Avrupa'da vizesiz dolaşıma bir adım kaldı

Avrupa Birliği'nin Schengen Antlaşması çerçevesinde çıkarılan ilgili Tüzüğün iptali için Avukat Selim Sarıibrahimoğlu, AB Parlamentosu'nu markaja aldı. Sarıibrahimoğlu'nun başvurusu üzerine vize yasağı getiren Tüzüğün ilgili maddesinin iptal edilmesi duru

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ANKARA – Avrupa Birliği'nin Schengen Antlaşması çerçevesinde çıkarılan ilgili Tüzüğün iptali için Avukat Selim Sarıibrahimoğlu, Avrupa Birliği Parlamentosu'nu markaja aldı. Avukat Sarıibrahimoğlu'nun başvurusunu inceleme kararı alan Avrupa Parlamentosu'nda vizesiz dolaşım için hukuki süreç başlatıldı. Sarıibrahimoğlu'nun başvurusu üzerine vize yasağı getiren Tüzüğün ilgili maddesinin iptal edilmesi durumunda Türk vatandaşlarına Avrupa Birliği'ne üye ülkeler de 3 ay boyunca vizesiz dolaşım serbestisi sağlanacak.

Türkiye'ye yönelik "vize sorunu" hukuki bir mesele olduğuna dikkat çeken Avukat Sarıibrahimoğlu, Ege Bölgesi, Samsun ve Mersin Ticaret ve Sanayi Odaları, Kayseri Ticaret Odası ile Konya Barosu'nun da desteğini alarak, Schengen Antlaşması çerçevesinde çıkarılan ilgili Tüzüğün iptali için bir girişimlerde bulundu.

Schengen Antlaşması çerçevesinde çıkarılan ilgili Tüzüğün iptali için bir girişimlerde bulundu. Avrupa Birliği'nin Schengen Antlaşması ile kişilerin serbest dolaşımının sağlanması amacıyla vize uygulamasının kaldırılması yönünde düzenlemeler getirildi. Söz konusu düzenlemeler çerçevesinde, 539/2001 sayılı Tüzük çıkartıldı ve ülkeler "vizeye tabi olanlar" ve "vize uygulamasından muaf olanlar" olarak ikiye bölündü. Türkiye, Roma Anlaşması'nın ayrılmaz bir parçası haline gelen Ankara Anlaşması hükümlerine rağmen Ek-2'de vizeye tabi olmayan ülkeler arasındayken 539/2001 sayılı Tüzüğün Ek-1'ine geçirilerek vize uygulamasına tabi ülkeler arasına konuldu.

Başvuru incelemeye alındı

Schengen Tüzüğü ile Türkiye'nin kazanılmış haklarına aykırı biçimde vize uygulaması nedeniyle, "dilekçe hakkını" kullanan Avukat Sarıibrahimoğlu, AB hukukuna aykırı uygulamanın kaldırılması için AB Parlamentosu'na başvurdu. Söz konusu başvuru, AB Parlamentosu tarafından kayıt altına alındı ve başvurunun hukuken kabul edilip edilemeyeceğine ilişkin incelemeye geçildi. İlk başvuru 28 ülkeye tercüme edilerek gönderildi. AB Parlamentosu ile yapılan görüşmeler sonucunda "Dilekçe Komitesi Başkanı Ermiria Mazzoni" tarafından 4 Aralık 2011 tarihli yazı ile Sarıibrahimoğlu'nun başvurusu "admissible" yani kabul edilebilir bulundu.

Bu çerçevede vizesiz dolaşım için hukuki süreç başlatıldı. Başvuru önümüzdeki günlerde Avrupa Parlamentosu'na sevk edilecek. Türkiye-AB Karma Parlamentosu Komisyonu'nun görüşünün alınmasının ardından Sarıibrahimoğlu'nun başvurusu AB Parlamentosu'nda oylanacak. Sonucun olumlu çıkması durumunda Türk vatandaşlarına Avrupa Birliği'ne üye ülkeler de 3 ay boyunca vizesiz dolaşım serbestisi sağlanacak. Sarıibrahimoğlu Ankara Antlaşması ve Katma Protokolü gereğince, serbest dolaşım hakkının, Türk işgücüne yasal olarak verildiğinin altını çizerek, "Bu noktada, AB Mahkemelerinin vermiş oldukları emsal kararlarda kabul edildiği üzere, mevcut haklardan dönülebilmesi ve bu çerçeve mevcut durumdan daha alt bir statüye sokulması da (standstill kuralı) mümkün değildir" dedi.

Madde iptal edilirse vize şartı kalkacak

Haksız vize uygulamasının giderilmesi amacıyla, Türkiye'nin vize uygulanan ülkeler arasında yer aldığı 539/2001 numaralı Tüzüğün Ek-1'inin iptali talebiyle AB Mahkemesi'ne dava açtığını belirten Sarıibrahimoğlu, AB Konsey ve Komisyonu aleyhine T-220/08 sayılı dosya numarasıyla açılmış olan davalar bulunduğunu da anımsattı. Mahkemenin, Türkiye'nin serbest dolaşım ile ilgili haklarını ortadan kaldıran Schengen Antlaşması'nın 2001 tarihinde çıktığını, Türk resmi makamlarının Haziran ayı sonuna kadar olan 2 aylık zamanaşımı süresi içinde söz konusu tüzüğe itiraz etmemeleri nedeniyle, söz konusu tüzüğün kesinleştiğini belirttiğine dikkat çekti.

AB ilk derece mahkemesinin söz konusu kararının hukuken doğru bir karar olmadığını kaydeden Sarıibrahimoğlu, "Ankara Antlaşması'nın Roma Antlaşması'nın ayrılmaz bir parçası olduğu ve bu kapsamda AB Hukuku'nun en üstünde bulunan birincil kaynakları arasında yer aldığı hususu, ATAD kararları ile de sabittir. Bu kapsamda Tüzüklerin Ankara Antlaşmasına aykırı olması mümkün değildir" değerlendirmesinde bulundu.

AB kapsamında çıkarılan Tüzüklerin AB'nin Türkiye ile imzalamış olduğu uluslararası anlaşmalara aykırı olamayacağına işaret eden Sarıibrahimoğlu, AB Komisyonu'nun AB'nin yürütme organı olduğunu, bu kapsamda her türlü uluslararası antlaşmanın AB hukukuna uygun olarak uygulanması gerektiğini ve bu çerçevede gerekli önlemlerin alınmasından da bizzat komisyonun sorumlu olduğunu belirtti. Sarıibrahimoğlu'nun başvurusu üzerine vize yasağı getiren Tüzüğün ilgili maddesinin iptal edilmesi durumunda Türk vatandaşlarına Avrupa Birliği'ne üye ülkeler de 3 ay boyunca vizesiz dolaşım serbestisi sağlanacak.

Bu konularda ilginizi çekebilir