörde ürettiğinizi görmek çok keyifli. Zorlu ilk yılların ardından Türkiye’de örnek gösterilen bir çiftlik ko­numuna geldik” dedi. Kolat’ın çiftlikteki yeni yatırım alanı ise doğrudan Türkiye’nin hay­vancılık genetiğine ilişkin. Türkiye’de suni tohumlama­da kullanılan boğa spermala­rının önemli bölümünün yurt dışından temin edildiğine dikkat çeken Kolat, yerli boğa sperması üretmek üzere An­kara’daki Uluslararası Hay­vancılık Araştırma ve Eğitim Merkezi ile ortak çalışma yü­rüttüklerini ifade etti. Pro­je kapsamında ilk spermala­rı teslim aldıklarını ve satışa başladıklarını aktaran Kolat, “Boğalarımızdan yerli boğa sperması üretip bunun Tür­kiye’de kullanımını yaygın­laştıracağız. Türkiye’de sığır genetiğinde bir sınıf atlama, çok daha ileri gitme niyetimiz var” diye konuştu.

12 yıllık muhasebe kariyerini bıraktı

Düzce’de yaban mersi­ni üretimine başlayan 38 ya­şındaki Simge Tokcan, tarı­ma yönelmeden önce 12 yıllık muhasebe uzmanı kariyeri­ne sahipti. Tokcan, kariyeri­ni sonlandırarak eşinin Düz­ce’nin Derdin köyündeki ara­zisine yerleşerek, köyde boş duran 3 dönümlük araziyi de­ğerlendirmek istedi. Toprak analizi yaptırıp, bölgede ya­ban mersini yetiştiren üreti­cilerle görüştüğünü anlatan Tokcan, farklı bölgelerden 6 çeşit yaban mersini fidanı te­min ettiğini ve kadın girişim­cilere yönelik devlet destek­lerinden yararlandığını söy­ledi. “Böylece fidan, damla sulama ve koruma teli yatı­rımlarımı gerçekleştirdim” diyen Tokcan, Tarım ve Or­man İl Müdürlüğü’nün teknik destek ve danışmanlık hiz­metlerinden de yararlandı, ilk yıl 1.300 fidandan 700 ki­logram ürün aldı. Bu sezon ise üretimini 3 tona çıkardı. Ta­rım sektörüne girerken hiçbir deneyimi olmadığını belirten Tokcan, eğitim ve danışman­lık desteğiyle üretim süreci­ni öğrendiğini aktardı. Ürün­lerini perakende olarak sa­tan ve “İyi Tarım” sertifikası almaya hak kazanan Tokcan, böylece büyük marketlere de satış yapabilecek bir yapıya kavuştu. Kadın girişimcilere sağlanan desteklerin üretime başlamasında önemli rol oy­nadığının altını çizen Tokcan, bu destekleri “itici bir kuvvet” olarak nitelendirdi.

ABD ve Kanada’ya uzanmayı hedefliyor

İstanbul’da kendi sağlık merkezinde fizyoterapist olarak çalışan 33 yaşındaki Melda Ertürk Gençer’in girişimcilik rotası ise Tekirdağ’a uzanıyor. Gençer, ailesine ait Güveçli Mahallesi’ndeki çiftlikte 11 dekarlık alanı böğürtlen üretimine ayırdı. “Yaşamola” adını verdiği çiftlikte 7 bin 800 fidanla üretime başlayan Gençer, ilk hasat yılında yaklaşık 1 ton ürün elde etti. Bu sezon doludan zarar görmesine rağmen yaklaşık 5 ton ürün bekleyen Gençer’in uzun vadeli hedefi ise bahçeden 20 ton ürün almak. Sağlık alanındaki mesleğinin üretim tercihinde etkili olduğunu belirten Gençer, yüksek besin değerine sahip ürünlere yöneldiğini söyledi. Bir süre ABD’de yaşayan girişimci, burada marketlerde yaygın şekilde bulunan üzümsü meyvelerin Türkiye’de de daha ulaşılabilir hale getirilebileceğini düşünerek böğürtlen üretimine yöneldi. Tekirdağ’ın İstanbul’a yakınlığını ve Avrupa pazarlarına ulaşım avantajını da yatırım kararında dikkate aldığını kaydeden Gençer, ürünleri ilerleyen dönemde ABD ve Kanada’ya ihracat etmeyi hedeflediğini aktardı. Gençer, “Tekirdağ’da yetiştirdiğimiz böğürtlenle özellikle iç pazarda yer edinmek ve iyi tarımla birlikte ihracata açılmak istiyoruz. Şu anda böğürtlenle başladık ancak güçlü, iyi tarım uygulamalarına dayanan bir üzümsü, dutsu küçük meyveler markası oluşturmak en büyük hedeflerimizden biri” ifadelerini kullandı.