24 °C

Demirkent Ödülleri sahiplerini buldu

DÜNYA Gazetesi’nin kurucusu Nezih Demirkent ve eşi Prof. Dr. Işın Demirkent adına basın, tarih ve sosyal sorumluluk alanlarında verilen Demirkent Ödülleri düzenlenen bir etkinlikle sahiplerini buldu

Demirkent Ödülleri sahiplerini buldu

SERCAN AKINCI

İSTANBUL - Demirkent Ödülleri önceki akşam düzenlenen etkinlikle sahiplerini buldu. Bu yıl Sosyal Sorumluluk Ödülü’nü Papirus Kağıt alırken, Prof. Dr. Işın Demirkent adına verilen Tarih Ödülü’nün sahibi Yrd. Doç. Dr. Muharrem Varol oldu. 

DÜNYA Gazetesi’nin kurucusu Nezih Demirkent ve eşi Prof. Dr. Işın Demirkent adına basın, tarih ve sosyal sorumluluk alanlarında verilen Demirkent Ödülleri önceki akşam düzenlenen bir etkinlikle dağıtıldı. Demirkent Ödülleri kapsamında bu yıl Sosyal Sorumluluk Ödülü’nün sahibi, çoğu eğitim alanında olmak üzere 14 proje gerçekleştiren Papirus Kağıt oldu. Işın Demirkent Tarih Ödülü ise ‘Islahat, Siyaset ve Tarikat’ adlı çalışmasıyla Yrd. Doç. Dr. Muharrem Varol’a verildi. Bu yıl basın kategorisinde ödül verilmedi. Ödül gecesine DÜNYA Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Didem Demirkent, DÜNYA Gazetesi Başyazarı Osman Arolat, DÜNYA Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ, Demirkent Ödülleri Genel Sekreteri ve DÜNYA Gazetesi yazarı Rüştü Bozkurt ile jüri üyeleri ve davetliler katıldı. Bu yıl ödüller için çok sayıda başvuru yapıldığını ifade eden Rüştü Bozkurt, “Bir akademik çalışmanın ne kadar zor olduğunu biliyorum. Öte yandan herşeyin maddeyle ölçüldüğü bir dünyada sosyal sorumluluklara kaynak ayırmanın ne kadar kutsal bir iş olduğunu öğrenmiş olduk. Bunlarla çok mutlu olduk. Bu yıl tarih ödüllerine 9 başvuru oldu” dedi. 

Bu yıl Basın Ödülü verilemedi 

Bu yılki ödül töreninde iki nedenden dolayı üzüntü yaşadıklarını aktaran Hakan Güldağ da “Hasan Yılmaer geçen jüri toplantımızda rahatsızlanmıştı. Daha sonra ödüllerde kendisi hastanede tedavi görüyordu. O toplantıdan sağlık dualarımızı göndermiştik ama maalesef onu kaybettik. Onu tekrar rahmet ve saygıyla anıyorum” diye konuştu. 

Bir diğer üzüntülerinin ise Türk basının duayenlerinden Nezih Demirkent adına bir basın ödülü verilememesi olduğunu anlatan Güldağ, sözlerini şöyle sürdürdü. “Birçok başvuru oldu ama bugün Türk basınının içinde bulunduğu durum maalesef ciddi bir bunalımı yansıtıyor. Adeta bir yarılma içinde Türk basını. Jürimizle beraber düşündük ve hiçbir şekilde ödüle layık bir çalışma bulamadık. Hangi çalışmaya ödül versek birşeyler eksik kalacaktı, birşeyleri yanlış yaptığımızı düşünecektik. Buna karşın diğer ödülleri verirken jüri hiç zorlanmadı.” 

‘Çektiğimizi başkası çekmesin’ 

Sosyal Sorumluluk Ödülü’nü Hakan Güldağ’ın elinden alan Şerafettin Dinçer, çok varlıklı bir aile olmamalarına rağmen kazandıklarını başta eğitim olmak üzere sosyal sorumluluk projelerine yatırdıklarını söyledi.

98-001.jpg

TBMM Üstün Hizmet Ödülü’nü de aldıklarını hatırlatan Şerafettin Dinçer, yeni ödülün en az öncekiler kadar özel olduğunu dile getirdi. İmkanlarının yetersiz olması nedeniyle lise ve üniversite eğitimlerini kardeşiyle birlikte İstanbul’da almak zorunda kaldıklarına dikkat çeken Şerafettin Dinçer, “Bizim çektiğimiz sıkıntıları başkası çekmesin. Doğduğumuz yer Tokat Zile’de lise yoktu. Zile’deki eğitimin kötü şartlarını gördüğümüz için kazandığımızı oraya yatırmalıyız düşüncesini paylaştık. Şu ana kadar 10 binden fazla okuyanımız var. Bunu yaparken anaokulundan başlayıp, üniversiteye kadar tüm eğitim kurumlarını yaptık. En son Gaziosmanpaşa Üniversitesi’ne bağlı 4 yıllık İngilizce eğitim veren Turizm Yüksekokulu kurduk. Yanına bir de uygulama oteli yaptık. Yatırımlarımız devam ediyor. Zile’de 2 sağlık merkezimiz, Zile’ye gelen kızlarımız için yurdumuz var. Bir de yeni kararını verdik, Tokat’tan İstanbul’a gelenler için bir yurt yapılmasına katkı vereceğiz” diye konuştu. 

'Gelecek kuşak devam edecek' 

Gaziosmanpaşa Üniversite’sinin akademik yıl açılışında bir konuşma yapmasının istendiğini anlatan Cemalettin Dinçer de şunları söyledi: 

“Orada ‘isimlerinizi mezar taşına değil, okullara yazdırın’ dedim. Şirketimize onlarca kişi geliyor. ‘Sizin okullarınızda okudum’ deyip teşekkür ediyorlar, dua ediyorlar. Bundan daha güzel bir şey olamaz. 3 lisemiz var. Anakolumuz, ilkokulumuz, ortaokulumuz, üniversitemiz, uygulama otelimiz, 2 sağlık merkezimiz var. Şu anda bile okulda bir şey lazım olsa müdür arıyor, biz de elimizden geldiğince destek oluyoruz. Doğduğumuz yer olduğu için tüm yatırımlarımızı Zile’ye yapıyoruz. Bizden sonra çocuklarımız da aynı kararlılıkla sosyal sorumluluk projelerini yüretecek” dedi.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.