Yapay zeka veri merkezleri için kırmızı alarm: Risk beklenenden büyük

Rekor sıcaklıklar ve şiddetli hava olayları, yapay zeka devriminin arkasındaki veri merkezlerini tehdit etmeye başladı. Artan soğutma ihtiyacı elektrik şebekelerini zorlarken, teknoloji şirketleri milyarlarca dolarlık yatırımlarını koruyabilmek için veri merkezi tasarımlarını iklim krizine karşı yeniden şekillendiriyor.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Yapay zeka veri merkezleri için kırmızı alarm: Risk beklenenden büyük

Avrupa tarihinin en sıcak yaz dönemlerinden birini yaşarken, teknoloji devleri de arka planda yapay zeka veri merkezlerini aşırı sıcaklardan korumak için sessiz bir mücadele veriyor. 

Yapay zeka uygulamalarının çalışmasını sağlayan yüksek performanslı çipler büyük miktarda enerji tüketirken ciddi düzeyde de ısı üretiyor. Sıcak hava dalgalarının daha sık ve daha şiddetli hale gelmesi ise tesislerin soğutma ihtiyacını artırırken ve maliyetleri de katlıyor. 

Öte yandan aşırı sıcaklar nedeniyle artan klima kullanımı da elektrik şebekeleri üzerinde ek baskı oluştururak geniş çaplı elektrik kesintilerini tetikliyor. Veri merkezleri ise tam da en yüksek enerjiye böyle zamanlarda ihtiyaç duyuyor.

İklim kaynaklı riskler giderek daha görünür hale gelirken veri merkezi projelerinde yaşanan büyük çaplı zararlar artık kasırga, dolu, sel, sıcaklık gibi hava doğal afetlerden kaynaklanıyor.

Milyarlarca dolarlık tesisler risk altında

Arazi maliyetlerinin düşük olması nedeniyle milyarlarca dolarlık veri merkezleri kırsal bölgelere taşınırken yatırımcılar riskleri doğru hesaplamakta zorlanıyor. 

İklim risk analizi şirketlerinin çalışmalarına göre dünya genelindeki veri merkezi kapasitesinin büyük bölümü sel, orman yangını, aşırı rüzgar ve sıcak hava dalgaları gibi operasyonları aksatabilecek iklim tehditleriyle karşı karşıya bulunuyor. Bu durum sadece işletme maliyetlerini değil, sigorta giderlerini ve yatırım geri dönüş sürelerini de etkiliyor.

Hava olayları yatırımları etkiliyor

Özellikle yeni veri merkezi yatırımlarının yöneldiği Batı Teksas, Tennessee, Wisconsin ve Ohio gibi bölgeler, kasırga ve dolu riski nedeniyle dikkat çekiyor. Çatılardaki soğutma kuleleri, enerji sistemleri ve güneş panelleri hava olaylarından ciddi zarar görüyor.

Benzer riskler Avrupa ve Güney Amerika'da da ortaya çıkıyor. Sıcaklıkların hızla yükseldiği İber Yarımadası yeni veri merkezi yatırımlarını çekerken, Brezilya gibi gelişmekte olan pazarlarda da aşırı sıcaklıklar önemli bir planlama kriteri haline geldi.

Veri merkezlerinde toplam enerji tüketiminin yüzde 40'ı soğutma sistemlerinden kaynaklanırken bu oran sıcak havalarda daha da yükseliyor ve elektrik altyapısını zorlamaya başlıyor.

Yakın dönemde yaşanan sıcak hava dalgalarının bazı şehirlerde yer altı elektrik kabloları üzerinde termal strese yol açarak kesintilere neden olduğu belirtiliyor. Yüz binlerce hanenin tüketimine eşdeğer enerji kullanan veri merkezlerinin sisteme eklenmesi de bu baskıyı artırıyor.

Veri merkezi tasarımları yeniden şekilleniyor

Bu nedenle teknoloji şirketleri veri merkezi tasarımlarını yeniden şekillendiriyor. Yeni tesislerde gelişmiş izleme sistemleri, daha dayanıklı altyapılar ve çok katmanlı yedekleme çözümleri ön plana çıkıyor.

Sektördeki en dikkat çekici gelişmelerden biri ise soğutma teknolojilerinde yaşanıyor. Yeni nesil yapay zeka sunucuları artık daha yüksek sıcaklıklarda çalışabilecek şekilde tasarlanıyor. Soğutma sıvısı sıcaklığındaki yalnızca bir derecelik artış bile enerji maliyetlerinde yaklaşık yüzde 4 tasarruf sağlayabiliyor.

Veri merkezi ekipmanı üreticileri de ürünlerini daha yüksek sıcaklıklara dayanacak şekilde test etmeye başladı. Bazı yatırımcılar ise projelerinde ilk kez "iklim değişikliği faktörü" şartı ekleyerek tesislerin gelecekte oluşabilecek sıcaklık artışlarına göre tasarlanmasını talep ediyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