Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan AK Parti teşkilatına uyarı: İcraat peşinde olun, şov peşinde değil

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda partisine önemli mesajlar verdi. Partiye yeni katılımların süreceğini belirten Erdoğan, vatandaşın gönlünü kıran ve "şov siyaseti" anlayışını benimseyen yaklaşımların AK Parti'de kabul edilemeyeceğini söyledi. Toplantıda Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı ile Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan da AK Parti'ye katıldı.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan AK Parti teşkilatına uyarı: İcraat peşinde olun, şov peşinde değil

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, partiye yeni katılımların süreceğini belirterek teşkilat mensuplarına önemli uyarılarda bulundu. Erdoğan, vatandaşla iletişimde dikkatli olunması gerektiğini vurgulayarak, "şov siyaseti" eleştirisinde bulundu.

Erdoğan, konuşmasında son günlerde AK Parti'ye katılan isimlere değinerek, "Pazartesi bir ilçe belediye başkanımızı, dün ise bir milletvekilimizi saflarımıza dâhil ettik. Bugün de yeni belediye başkanlarımızı bağrımıza basacağız. Birazdan AK Parti ailesine intisap edecek tüm arkadaşlarımıza aramıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Millete ve memlekete hizmet yolculuğunda inşallah bundan sonra tam bir dayanışma içinde olacak, halkımızın güvenini boşa çıkarmayacağız. İlkelerimizi benimseyen, huzurlu ve saygılı bir atmosferde ülkesi ve milleti için hayırlı bir iş yapmak isteyenleri bünyemize katmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Toplantıda, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı ile Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'a AK Parti rozetleri takılarak partiye katılımları resmileştirildi.

"Partimize zarar veren yanlışlara dikkat edilmeli"

Teşkilat üyelerine de seslenen Erdoğan, bazı davranışların partiye zarar verdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Maalesef kendi arkadaşlarımızın bir kısmının da bilerek veya bilmeden bu ters akıntıya kapıldıklarına şahit oluyoruz. Ne siyaseten ne de iletişim boyutuyla bize herhangi bir faydası olmayan, tam tersine partimize zarar veren bu tür yanlışlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum. Vatandaşın kalbini kıran, esnafa hoyrat davranan, icraat peşinde değil şov peşinde koşan bir yaklaşım belki muhalefetin siyaset tarzı olabilir. Ama bunu bizim tasvip etmemiz asla mümkün değildir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde: 

Değerli arkadaşlar. AK Parti olarak bugün dünyada eşi benzeri olmayan bir teşkilat gücüne sahibiz. 11 milyon 500 bini aşkın üyemizle sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en büyük, en yaygın siyasi hareketlerinden biriyiz. Şunu bir defa açıkça söylemek isterim. Bizim tasavvurumuzda üyelik sadece bir kayıt işleminden ibaret değildir. Bizde üye demek, millete hizmet mücadelesine nefer yazılmak demektir. Bu uğurda gerektiğinde yardan ve serden geçmek demektir. Her türlü fedakârlığı göze almak demektir. Bu milletin, bu ümmetin sorumluluğunu yüreğinde taşımak demektir. İdeallerimize gönül vermek, davamıza ömür vermek demektir.

"Üye kaydıyla hizmet mücadelesi başlar"

Özellikle bilinmesini isterim ki teşkilatçılık anlayışımızda üye kaydının yapıldığı an, millete hizmet mücadelesi başlamıştır. Bu anlayışta üyelerimizle irtibatımızı güçlendirirken, bir yandan da esnaf, çarşı ve pazar ziyaretleriyle milletimizle gönül bağımızı sağlam tutuyoruz. Evlerinde, iş yerlerinde, Türkiye'nin dört bir yanındaki üyelerimizin misafiri oluyoruz. Verdiğimiz mücadeleyi, ülkemiz için kurduğumuz hayalleri, Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi kendileriyle istişare ediyoruz.

