Dünyanın petrol tamponu eriyor: Savaş uzarsa 180 günlük kritik eşik

ABD-İran savaşının enerji piyasalarında açtığı gedik büyürken acil petrol stokları da hızla eriyor. Günlük arz açığı 5 milyon varil düzeyinde kalırsa, IEA ülkelerinin devlet kontrolündeki rezervleri teorik olarak yalnızca 180 gün dayanabilir.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Dünyanın petrol tamponu eriyor: Savaş uzarsa 180 günlük kritik eşik

Petrol piyasasında savaşın ilk şoku artık yerini daha zor bir soruya bırakıyor: Dünya ne kadar süre stoklardan yaşamaya devam edebilir? Temmuz verileri, hem küresel rezervlerin hem de kritik yakıt stoklarının hızla inceldiğini gösteriyor.

Savaşın faturası 2,6 milyar varile ulaştı

Küresel petrol piyasasındaki kesintinin büyüklüğünü ortaya koyan en çarpıcı hesaplardan biri Saudi Aramco’dan geldi. Şirket yönetimine göre savaşın başlangıcından bu yana dünya piyasasının kaybettiği petrol miktarı yaklaşık 2,6 milyar varile ulaştı.

Bu miktar, savaş öncesindeki günlük 103 milyon varillik küresel tüketim esas alındığında yaklaşık 25 günlük dünya petrol talebine karşılık geliyor. Ancak kaybolan arzın tamamının güncel tüketim açığına dönüşmediği, yüksek fiyatlar ve ekonomik yavaşlama nedeniyle talebin de gerilediği belirtiliyor.

Piyasadaki mevcut açığın günlük yaklaşık 5 milyon varil olduğu tahmin ediliyor. Asıl kritik hesap da bu noktada başlıyor.

Petrol stoklarında 180 günlük hesap

Dünyanın petrol tamponu eriyor: Savaş uzarsa 180 günlük kritik eşik - Resim : 1

Uluslararası Enerji Ajansı üyesi ülkelerin devlet ve ticari stokları birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık 1,5 milyar varillik bir tampon bulunuyor. Günlük 5 milyon varillik açık değişmezse bu miktar kağıt üzerinde yaklaşık 300 günlük ihtiyacı karşılayabilir.

Ancak bu petrolün tamamı hükümetlerin istediği anda piyasaya sürebileceği bir rezerv değil. Rafinerilerin ve şirketlerin operasyonlarını sürdürebilmek için tuttuğu ticari stoklar da bu toplamın içinde yer alıyor.

Devletlerin doğrudan kontrolündeki ve acil durumda kullanılabilecek petrol rezervleri ise yaklaşık 900 milyon varile kadar gerilemiş durumda. Günlük 5 milyon varillik arz açığının tamamen bu kaynaktan kapatılması halinde teorik süre yalnızca 180 güne düşüyor.

Bu hesap savaşın altı ay sonra mutlaka petrol kıtlığı yaratacağı anlamına gelmiyor. Arzın toparlanması, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin artması, talebin daha fazla gerilemesi veya üretimin başka bölgelerde yükselmesi bu süreyi değiştirebilir.

ABD’nin petrol kasası 1983 seviyesinde

Dünyanın petrol tamponu eriyor: Savaş uzarsa 180 günlük kritik eşik - Resim : 2

Rezervlerdeki aşınmanın en dikkat çekici örneklerinden biri ABD’de görülüyor. ABD Stratejik Petrol Rezervi 7 Ağustos itibarıyla yaklaşık 298,7 milyon varile gerileyerek Ocak 1983’ten bu yana görülen en düşük seviyeye indi.

Sorun yalnız rezervin miktarı da değil. ABD Sayıştayı’nın değerlendirmeleri, stratejik rezerv altyapısında yaşlanma, bakım eksiklikleri ve bazı depolama sahalarındaki operasyonel kısıtların petrolün tamamının aynı hızla piyasaya ulaştırılmasını zorlaştırabileceğine işaret ediyor.

2025 sonu itibarıyla rezervdeki ham petrolün dörtte birinden fazlasının inşaat ve yeraltı depolama kaynaklı nedenlerle çekime hazır olmadığı tespit edilmişti. Depolama kuyuları, boru hatları ve petrolün teslim edilebilirliğiyle ilgili sorunlar da yüksek miktarlı yeni bir rezerv kullanımında kapasiteyi sınırlayabilecek unsurlar arasında bulunuyor.

