9 °C

IMF borcunu 2013'te sıfırlayacağız

Başbakan Erdoğan TOBB Genel Kurulu'nda Türkiye'nin IMF'e olan borcu konusunda "Acelemiz yok, 2013'te sıfırlarız" dedi.

IMF borcunu 2013'te sıfırlayacağız

ANKARA - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) 66. Genel Kurulu, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinde (ETÜ) toplandı.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda, IMF'ye olan borcumuz, 5 milyar dolar. Biz bunu şu anda öderiz fakat çok ucuza satın alınmış olması sebebiyle de acelemiz yok. 2012'nin nisan sonu, 2013 Nisanında bu işi tamamen sıfırlayacağız" dedi.

TOBB Genel Kurul'u, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcıları Umut Oran, İzzet Çetin, Faik Öztrak, Gürsel Tekin, Genel Sekreter Bihlun Tamaylıgil, delegeler ve misafirlerin katılımıyla TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinde gerçekleştiriliyor.

İş dünyasına rahat bir nefes aldırdık

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genel Kurulda yaptığı konuşmada, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin eski başkanlarından ve başbakanlardan Necmettin Erbakan başta olmak üzere birliğe, geçmişte hizmet edenleri rahmetle ve minnetle andığını ifade etti.

TOBB'un Genel Kurullarının, Türkiye ekonomisinin bir muhasebesinin yapıldığı, sorunların masaya yatırıldığı, çözüm önerilerinin, dilek ve temennilerin dile getirildiği çok önemli bir platform olduğunu dile getiren Erdoğan, kendisinin de başbakanlığı döneminde, TOBB'un birçok genel kuruluna katılarak görüşlerini ifade ettiğini ve konuşmacıları dinleme fırsatı bulduğunu kaydetti.

Geçen yılki genel kurulda verdikleri sözleri yerine getirdiklerini ifade eden Erdoğan, çıkardıkları çeşitli yasalarla iş dünyasının rahat bir nefes almasını sağladıklarını söyledi.

Son 8.5 yılda Türkiye'nin çok farklı bir konuma yükseldiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, "Bunu birlikte yaptık, birlikte başardık. 8.5 yıl boyunca istişareyle birbirimize danışarak yürüdük; Türkiye'yi birlikte büyüttük. Her aşamada bir olmaya, beraber olmaya bundan sonra da devam edeceğiz" dedi.

Genel Kurul'un, 12 Haziran'da yapılacak seçimlere 27 gün kala gerçekleştirildiğini anımsatan Erdoğan, burada bugünün muhasebesini yapmayı, gelecek adına bir vizyon ortaya koymayı daha çok önemsediğini ifade etti.

Verdikleri vaatleri seçimi kazandıktan sonra yerine getirmeyen adayları eleştiren Erdoğan, bunun bir müeyyidesinin bulunduğunu, bu müeyyideyi seçim sandığında milletin uyguladığını söyledi.

Millet bu anlayıştan çok çekti

Ülkede, siyasetçinin, millete, gençlere, seçmene karşı üst bir dil oluşturma sorumluluğu bulunduğuna işaret eden Erdoğan, şunlara işaret etti:

"Açık söylüyorum: Bu ülke, ne çektiyse 'Dün dündür, bugün bugündür' anlayışından çekmiştir. Sizler sanayinin içindesiniz. 'Kim ne veriyorsa, ben 5 fazlasını veriyorum' siyasetinden bu ülke çok çekti. İki anahtar veriyorum diyenlerden çok çekti. Bu anahtarlardan hangisi acaba benim vatandaşıma ulaştı, soruyorum.

Bu ülkede yıllarca devam eden, yüksek enflasyonun, yüksek faizin, kamu açıklarının, yolsuzluğun ve yoksulluğun en önemli sebebi, işte bu anlayıştır. İstikrar ve güven zeminini tahrip eden, bozan, sağlıklı bir yatırım, üretim, istihdam zeminini ortadan kaldıran yaklaşım, bu yaklaşımdır. 8.5 yıldır Türkiye, istikrar ve güven zemininde ilerliyor. Yatırımcı, üretimci, girişimci, artık önünü görüyor, ileriyi görüyor ve üç beş günlük değil, 20-30 yıllık projeksiyon yapabiliyor.

