Trabzon'un gelirini artıracak yol haritası yok.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Recep ERGENÇ / Trabzon Ticaret ve Sanayici İşadamları Derneği (TSİAD) Genel Sekreteri

Rekabet fark edilmektir. Fark edilmek ise karlılığı yaratır. Karlılığın temeli markalaşmada yatıyor.

Markalaşmanın temeli ise faydalı model, patent, Ar-Ge ve inovasyon yapmaktan geçer. Hadi baştan sayalım; Rekabetin temeli kalitedir. Kalitenin temeli kişisel ya da işletmemizin sürekli gelişmesine yapılan yatırımlardır. Kişisel gelişim için; zaman ve kaynak ayırmak gereklidir; Bu iş "Beşikten mezara" kadar sürdürülmelidir. Bizim kuşak Trabzon'da gecelik "kitap kiralama" döneminden geçerek geldi bugünlere. Bizden önceki kuşak sokak lambalarının altında ders çalıştı, kitap okudu.

Peki kişisel yatırım nedir?  30'umuza kadar 300 kitap okumamışsak, posterini gördüğümüz bir sergi salonuna, 2 basamak çıkıp giremiyorsak,  çağrısını aldığımız ve bedava olan konferanslara gidemiyor ya da gitmiyorsak, panel ve sempozyum gibi aktiviteler yerine lay lay lomu yeğliyorsak... Bu durum rekabette giderek gerilere düşeceğimizin resmidir.  Rekabette yeri olmamak demek, önce kişisel, sonra işletmeler düzeyinde, ardından da ülke olarak geri kalmak demektir.

Sizce ücretsiz bilgi değersiz midir? Verimlilik Haftasının açılışında KTÜ Prof. Dr. Osman Turan Kongre merkezinde verilen konferansta, salonda yine 3-5 kişi idik. (1800'lü yıllarda İngiltere'de tüm konferanslar ücretliydi. Ücret yaklaşık 35 penny  idi.) Bu örnek İngiliz ekonomisinin ve biliminin nasıl bir anlayıştan beslendiğini çok güzel anlatıyor. Bu anlayışı Trabzon'da da yerleştirmemiz kaçınılmaz.

KTÜ'nün ikinci öğretimi bile böyle bir salonu 100 kere doldurmaya yeter… Belki de sadece bu nedenle Trabzon'da; bin 500 dolar olan fert başına geliri 15 bin dolara nasıl ulaştıracağımızın halen bir yol haritası yok. Bunun için yapacaklarımızı hayal bile edemiyoruz. Kalkınma Ajansı genel sekreterinin 3- 4 aydır görevine başlamamış olması; sadece bu nedenle mi yöneticileri ilgilendirmiyor.

Trabzon'da faydalı model, patent, ARGE ve inovasyon fakiriyiz. Her şey hayalle başlar. Kişisel gelişimine yatırım yapmayanların hayal kurmaları olanaklı değil. Bu nedenle mi boş tenekeler daha hızlı yükseliyor? Rekabet yerine siyasal destek mi çok öne çıktı? Bu nedenle çalışmaya, gelişmeye gerek kalmadı mı? Trabzon'da sanayi, tarım ve turizm sektörlerimiz de verimsiz. Sanayi, tarım, turizm ve 'Trabzon Ekonomisini Etkileyen' aklınıza gelebilecek her sektörde, rekabette öne geçmenin biricik yolu; Faydalı model, patent, ARGE ve inovasyon çalışmalarında ki fakirlikten kurtulmamızdan geçiyor. Kümelenme gibi rekabetçi yapıların kurulması kaçınılmaz. Yoksa sonuç göçtür. Bu nedenle; Trabzon'da göç başta olmak üzere işsizlik sorununu sürdürülebilirlik; verimlilik (rekabet edebilirlik) ekseninde yeni yaklaşımlarla çözmek zorundayız. Bu da ancak; kamu, özel ve sivil sektörün ortaklaşa yapacakları stratejik planla hayata geçebilir.

Bu konularda ilginizi çekebilir