Özel güvenlik talebi bir ayda yüzde 10 arttı!

Talepteki artışın özellikle 15 Temmuz ve sonrasında gelişen olayların ardından hızlanması dikkati çekti

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Hüseyin GÖKÇE

ANKARA - Güvenlik sektöründe faaliyet gösteren uluslararası şirket Securitas’ın Türkiye Başkanı ve Güvenlik Servisleri Organizasyon Birliği Derneği (GÜSOD) Başkanı Murat Kösereisoğlu, 15 Temmuz darbe girişimi ve son olaylarla birlikte özel güvenlik sektörüne yönelik talebin yüzde 10’a yakın artığını bildirdi. Kösereisoğlu, yeni dönemde sertifikaların da sınıflandırılacağını, temel eğitimin ardından deniz, hava, spor karşılaşması, bankalar gibi alanlara yönelik özel uzmanlık eğitimi verileceğini söyledi. 

15 Temmuz darbe girişimi ve artan terör olayları sürecinde özel güvenlik sektörünü değerlendiren Murat Kösereisoğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye’de özel güvenlik sektörüne yönelik talebin yaklaşık yüzde 10 oranında artış gösterdiğine dikkat çekti. Bu dönemde özel güvenliğin öneminin daha çok anlaşıldığını dile getiren Murat Kösereisoğlu, “Keşke özel güvenliğin önemi böyle olaylar sonucunda ortaya çıkmasaydı” diye konuştu. 

Nitelikli özel güvenlik eleman sayısının artışına bağlı olarak polisin işinin de o kadar kolaylaşacağının altını çizen Murat Kösereisoğlu, alan eğitiminin arttığı özel güvenlik sektöründe yine son dönemlerde önleyici yatırımlarda artış olduğu bilgisini verdi. Murat Kösereisoğlu, Türkiye’de polis sayısı ile özel güvenlik görevlisi sayısının da birbirine çok yakın olduğunu bildirdi. 

‘Her sertifikalı her yerde görev yapamayacak’ 

Özel güvenlik sisteminde eğitimin niteliği ve belgelendirmenin öneminin de ortaya çıktığını anlatan Kösereisoğlu, halen temel özel güvenlik eğitimi verildiğini ancak ihtiyaçlar doğrulusunda sistemin değişeceğini söyledi. İçişleri Bakanlığı’nın temel eğitimin üzerine alan eğitiminin gelmesi için uzun süredir yaptığı planlamayı öne çektiğini ifade eden Murat Kösereisoğlu, yıl sonuna kadar yapılacak çalıştayların ardından sistemin yasal altyapısının da hazırlanacağını aktardı.

Şu anda silahlı ve silahsız olmak üzere iki tip sertifika verildiğine değinen Kösereisoğlu, “O sertifikanızla siz markette de, limanda da, bankada da spor karşılaşmasında da çalışıyorsunuz. Oysa bunların hepsinin birçok başka derinlikleri var. Toplumsal hareketleri okuyabilmek, anlayabilmek için belki o tip eğitimler yapmak lazım” ifadelerini kullandı. Kösereisoğlu, sertifikaların da ehliyet gibi harflere görev sınıflandırılıp, bir sertifika ile yapılabilecek işlerin sınırlarının belirlenebileceğini söyledi.

‘Polisin asayiş mücadelesine daha çok destek verebiliriz’

Son dönemlerde polislerin odak noktalarının terörle mücadeleye doğru kaydığını, özel güvenlik sisteminin ise bu alanda kabiliyetinin sınırlı olduğunu dile getiren Murat Kösereisoğlu, “Polisin asayiş olaylarındaki mücadelesine biz daha fazla destek verebilecek durumdayız” şeklinde konuştu.

‘Her tarafa adam koyarak olmuyor, yazılım öne çıkıyor’

Son dönemlerde güvenlikte teknolojiye yönelik yatırımların arttığını anlatan Murat Kösereisoğlu, proaktif önleyici sistemlerde ciddi yazılımların olduğunu anlattı. Her tarafa adam koyarak sorunun çözülemeyeceğini bildiren Kösereisoğlu, olası tehdidin tanımı yapıldıktan sonra, bir aracın veya kişinin belirli bir yerde normalden fazla dolaşmasını ölçebilen yazılımlar üzerinde durulduğunu vurguladı. Murat Kösereisoğlu, mobese gibi sistemlerde olay olduktan sonra değil, tercihin yaşanmadan bir şeyleri engelleyecek yapıya kavuşması için çalışmalar olduğunu dile getirdi.