Aşırı yoksulluk, 2030’da 340 milyon kadını tehdit edecek

Dünya çapında yaşanan belirsizlikler ve artan çatışmalar hepimizi endişelendiriyor. Biliyoruz ki kaosun kendisi herkesi de eşit şekilde etkilemiyor. Maalesef tüm bu olumsuzluklar, özellikle kadınlar ve çocuklar üzerinde ağır sonuçlar doğuruyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begüm DOĞAN FARALYALI

UN Women'ın raporuna göre, bugünkü gibi devam edersek, 2030 yılına kadar dünya nüfusunun yüzde 8'ini oluşturan 340 milyon kadın ve kız çocuğu, aşırı yoksulluk içinde yaşamak zorunda kalacak. Bu gerçekten üzücü ve aydınlık geleceğe yönelik büyük bir tehdit.

Toplumsal refah ve barış için eşitlik şart

 Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, kadınların seslerini her yerde duyurabilmesi, sadece onlar için değil, hepimiz için muazzam bir değer taşıyor. Zira bu eşitlik, toplumların gelişimine, barışa ve ekonomik büyümeye büyük katkılar sağlıyor.

BM'nin 1325 sayılı kararı ve Dünya Ekonomik Forumu'nun verileri de bunu destekliyor. Ancak cinsiyet eşitliğine ulaşmak için önümüzde hâlâ uzun ve engebeli bir yol var. Bu yüzden UN Women, "Kadınlara yatırım yapın, ilerlemeyi hızlandırın" diyor ve 2030'a kadar ciddi adımlar atılması gerektiğini vurguluyor.

Bu amaç için her yıl 360 milyar dolarlık bir ek yatırıma ihtiyaç olduğu vurgulanıyor. Doğan Holding olarak cinsiyet eşitliğini çok önemsiyor, temel bir değer olarak sahipleniyoruz. 2000’lerden itibaren 'Baba Beni Okula Gönder' ve 'Aile İçi Şiddete Son' gibi kampanyalarla hem kız çocuklarının okullaşması hem de kadına yönelik şiddetle mücadele alanlarında fark yaratmaya çalıştık.

Ayrıca, Aydın Doğan Vakfı aracılığıyla kız çocukları ile genç kadınların eğitimine destek olmaya devam ediyoruz. İş hayatında kadınların daha fazla yer alması ve güçlenmesi için de ‘BM Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ni benimsedik. 2025'e kadar kadın yönetici oranımızı en az yüzde 40'a çıkarmayı hedefliyoruz.

Geleceğin lider şirketleri toplumsallığı kadar lider

 Gerçek şu ki; dünya artık "Sadece ben kazanayım" mantığıyla ilerleyemeyecek bir noktada. Geleceğin lider şirketleri, sadece finansal başarılarını değil, aynı zamanda toplumsal etkilerini de önemsemek zorunda. Bu, ancak yürekten liderlik eden, sevgiyle hareket eden, bilge ve farkındalığı yüksek liderlerle mümkün. Kadın liderler, bu özellikleri doğal olarak bünyelerinde barındırıyorlar.

Dünyamız, her alanda daha fazla kadın liderin güçlü sesine ihtiyaç duyuyor. Çünkü gerçek değişim, kadınların daha çok liderlik ettiği, kadınların önünü açan erkeklerin daha çok olduğu, eşit ve özgür bir toplumda mümkün. Bu düşüncelerle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü içtenlikle kutluyorum. Hep birlikte, daha adil ve eşit bir dünya yaratma yolunda ilerleyelim.