Türk değirmenciler, İstanbul’da 1 milyar dolarlık iş hacmi peşinde

Türkiye'nin değirmen makineleri ve hububat işleme teknolojileri sektöründeki küresel gücü, İstanbul'da vitrine çıkıyor. Türk değirmenciler, İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek İDMA İstanbul fuarında 1 milyar dolarlık iş hacmine ulaşmayı hedefliyor.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Türk değirmenciler, İstanbul’da 1 milyar dolarlık iş hacmi peşinde

Mehmet Hanifi GÜLEL
mehmet.gulel@dunya.com

Pandemi sonrası dün­yada gıda güvenliğinin stratejik önem kazan­masıyla birlikte birçok ülke kendi un, yem ve tahıl işleme altyapısını güçlendirmeye başladı. Bu da globalde değir­men makineleri ve hububat iş­leme teknolojileri üretiminde ikinci sırada yer alan Türkiye için önemli fırsatlar doğuru­yor. İki yılda bir yapılan ve sek­törün büyük organizasyonla­rından olan İDMA İstanbul (Uluslararası Tahıl, Bakliyat, Yem ve Değirmen Makinele­ri Teknolojileri Fuarı), bu yıl 11’inci kez 25-27 Haziran’da İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek. Türk değir­menciler fuardan 1 milyar do­larlık iş hacmi hedefliyor.

Afrika pazarından yoğun talep geliyor

Türkiye’nin değirmen ma­kineleri üretiminde bugün dünyanın önde gelen ülkele­ri arasında yer aldığını kayde­den Değirmen ve Sektör Ma­kineleri Üreticileri Derneği (DESMÜD) Başkanı Zeki De­mirtaşoğlu, yalnızca makine satmadıklarını; anahtar tes­lim tesis kurulumu, mühen­dislik ihracı ve bilgi birikimi­ni dünyanın farklı bölgelerine taşıdıklarını belirtti. Bugün Türk değirmen makinelerinin 190’dan fazla ülkede çalıştığı­na vurgu yapan Demirtaşoğlu, “Özellikle un, yem, irmik, mı­sır ve tahıl işleme teknolojile­rinde sektörümüz küresel öl­çekte güçlü bir marka değerine sahip. Türk makine üreticisi­nin kalite, fiyat ve satış sonrası hizmet avantajı bizi birçok pa­zarda rekabetçi kılıyor” dedi.

Geçen yıl sektörün ihraca­tını artırarak, büyümeyesi­ni sürdürdüğünü ileten De­mirtaşoğlu, gıda güvenliğinin stratejik önem kazanmasıyla birlikte birçok ülkenin kendi un, yem ve tahıl işleme altya­pısını güçlendirmeye yönel­diğini bildirdi. Bunun da Türk makine üreticileri için önem­li fırsatlar doğurduğunu belir­ten Demirtaşoğlu, “Özellikle Afrika, Orta Doğu, Orta Asya ve gelişmekte olan pazarlarda Türk değirmencilik teknoloji­lerine olan ilginin arttığını gö­rüyoruz. Afrika bugün en hızlı büyüyen pazarlarımızdan biri olurken, Latin Amerika ve Gü­neydoğu Asya da önümüzdeki dönemde daha fazla odaklana­cağımız bölgeler arasında yer alıyor” diye konuştu.

Demirtaşoğlu, Türk değir­menciliğini ve makine sektö­rünü daha ileri taşımak için özellikle ihracat finansman­larının güçlendirilmesinin, Eximbank desteklerinin ar­tırılmasının, hedef pazarlar­da ticari diplomasinin ve fuar desteklerinin daha etkin kul­lanılmasının büyük önem taşı­dığını belirtti. Bunun yanında sektörün en önemli gündem­lerinden birinin nitelikli insan kaynağı olduğunu aktaran De­mirtaşoğlu, “Yeni nesil değir­menciler ve makine teknoloji­leri uzmanları yetiştirmemiz gerekiyor. Çünkü rekabet artık sadece üretmekle kazanılmı­yor; teknoloji geliştirmek, ve­rimlilik sağlamak ve güçlü bir servis altyapısı kurmaktan ge­çiyor” ifadelerini kullandı.

