İngiltere'de kamu borcu rekor düzeye ulaştı
İngiltere'nin kamu borcu tarihinde ilk kez 3 trilyon sterlin sınırını geçti. Eylül ayında yalnızca faiz ödemelerine ilişkin yükümlülük 10,9 milyar sterline ulaşırken bütçe açığı beklentileri aştı. Ülkenin mali görünümündeki bozulma, 28 Ekim'de açıklanacak yeni bütçe öncesinde hükümet üzerindeki baskıyı artırdı.
İngiltere'de kamu maliyesine ilişkin son veriler, borç yükünün tarihi bir eşiği geçtiğini ortaya koydu. İngiltere Ulusal İstatistik Ofisinin (ONS) 21 Ekim'de açıkladığı verilere göre, ülkenin net kamu borcu eylül ayı sonunda 3 trilyon 5 milyar sterline yükseldi.
Böylece İngiltere tarihinde ilk kez kamu borcu 3 trilyon sterlin sınırının üzerine çıktı. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla borç stokundaki artış 91,7 milyar sterline ulaştı.
Açıklanan rakam, kamu sektörünün toplam yükümlülüklerinden likit varlıkların düşülmesiyle hesaplanan net borç göstergesini ifade ediyor.
İngiltere'nin kamu borcu ilk kez Şubat 2010'da 1 trilyon sterlini aşmış, Haziran 2020'de ise Covid-19 salgını sırasında 2 trilyon sterlin sınırını geçmişti. Son altı yılda borca yaklaşık 1 trilyon sterlin daha eklenmiş oldu.
Borç miktarındaki yükselişe rağmen millî gelire oranında farklı bir görünüm ortaya çıktı. Eylül sonunda borcun gayrisafi yurt içi hasılaya oranı yüzde 94 olarak hesaplandı. Bu oran geçen yılın aynı döneminden 0,7 puan düşük kaldı.
Dolayısıyla kamu borcunun nominal tutarı artarken ekonominin büyüklüğüne kıyasla taşıdığı yük bir önceki yıla göre sınırlı ölçüde azaldı. Ancak borç/GSYH oranı hâlâ 1960'ların başından bu yana görülen yüksek seviyelerde bulunuyor.
Eylül ayında 10,9 milyar sterlinlik faiz yükü

İngiltere'de borç stokundaki yükselişin yanı sıra finansman maliyetlerindeki artış da kamu bütçesini zorlamaya başladı.
ONS verilerine göre merkezi yönetimin eylül ayına ilişkin borç faizi yükümlülüğü 10,9 milyar sterline ulaştı.
Bu tutar, aylık kayıtların başladığı 1997 yılından bu yana görülen en yüksek eylül ayı faiz gideri oldu. Geçen yılın aynı ayına göre faiz maliyetleri 1,6 milyar sterlin, yani yüzde 16,6 arttı.
Faiz giderlerinin resmî tahminlerin 2 milyar sterlin üzerine çıkması, bütçe üzerindeki baskının beklenenden daha güçlü olduğunu gösterdi.
İngiltere'nin borçlanma maliyetlerinde enflasyona endeksli devlet tahvilleri önemli rol oynuyor.
Ülkede bazı tahvillerin anapara değerleri perakende fiyat endeksindeki değişimlere göre güncelleniyor. Enflasyon yükseldiğinde bu tahvillere ilişkin faiz yükümlülükleri de artıyor.
Eylül ayında hesaplanan 10,9 milyar sterlinlik faiz giderinin yaklaşık 4 milyar sterlinlik bölümü enflasyona endeksli tahvillerin anapara değerindeki artıştan kaynaklandı.
Bu tutar, tamamı eylül ayında nakit olarak ödenmiş bir gider anlamına gelmiyor. Tahvillerin vadesi boyunca tahakkuk eden yükümlülükler de faiz maliyetine dahil ediliyor.
Petrol ve enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki etkileri, İngiltere'nin borçlanma maliyetlerine ilişkin riskleri artırıyor.
Bütçe açığı beklentiyi aştı