Artık proje siyaseti var

İyi hatırlarsınız, Çukurova'nın, Menderes Ovası'nın, Trakya'nın çiftçisi, tarlaya tohum atarken, oradaki havaya değil, Ankara'nın havasına bakıyordu. Bugün çiftçi, esnaf, sanayici Ankara'nın havasından emin, artık güvenle tohumunu atıyor. Fark bu. Güvenle yatırım yapıyor. Artık Türkiye sanayisinde, fabrikalarımız çöplük değil. Artık birinci sınıf makinalar ülkemize giriyor. Bilemediniz ikinci sınıf makinalar ülkemize giriyor. Güvenle işini kuruyor."

İş dünyasının, temiz siyaset, dürüst siyaset, ilkeli siyaset konusunda artık çok duyarlı olduğuna inandığını ifade eden Erdoğan, proje siyaseti ile popülist siyaset arasında iş dünyasının çok net bir çizgi çizdiğini söyledi.

İşsizlik daha da düşecek

12 Haziran'ın sonrasında çıkacak sonuçların, piyasalarda şimdiden satın alındığını, Türkiye'yi bu seviyelere taşımış olmanın memnuniyetini yaşadıklarını ifade eden Erdoğan, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun senet ve çeklerle ilgili sözlerine işaret etti. Erdoğan, "Bunlar Türkiye'nin nereden nereye geldiğini gösteriyor. Daha da iyi olacak, bundan endişem yok. İşsizlikte şubat ayı rakamlarını aldık. Bugün orada da 11.5'e düştü, daha da düşecek. Artık şu anda mevsim lehimize gelişiyor" diye konuştu.

IMF borcunu 2013'te sıfırlayacağız

Merkez Bankası rezervlerindeki artışa işaret eden Erdoğan, "Şu anda Merkez Bankasının döviz rezervi, altın dahil 95.3 milyar dolar oldu. 8.5 yılda 68 milyar dolar artmış" dedi.

1999 yılında, Türkiye'nin IMF'ye toplam borcunun 891 milyon dolar olduğunu, 3 yılda Türkiye'nin IMF'den 28 milyar dolar kaynak kullandığını ve sadece 9 milyar dolar geri ödeme yapabildiğini anlatan Erdoğan, "Faizleri, SDR kur farkıyla, 2002 sonunda bize 23.5 milyar dolar olarak devredildi. Şu anda, IMF'ye olan borcumuz, 5 milyar dolar. Biz bunu şu anda öderiz fakat çok ucuza satın alınmış olması sebebiyle de acelemiz yok. 2012'nin nisan sonu, 2013 Nisanında bu işi tamamen sıfırlayacağız" şeklinde konuştu.

Yoksulluk istismarı yapmayın

Erdoğan, "Kimse kalkıp yoksulluğun istismarını yapmasın. Onun da 19 milyondan 12 milyon 750 bine düştüğünü lütfen görelim" dedi.

Yurt içinde satılan otomobil sayısının 2010 yılında tüm zamanların rekorunu kırarak 510 bin adede ulaştığını, 2002'de bu sayının sadece 91 bin adet olduğunu vurgulayan Erdoğan, buzdolabı ve çamaşır makinesi satışlarının da yılın ilk üç ayında, geçen yıla göre yaklaşık 2 kat yüksek seviyede bulunduğuna dikkati çekti.

Turizm geliri 2002'de 8.5 milyar dolarken, 2010 sonunda 21 milyar dolara ulaştığını kaydeden Erdoğan, açılan şirket sayısının da 2010 yılının ilk üç ayında 14 bin iken bu yılın ilk üç ayında 16 bin olduğunu, kapanan şirket sayısının ise neredeyse değişmediğini söyledi.

Küresel ekonomik kriz yaşanırken mevduat bankalarının verdiği toplam krediyi de önemsediğini ifade eden Erdoğan, bunların önemli gelişmeler olduğunu vurguladı.

Başbakan Erdoğan, "Seçim sürecinde olmamıza rağmen, küresel kriz sürecinde olmamıza rağmen, hemen tüm göstergelerimizde, 2010 yılından daha iyi durumdayız, 2008 seviyelerini yakalamış durumdayız. Faizlerde en küçük bir oynama yok. Yüzde 63'ten almıştık, yüzde 8 seviyelerinde şu anda muhafaza ediyoruz" diye konuştu.

Enflasyondaki düşüşe de dikkati çeken Erdoğan, "Türkiye, hiçbir seçim döneminde böyle bir istikrar ortamı görmedi. Hiçbir seçim döneminde Türkiye, böyle bir güven ortamına şahit olmadı" dedi.

 

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.