İDMA İstanbul’un sektör­leri için çok önemli bir vitrin konumunda olduğuna deği­nen Demirtaşoğlu, “İDMA’yı yalnızca bir fuar olarak gör­müyoruz. Türk üreticisinin dünyaya açıldığı, yeni pazar­lara eriştiği, alım heyetleriyle doğrudan temas kurduğu ve ihracat bağlantılarının geliş­tiği stratejik bir platform ola­rak değerlendiriyoruz. Sek­törümüzde birçok firma için yeni iş birliklerinin başlangı­cı ve Türkiye’nin değirmenci­lik teknolojilerindeki gücünü dünyaya göstermesi açısın­dan da İDMA çok önemli bir organizasyon” dedi.

Yapay zekâ destekli üretim sistemleri öne çıkıyor

Fuarda 300’ün üzerinde ka­tılımcı firmayı ve 100’den faz­la ülkeden 10 binin üzerinde sektör profesyonelini ağırla­mayı hedeflediklerini bildiren İDMA fuarlarının organizatö­rü HAGE Grup Yönetim Ku­rulu Başkanı Muhammet Ali Kalkan, ayrıca 60’tan fazla ül­keden alım heyetleri ve dele­gasyonlarla birlikte iş görüş­mesine ev sahipliği yapılacak bir ticaret platformu oluştura­caklarını açıkladı. İDMA’nın dünya değirmencilik ve hu­bubat işleme sektörünün en önemli buluşma noktaların­dan biri haline geldiğini vur­gulayan Kalkan, “İDMA, sek­törün üreticilerini, teknoloji sağlayıcılarını, yatırımcılarını ve alıcılarını aynı platformda bir araya getirerek küresel öl­çekte iş birliklerine zemin ha­zırlıyor. Türkiye’nin dünya de­ğirmen makineleri ihracatın­daki liderliği ve değirmencilik teknolojilerindeki güçlü üre­tim ve inovasyon kapasitesi de İstanbul’u bu sektör açısından doğal bir merkez konumuna taşıyor. Dünya genelinde tahıl ticareti ve gıda üretimi, verim­lilik, enerji kullanımı, sürdü­rülebilirlik ve tedarik güvenli­ği ekseninde önemli bir dönü­şümden geçiyor. Fuar da tam bu dönüşümün merkezinde yer alıyor ve klasik bir ticaret fuarından öte, sektörün gele­ceğinin konuşulduğu, yeni ya­tırımların şekillendiği ve stra­tejik iş birliklerinin geliştiği bir platform görevi görüyor. Bu yıl fuarda özellikle yapay zekâ destekli üretim sistemleri, otomasyon teknolojileri, akıllı değirmen çözümleri, enerji ve­rimliliğini artıran proses tek­nolojileri, dijital kalite kont­rol ve izlenebilirlik sistemleri ile sürdürülebilir yem üretimi alanındaki yenilikler öne çı­kacak. Artık sektörde rekabet yalnızca kapasite üzerinden değil; verimlilik, kaynak yöne­timi, sürdürülebilirlik ve ope­rasyonel dayanıklılık üzerin­den şekilleniyor” açıklama­sında bulundu.

Tüm ekosistem tek çatı altında buluşacak

Hububat işleme sektörü açısından fuarın tüm paydaşlarını bir araya getirerek hem teknoloji transferine hem de yeni ticari bağlantıların kurulmasına katkı sunduğunu ileten Ali Kalkan, “Ekonomik etkisine baktığımızda ise fuar kapsamında gerçekleşecek yeni ticari bağlantılar, yatırım kararları ve ihracat anlaşmalarıyla yaklaşık 1 milyar dolarlık bir iş hacmine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Burada yalnızca fuar günlerinde yapılan görüşmeleri değil, fuar sonrasında somut iş birliklerine dönüşecek uzun vadeli ticari ilişkileri de hesaba katıyoruz” dedi.