Bu nedenle tanklarda veya yeraltı tuz mağaralarında bulunan petrol miktarı ile kriz anında piyasaya gerçekten ulaştırılabilecek miktar arasında önemli bir fark oluşabiliyor.

Asıl sıkışma dizel ve jet yakıtında

Dünyanın petrol tamponu eriyor: Savaş uzarsa 180 günlük kritik eşik - Resim : 3

Petrol piyasasının karşı karşıya olduğu risk yalnız ham petrol stoklarından ibaret değil. Küresel dizel ve jet yakıtı stoklarının beş yıllık aralığın alt sınırına kadar gerilemesi, rafineri tarafındaki sorunu daha kritik hale getiriyor.

Orta Doğu’daki rafinerilerin savaş nedeniyle zarar görmesi ve Rusya’daki rafineri tesislerine yönelik saldırılar, özellikle orta distilat ürünlerinde arzı sınırlıyor. IEA verilerine göre Rusya, Orta Doğu ve Asya’dan yapılan deniz yoluyla dizel ihracatı geçen yıla göre günlük yaklaşık 1,3 milyon varil azalırken jet yakıtı ihracatındaki kayıp da günlük 670 bin varil civarında bulunuyor.

Bu tablo ham petrol bulunsa bile gerekli yakıtın doğru yerde ve doğru zamanda bulunamayabileceği anlamına geliyor. Özellikle taşımacılık, havacılık ve sanayi için kritik olan dizel ve jet yakıtındaki sıkışıklık, enerji krizinin doğrudan ekonomik maliyetini artırabilecek bir başlık olarak öne çıkıyor.

Türkiye açısından da riskin önemli bölümü burada bulunuyor. Petrol ve ürün fiyatlarında kalıcı bir yükseliş, akaryakıt, havayolu, lojistik ve üretim maliyetleri üzerinden enflasyon ve dış ticaret dengesi üzerinde yeni baskı oluşturabilir.

Çin’in elindeki tampon daha büyük

Dünyanın petrol tamponu eriyor: Savaş uzarsa 180 günlük kritik eşik - Resim : 4

Batılı ülkelerin stratejik rezervleri hızla azalırken Çin çok daha farklı bir konumda bulunuyor. Pekin yönetimi petrol stoklarının büyüklüğünü resmi olarak açıklamadığı için tahminler kurumlar arasında önemli ölçüde değişiyor.

Sektör hesaplamaları Çin’in yaklaşık 1 milyar ile 1,7 milyar varil arasında ham petrol stoku tutabileceğine işaret ediyor. Üst tahmin doğruysa Çin, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı yaklaşık günlük 5,5 milyon varillik petrol ithalatını stoklarıyla neredeyse bir yıl karşılayabilecek büyüklükte bir tampon taşıyor.

Bu nedenle savaşın uzaması yalnız enerji fiyatlarında değil, ülkelerin kriz karşısındaki dayanıklılığında da büyük fark yaratabilir. Büyük rezerv sahibi ülkeler zaman kazanırken stoku sınırlı ve ithalata bağımlı ekonomiler fiyat ve arz şoklarına daha açık hale geliyor.

Gözler yeniden Hürmüz’de

IEA’nın Ağustos raporu, temmuz sonunda gözlenen küresel petrol stoklarının 7,9 milyar varilin altına gerilediğini gösteriyor. Savaşın başlangıcından temmuz sonuna kadar toplam stok kaybı 410 milyon varile ulaştı.

Bu toplamın içinde ticari stoklar, ham petrol, ürün stokları ve denizde taşınmakta olan petrol de bulunduğu için rakamın tamamı gerçek bir acil durum rezervi olarak kullanılamıyor. Petrol piyasasının güvenlik yastığının büyüklüğü bu nedenle yalnız depolarda kaç varil olduğuyla değil, o petrolün ne kadar hızlı erişilebilir olduğuyla belirleniyor.

Önümüzdeki dönemde en kritik değişken yeniden Hürmüz Boğazı olacak. Sevkiyatların normalleşmesi petrol stokları üzerindeki baskıyı azaltabilirken savaşın ve taşımacılık kesintilerinin uzaması, dünyanın yıllardır biriktirdiği acil durum tamponunu daha da küçültebilir.

Bugünkü tablo henüz “petrol bitiyor” anlamına gelmiyor. Ancak savaşın uzaması halinde piyasanın elindeki zaman artık yıllarla değil, giderek aylarla hesaplanmaya başlıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ
petrol