24 °C

"Ülkede bir gerilim ve kutuplaştırma siyaseti uygulanıyor"

MHP Grup Başkanvekili Vural, "Milletin oylarını usulsüzlüklerine karşı kılıf olarak kullanıyorlar" dedi.

"Ülkede bir gerilim ve kutuplaştırma siyaseti uygulanıyor"

ANKARA - MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Ülkede bir gerilim ve kutuplaştırma siyasetinin uygulandığını" öne sürerek, "AKP devletin bütün imkanlarını kullanıyor" dedi.

Vural, TBMM'de gazetecilerle düzenlendiği sohbet toplantısında, "ülkenin kritik bir sürece doğru adım adım yaklaştığını" söyledi.

AK Parti'nin, politikalarını eleştirdiklerinde "Sizin dediğiniz gibi olsa millet bize oy vermezdi" yanıtını aldıklarını ifade eden Vural, "Milletin oylarını usulsüzlüklerine karşı kılıf olarak kullanıyorlar. Önce referandum sonra sandık var. İnşallah bu ihanetin bedelini millet bunlara iki taksitte ödetecek" dedi.

"Ülkede bir gerilim ve kutuplaştırma siyaseti uygulanıyor" diyen Vural, "AKP'nin acımasızca ve bindirilmiş kıtalarla bir referandum kampanyası yürüttüğünü" ileri sürdü.  

"Kamu görevlilerinin miting alanlarına zorla götürüldüğünü" iddia eden Vural, "Mitinglerin finansmanı da işadamları ve müteahhitlere yükleniyor. Miting zamanlarında kamu görevlileri, 'görevli-izinli' sayılıyor. Bu insanlar, devletin oligarşik gücüyle düzenlediği mitinglere katılıyor. Artık bu sandık namus haline geldi" diye konuştu.

Vural, anayasa değişikliğine ilişkin çalışmalar sırasında izlenen yöntemin, ileride yapılacak bir anayasa üzerinde sağlanacak uzlaşmayı da mayınladığını söyledi.

Vatandaşın, "kendisini baskı ve zorla dinletmeye çalışan zihniyete 12 Eylül'de 'hayır' ile uyarıda bulunacağını" savunan Vural, şöyle devam etti:

"Başbakan bazen ne diyor anlamıyoruz. Bir, 'MHP, CHP'nin vagonu oldu' diyor; bir 'CHP, MHP'nin arkasına takıldı gidiyor' diyor. Millet seni 'ülkeyi yönet' diye iktidar yaparken sen gittin BOP'a eşbaşkan oldun. Sen Bush'un, ABD'nin vagonu musun? Gittin Ermeni protokollerini imzaladın. Sen kimin vagonusun? Kıbrıs'ta Annan'ın peşinden gittin, Habur'da karşılama açılım törenleri düzenledin. Sayın Başbakan'ın kimin vagonu haline dönüştüğünü bunlar çok güzel ortaya koyuyor."

AK Parti ile MHP'nin 2008 yılında başörtüsüne ilişkin yapılacak anayasa değişikliği konusunda mutabakat vardıklarını ve bunu kamuoyuna duyurduklarını anımsatan Vural, şöyle konuştu:

"Başbakan bu konuda sürekli 411 milletvekilinin iradesine atıfta bulunuyor. Buna atıfta bulunuyorsun da bu mutabakatın altındaki imzalara neden atıfta bulunmuyorsun? Başörtüsünü referandum aracı yaparak bundan medet umuyorsun.

Başbakan Erdoğan'ın üslubu, siyasette seviye kaybına neden oluyor. Cam ekrandan kaydığı zaman üslup da kayıyor. 'Bay Kemal', 'Bay Bahçeli' diyor. Sanırım kafiyeli olsun diye böyle diyor. 'Bir daha Bahçeli'nin adını ağzıma almam' demişti. İşte böyle aldırırlar. 'Seni Yüce Divan'a göndereceğim' deyince aklından çıkaramıyor tabii."

Hükümetin, hidroelektrik santrallerine (HES) ilişkin politikalarına da değinen Vural, HES'lerin inşa edildiği akarsuların etrafından yaşayan insanların edilmemesini istedi. Başbakan Erdoğan'ın, bir HES açılışında "Doğa delisiyiz" dediğini anımsatan Vural, "Elektrik üretilsin ancak oradaki insanlar da mağdur edilmesin. Sayın Başbakan, HES'lere ilişkin lisans ticaretinden nemalananların kendi döneminde olduğunu unutmasın lütfen" diye konuştu.

Oktay Vural, cep telefonundan, Aydın İl Sağlık Müdürlüğünce yaptırıldığını öne sürdüğü, "Memurların Başbakan Erdoğan'ın da katılacağı toplu açılış töreninde bulunmalarını isteyen" anonsu dinletti. Vural, "Bu zulümdür, ayıptır. Sana poz versinler, kalabalık görünsün diye millete eziyet ediyorsun" dedi.

"Sıtmaya razı ediyorlar"

Vural, bir gazetecinin, "Konuşmanızda 'işadamları ve müteahhitlerden para istendi' dediniz. Biraz açar mısınız?" sorusu üzerine, "Açılışlar nasıl finanse ediliyor? AKP'nin cebinden para çıkıyor mu acaba? Yoksa Aydın'da 10 bin şemsiye yaptırıldı mı? '500 otobüs gönderin' dendi mi? Bütün bunlar açılış töreniyle ilgili masraflar adı altında tahsil edilmekte. Bu şekilde düzenlenen organizasyonlara adam taşıyarak Sayın Başbakan'a görüntü verdirmek istenilmektedir. Bunlarla ilgili birçok yerde tespitlerimiz vardır" dedi.

Oktay Vural, "Basında, Gaziantep'te vatandaşa kömür dağıtıldığına ilişkin haberler yer aldığının" söylenmesi üzerine, özetle şöyle konuştu:

"Bence çok mantıklı. Kışın buzdolabı dağıtırsanız, yazın da kömür dağıtırsınız. Çok tutarlı. Seçmen iradesini çarpıtmak için kullanılan yöntemlerdir. Önceden programınızı ilan edin. 'O program çerçevesinde dağıtılıyor' deyin. AKP devletin tüm imkanlarını kullanıyor. Valiler ve kaymakamlar parti görevlisi olarak kullanılıyor. Milleti zahiresiz, pirinçsiz, buğdaysız bıraktılar; şimdi ölümü gösterip sıtmaya razı ediyorlar.

Mali Kural ile ilgili hususun, 2012 yılına sarkması, seçim ekonomisine yönelik iradenin tezahürü olabilir. Parayla, devletin bürokratıyla, helikopterle, makam uçaklarıyla topyekün... Aynen BAAS rejimindeki Saddam anlayışıyla yönetilen bir Türkiye'de seçimleri yapıyoruz."

Vural, "Referanduma ilişkin bir tahmininiz var mı?" sorusunu ise "Millet içerisinde kin ve düşmanlığın sona erdirilmesinin yollarından biri bu anayasa değişikliğine 'hayır' demektir. Umut ederim milletimiz bu gücü kullanmalıdır. Bir ihtar vermelidir" şeklinde yanıtladı. 

Gazetecilere, AK Parti ile başörtüsü konusunda varılan mutabakatın metnini gösteren Vural, "Altındaki imzalar, ıslak imza. İsteyen Adli Tıp'a falan gönderebilir" dedi. Gösterdiği kağıdın yırtılıp bantla yapıştırılmış olduğunun söylenmesi üzerine, Vural "Yanlışlıkla oldu. Bazı teknik düzenlemeler yapıldı da ondan oldu" dedi.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.