Kar eden şirket konumuna ulaştık

Acıbadem Sigorta GM Gürcan, şirket olarak 2010 yılına sancılı başladıklarını fakat geleceğe ümitle bakmalarını sağlayacak şekilde tamamladıklarını söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Yakup SAYAR

İSTANBUL - Sigorta sektöründe fiyat odaklı rekabet anlayışı yeni yılda da sürüyor. Yılın ilk yarısının sektör için bocalama dönemi olacağını belirten Acıbadem Sigorta Genel Müdürü Gökhan Gürcan, "Şirketler bu dönemde bir taraftan karlılık yaratmaya çalışırken, diğer taraftan pazar paylarını da korumaya çalışacaklar; fakat sektörümüz için büyüme ve karlılık şu an için ters yönlü vektörler. Dolayısı ile ikisini bir arada başarabilen şirket çıkacak mı çok emin değilim" dedi.

İlk söyleşisini DÜNYA ile gerçekleştiren Acıbadem Sigorta Genel Müdürü Gökhan Gürcan, Acıbadem Sigorta'nın hedefleri ve sektörün geleceğine yönelik önemli açıklamalarda bulundu.

2008'de yaşanan finansal kriz sonrasında sigortacılık toparlanma trendine girmesine rağmen sektörün büyüme arzusu ile kendi yarattığı krizin etkilerinin 2010 yılında da tüm ızdırabı ile yaşandığının altını çizen Gürcan; "Bu durum 2011 yılında da yaşanıyor. Acıbadem Sigorta olarak biz de bir dönem bu amansız fiyat rekabetinin içinde bulmuştuk kendimizi; ancak aldığımız önlemler sayesinde, yılın ikinci yarısında ciddi bir toparlanma yaşadık.

Bileşik rasyomuzu 10 puanın üzerinde geri çekmeyi başardık; buna ilave olarak mali alanda aldığımız aksiyonlar ve yapılan çalışmalar sonucunda yakalanılan iyi performans sayesinde yılın ilk yarısında zarar eden şirket görüntüsünü, yılın sonunda kar elde eden şirkete çevirmeyi başardık"diye konuştu.

Söz konusu döneme "dönüşüm" adını verdiklerini belirten Gürcan, bu süreçte, 7 adet ürünlerini piyasadan çektiklerini, yerine ise 9 adet yeni ürünü piyasaya sunduklarını, tüm dağıtım kanallarını yeniden yapılandırdıkları ve kurumsal yönetim ve iletişim modellerini tanımladıklarını söyledi.

Bileşik rasyomuzu 10 puan aşağıya çektik

"2010 sancılı başladı ama geleceğe ümitle bakmamızı sağlayacak şekilde tamamlandı." diyen Gürcan sözlerini şöyle sürdürdü; "2005 sonrası yaşanan satın almaları takiben pazar payı artırma, kendini ispatlama çabası ile yöneticiler büyümeye yoğunlaştılar, amansız bir fiyat rekabetinin içine girdiler ve sektör kendi krizini yarattı. Bu süre boyunca şirketler ciddi zararlar yazdılar ve özkaynaklarını zayıflattılar. 

Acıbadem Sigorta olarak mali alanda aldığımız aksiyonlar ve yapılan çalışmalar sonucunda yakalanılan iyi performans sayesinde sektörün aksine yılın ikinci yarısında şirket toplamında teknik karlılık yarattık. Bileşik rasyomuzu 10 puan aşağıya çektik. Acıbadem Sigorta olarak 2011 yılında 2 milyon TL kar elde etmeyi hedefledik."

2011 yılının ilk yarısının sektör için bocalama dönemi olacağı öngörüsünde bulunan Gökhan Gürcan, bu yıl şirketlerin bir taraftan karlılık yaratmaya çalışacağını diğer taraftan da pazar paylarını korumaya çalışacaklarına dikkat çekti.

"Sektörümüz için büyüme ve karlılık şu an için ters yönlü vektörler."diyen Gürcan şunları söyledi; "Dolayısı ile ikisini bir arada başarabilen şirket çıkacak mı çok emin değilim. 2011'in ikinci yarısında ise sermayedarın kararı şirketlerin istikametini belirleyecek, kimi şirketler zarardan kaynaklanan sermaye enjeksiyonuna dur deyip, şirketlerin pazar payı kaybetmesine izin vererek verimliliğe odaklanacak; kimi şirketler ise sermaye gücü olmayanı piyasadan silmek için zarar etmeyi kabul ederek sermaye pompalamaya devam edecekler.

Burada özellikle yabancı sermayeli şirketler "müşteri sadakati" kavramını iyi analiz etmelidirler, fiyatın belirleyici olduğu piyasalarda müşteri çok kısa zaman içinde şirketten, şirkete kayabilmektedir. Verimliliği ön plana koyan şirketlerin gündeminde ise operasyonel verimlilik, dağıtım kanallarının verimliliği ve poliçe verimliliği kavramları ön plana çıkacak ve amansız fiyat rekabeti yerini yavaş yavaş gerçekçi fiyat seviyelerine bırakacaktır."

Fiyat bazlı rekabetten uzak duruyoruz

2010'un ikinci yarısında açıkladıkları strateji gereği gerçekçi olmayan fiyat bazlı rekabetten uzak durduklarını söyleyen Gürcan, "Potansiyel müşterimize farklılığımızı anlatarak, "kurumsal verimlilik" modelimizi açıklayarak ulaşmaya çalışıyoruz. Son dönemlerde bunda da çok başarılı olduk.