İngiltere'de kamu sektörünün eylül ayındaki net borçlanma ihtiyacı 24,5 milyar sterlin olarak gerçekleşti. Bu tutar geçen yılın aynı döneminden 1,8 milyar sterlin daha yüksek olurken İngiltere Bütçe Sorumluluk Ofisinin (OBR) tahminini de 1,9 milyar sterlin aştı.
Eylül ayı borçlanması, 2020'den sonraki en yüksek ikinci eylül ayı seviyesi olarak kayıtlara geçti.
Vergi gelirlerindeki artışa rağmen kamu harcamalarının daha hızlı yükselmesi, bütçedeki açığın büyümesinde belirleyici oldu. Merkezi yönetimin eylül ayındaki toplam vergi gelirleri yüzde 5,5 artarak 66,3 milyar sterline ulaştı.
Gelir üzerinden alınan vergilerde yüzde 7,4, kurumlar vergisi gelirlerinde ise yüzde 9 artış yaşandı. Ancak kamu hizmetleri, sosyal yardımlar ve borç faizlerine yapılan harcamaların yükselmesi, vergi gelirlerindeki artışın bütçeyi dengelemeye yetmemesine neden oldu.
İngiltere'nin nisan-eylül dönemini kapsayan mali yılın ilk altı ayındaki toplam kamu borçlanması 97,8 milyar sterlin oldu.
Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre 4,4 milyar sterlin daha düşük gerçekleşti. Buna karşılık OBR'nin mart ayında hazırladığı tahminin 6 milyar sterlin üzerinde kaldı.
Dolayısıyla İngiltere'de bütçe açığı geçen yıla kıyasla bir miktar azalmasına rağmen hükümetin öngördüğünden daha yüksek seyrediyor.
Mali yılın ilk yarısındaki bütçe açığının millî gelire oranı yüzde 3,1 olarak hesaplandı. Bu oran geçen yılın aynı dönemine göre 0,3 puan geriledi.
28 Ekim bütçesi öncesinde baskı artıyor

İngiltere'nin kamu borcunun 3 trilyon sterlini aşması, 28 Ekim'de açıklanacak yeni bütçe öncesinde hükümetin hareket alanına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Maliye Bakanı John Healey'nin sunacağı bütçede vergi gelirleri, kamu harcamaları ve borçlanma ihtiyacının azaltılmasına yönelik adımlar yakından izlenecek.
Yüksek faiz maliyetleri, hükümetin kamu hizmetleri ve altyapı yatırımlarına ayırabileceği kaynakları sınırlayan başlıca unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Diğer taraftan enerji fiyatları nedeniyle yeniden yükselen enflasyon, borç faizlerinin gelecek aylarda da baskı altında kalabileceğine işaret ediyor.
Hükümetin karşı karşıya olduğu temel sorun, ekonomik büyümeyi destekleyecek harcamaları sürdürürken kamu maliyesindeki dengelenmeyi sağlamak olacak.
28 Ekim'de OBR tarafından yayımlanacak güncel ekonomik ve mali tahminler, kamu borcunun gelecek yıllarda hangi seviyelere ulaşabileceğine ilişkin yeni bir görünüm sunacak.
İngiltere'nin borç stokunun 3 trilyon sterlini aşması tek başına bir borç ödeme krizi anlamına gelmiyor. Ancak yüksek finansman maliyetlerinin devam etmesi durumunda bütçede faiz harcamalarına ayrılan payın büyümesi, hükümetin diğer alanlardaki harcama seçeneklerini daraltabilir.
Bu nedenle yeni bütçede yalnızca vergi ve harcama kararları değil, kamu borcunun millî gelire oranının nasıl bir seyir izleyeceği de önemli olacak.