"Yeni katılımlarla yolumuza devam edeceğiz"

Pazartesi bir ilçe belediye başkanımızı, dün ise bir milletvekilimizi saflarımıza dâhil ettik. Bugün de yeni belediye başkanlarımızı bağrımıza basacağız. Birazdan AK Parti ailesine intisap edecek tüm arkadaşlarımıza aramıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Millete ve memlekete hizmet yolculuğunda inşallah bundan sonra tam bir dayanışma içinde olacak, halkımızın güvenini boşa çıkarmayacağız. İlkelerimizi benimseyen, huzurlu ve saygılı bir atmosferde ülkesi ve milleti için hayırlı bir iş yapmak isteyenleri bünyemize katmaya devam edeceğiz.

Siyasetin merkezinde insan ve saygı var

Değerli yol arkadaşlarım. Çok değerli kardeşlerim. Bize göre siyaset, millete tepeden bakan bir faaliyet alanı değildir. Aksine toplum, siyasetin asli unsurudur, sahibidir, kurucu öznesidir. İster yerel düzeyde ister tüm ülke sathında olsun, siyaset felsefemizin temelinde insan vardır. İnsana saygı vardır. 86 milyonun her bir ferdi bizim nazarımızda eşittir. Aynı değerdedir. Oy versin ya da vermesin. Bizi desteklesin veya desteklemesin. Hiçbir ayrım yapmadan aynı derecede hizmete ve hürmete layıktır. Biz siyaset yaparken de hizmet ederken de daima bu anlayışla hareket ettik. Karşımızdaki kim olursa olsun saygıyı elden bırakmadık. Muhatabımızı rencide edecek, incitecek, gönlünü kıracak hiçbir davranışın içinde olmadık. Hazreti Mevlâna'nın asırları aşan şu öğütlerini kendimize rehber eyledik. "Sevgi de güneş gibi ol. Dostluk ve kardeşlik de akarsu gibi ol. Hataları örtmede gece gibi ol. Tevazuda toprak gibi ol. Öfkede ölü gibi ol. Her ne olursan ol. Ya olduğun gibi görün. Ya göründüğün gibi ol."

"86 milyonun hizmetkarı olmaya devam edeceğiz"

İşte bu anlayışla, işte bu ilkeler çerçevesinde sadece bize oy verenlerin değil, 86 milyonun hizmetkârı olduk. Maruz kaldığı tüm saldırılara rağmen AK Parti'yi milletin gönlünde yıkılmaz kılan işte bu vasıflarımızdır. Bunları korumak ve gözetmek hepimizin asli vazifesidir. Seçmenden oy isterken müşfik, mütevazı ve saygılı ama milletten yetkiyi aldıktan sonra kibirli, üstenci, incitici bir tavır bizim tavrımız değildir.

Sosyal medya ve "etkileşim avcılığı" eleştirisi

Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Şimdi bakınız değerli kardeşlerim. Sosyal medyanın da tesiriyle etkileşim avcılığı denilen bir hastalığın hem toplumda hem kamuda hem de yerel yönetimlerde yayıldığını görüyoruz. Mahremiyet yok sayılırken özel alan kavramı anlamını yitirmekte. Görünür olmak, gündeme gelmek, tartışılmak, insan onuru dâhil her türlü değerin, her türlü hassasiyetin önüne geçmektedir. Gündem olma ve gündemde kalma kaygısı bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse bu kapana siyasetçiler de düşmektedir.

"Şov peşinde koşan yaklaşımı tasvip etmeyiz"

Maalesef kendi arkadaşlarımızın bir kısmının da bilerek veya bilmeden bu ters akıntıya kapıldıklarına şahit oluyoruz. Ne siyaseten ne de iletişim boyutuyla bize herhangi bir faydası olmayan, tam tersine partimize zarar veren bu tür yanlışlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum. Vatandaşın kalbini kıran, esnafa hoyrat davranan, icraat peşinde değil şov peşinde koşan bir yaklaşım belki muhalefetin siyaset tarzı olabilir. Ama bunu bizim tasvip etmemiz asla mümkün değildir.