Çünkü şirketimiz için önemli olan müşteriden aldığımız prim tutarını artırmak değil, ihtiyaçları doğrultusunda onların sağlık sigortası giderlerinin optimizasyonuna destek vermek. Burada bizi diğer şirketlerden farklı kılan iki temel husus vardır, bunlardan birincisi Acıbadem Hastaneleri, diğeri ise genel müdüründen idari işlerine kadar bu işe kanalize olmuş bir ekip"diye konuştu.

Bireysel işleri artıracağız

Şirket olarak dengeli bir portföy hedeflediklerin altını çizen Gürcan, bu doğrultuda yeni dönemdeki hedeflerinin bireysel işlerin ağırlığını artırmak olduğunu belirtti. Acıbadem'in çok güçlü bir marka olduğuna işaret eden Gürcan, bu markayı arkasına almış bir sigorta şirketinin doğru yapıyı kurmasına bağlı olarak, elementer branşlarda da başarılı olmasının mümkün olabileceğini, son olarak ASA Acıbadem Sigorta Aracılık adını verdikleri yeni bir anonim şirket kurduklarını ve bu şirket vasıtası ile direkt satış ekiplerine elementer branşları da sattırmayı ve 10.000 kişilik Acıbadem ailesine ulaşarak grup işlerini daha verimli yönetmeyi hedeflediklerine dikkat çekti.

Uluslararası işbirliği arayışındayız

Son olarak Acıbadem'in çevre ülkelere yönelik yatırım hedeflerini sorduğumuz Gökhan Gürcan bu amaçla holding çatısı altında tüm bölge dillerinde faaliyet gösteren uluslararası bir ekip olduğunu söyledi.

"Bu ekip ile biz de uluslararası piyasalarda işbirliği arayışlarına başladık."diyen Gürcan sözlerini şöyle tamamladı; "Gürcistan, Azerbeycan, Makedonya, Libya ve Romanya'dan gelen ekipler ile görüşmeler yaptık ve yapıyoruz. Değişik fikirler üzerinde çalışıyoruz, doğru koşulların sağlanması durumunda büyük sıçramaları hep beraber göreceğiz. Diğer taraftan ana hissedarlarımızdan Abraaj 7 milyar dolar fon yönetiyor, bu fon içinde tek sigorta şirketi de Acıbadem Sigorta; buradaki performansımıza bağlı olarak özellikle orta doğuda farklı sigorta şirketi olabilme ihtimali düşünce bazında ele alınmaya başlandı."

Sağlık zor yönetilen bir branş

Sağlık branşının en zor yönetilebilen branşlardan biri olduğunu söyleyen Gökhan Gürcan, bu branşın diğer sigortacılık branşlarına kıyasla hasar frekansının en yoğun olduğu alan olduğunun altını çizdi.

"Konu sağlık, sağlığımız olduğu zaman özel hassasiyet gösterilmesi gereken bir konu."diyen Gürcan şunları söyledi; "Dolayısı ile ben sağlık sigortacılığını iki açıdan ele alıyorum; birincisi sigortalıların normal yaşam rutinleri sırasında ihtiyaç duyduğu teşhis, muayene, tanı maliyetlerinin yönetilmesi; ikincisi ise risk paydasında ele alınabilecek sektörde yatarak tedavi diye tanımlanan alana giren konuların teminat altına alınması. Bu iki husustan birincisinin kontrol altına alınması gerçekten çok zor, dolayısı ile önemli olan maliyetlerin iyi yönetilmesidir."

Acıbadem Sağlık'ın gücü arkamızda

Acıbadem Sağlık Grubu'nun Türkiye'nin ve hatta bölge coğrafyasındaki önemli sağlık kuruluşlarından biri olduğuna değinen Gökhan Gürcan; "Tüm komşu ülkelerden, hatta Amerika'dan bile hastanelerimiz ziyarete geliniyor.

Biz de arkamızdaki bu gücü olabildiğince iyi kullanmaya çalışıyoruz. Şirketimizin, hastanelerle neredeyse münhasır çalışıyor olması fiyat avantajını şirketimize, dolayısı ile müşterimize sunarken, diğer taraftan sağlık zincirimiz ile farklı ürünler piyasaya sürebilmekteyiz; Adana - Acıbadem Bebeğim, Kayseri - Destek 38 bunlardan sadece birkaçı.

Diğer taraftan VIP müşterilemize hastanelerimizde özel hizmet sunabilme kabiliyetimizi de var. Türkiye coğrafyasındaki ülkeler ile sigortacılık – sağlık hizmeti ikilemesinde alternatif projeler üzerinde de yoğun olarak çalışmaktayız "diye konuştu.

Sağlık sigortaları pahalı değil

Sunulan sağlık hizmetinin kalitesi, çeşitliliği ve teminat altına alınan riskler açısından kıyaslandığı zaman sağlık sigortasının pahalı olduğunu söyleyebilmenin çok doğru olmadığını ifade eden Gökhan Gürcan; "Bizim poliçe prim rakamlarımızı yurtdışı ile kıyasladığınız zaman ucuz bile kalıyor.

Fakat büyük bir fark var, o da ülke insanımızın gelir seviyesindeki düşüklük, bireylerin kazançları ile kıyaslandığı zaman malesef ucuzuz diyebilmek çok mümkün değil. Gelecek ilginç gelişmelere gebe olabilir, özel hastanelerin SGK kapsamında vatandaşa hizmet sunmaya başlaması özellikle Anadolu'da sağlık sigortasına ilgiyi yok denecek seviyeye getirmiştir.

Bu durum devleti artan sağlık harcamalarını özel sigorta şirketlerini devreye sokarak farklı çözüm yolları bulmaya itebilir. Diğer taraftan tamamlayıcı sağlık gibi kavramların ön plana çıktığı piyasalar olgunlaşacaktır."dedi.

 

Etiketler