TŞOF: 400 bin kamyon otoparkta bekliyor

TŞOF, kamyoncuların giderlerinin yüzde 80'i oluşturan akaryakıt vergisi yüzünden 400 bin kamyonun otoparkta beklediğini açıkladı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ANKARA- Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunca (TŞOF), Maliye Bakanlığına sunulan raporda, "taşımacılık faaliyetlerinin ülke genelinde ekonomik krizle birlikte azalması ve akaryakıttan alınan vergilerin yüksekliği nedeniyle 400 binin üzerinde kamyonunun otoparklarda beklediği" bildirildi. 

Alınan bilgiye göre, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i ziyaret eden TŞOF Başkanı Fevzi Apaydın, nakliyecilerin sorun ve taleplerini içeren bir rapor sundu.

Ekonomik krizin kara yolu taşımacılığı sektörünü son derece olumsuz etkilediği, başta kamyoncu esnafı olmak üzere kara yolu taşımacılığı sektöründeki tüm esnafın büyük mali sıkıntı yaşadığı belirtilen raporda, özellikle akaryakıttan alınan vergilerin yüksekliğine dikkat çekildi.

Esnafın, ticari borçlarının yanında vergi ve sosyal güvenlik primlerini de ödeyemez hale geldiği ve bu borçların her geçen gün hızla arttığı ifade edilen raporda, 19 Kasım 2009 tarihine kadar vadesi geçmiş vergi borçlarına yüzde 30 gecikme zammı uygulandığı, bu durumun borçların ödenmesini daha da zorlaştırdığı kaydedildi.

Son üç yılın enflasyon oranı yüzde 20'nin altında olmasına rağmen, aynı dönemdeki toplam gecikme zammı oranının yaklaşık yüzde 90'a ulaştığı, bu üç yıllık dönemde vergisini ödeyemeyen bir esnafın borcunun neredeyse ikiye katlandığı belirtilen raporda, gelir vergisinde ise esnafın beyan ettiği her 100 liralık verginin 47 lirasını ödeyemediği ifade edildi.

Raporda, sosyal güvenlik kapsamındaki 4-B sigortalısı esnafın yüzde 70'inin Sosyal Güvenlik Kurumuna prim borcu bulunduğu, ödenemeyen bu borçlar nedeniyle, esnafın evlerini, dükkanlarını ve ticari araçlarını satmak zorunda kaldığı kaydedildi.

Birikmiş vergi ve sosyal güvenlik primi borçlarının, gecikme faizi ve zammına isabet eden tutarlarının enflasyon oranında yeniden yapılandırılarak uzun vadeli (asgari 36 ay) taksitlere bölünmesi istenen raporda, bu sayede ticari faaliyetlerin ve iş hacminin yeniden artmaya başlayacağı vurgulandı.

"Pahalı akaryakıt taşımacılığı durdurdu"

Türkiye'de en fazla kara yolu taşımacılığının tercih edildiği ve bunun önemini her zaman koruyacağı belirtilen raporda, dünyada petrol rezervlerinde görülen hızlı azalış ve akaryakıttaki yüksek vergiler nedeniyle, başta kara yolu taşımacılığı olmak üzere, tüm ulaştırma sektöründe maliyetlerin yükseldiğine dikkat çekildi.

Akaryakıt teslimlerinde uygulanan yüksek vergilerin, sektördeki kayıt dışı ekonomiyi artırdığı gibi, kara yolu taşımacılık faaliyetlerini durma noktasına getirdiği ifade edilen raporda, Ulaştırma Bakanlığının verilerine göre, Türkiye'de yaklaşık 750 bin kamyon ve 2 milyonun üzerinde kamyonetin bulunduğu, kamyonların yüzde 70'inin ticari olarak çalıştığı, kamyon sahibinin veya şoförünün ortalama 4 kişilik bir aileyi geçindirdiği varsayıldığında iki milyon kişinin bu işten geçimini sağladığı vurgulandı.

Taşımacılık faaliyetlerinin ülke genelinde krizle birlikte azalması, petrol fiyatları ile akaryakıttan alınan vergilerin artması nedeniyle sektördeki araçların sadece yüzde 10'unun faaliyetlerine devam edebildiği belirtilen raporda, 400 binin üzerinde kamyonun otoparklarda beklediği, bu araçların sahiplerinin işsizlik nedeniyle çok büyük mali sıkıntılar çektiği ifade edildi.

Kamyoncu esnafının toplam giderlerinin yüzde 80'inden fazlasını motorinin oluşturduğu belirtilen raporda, esnafın giderlerinin azaltılması için akaryakıt vergilerinin indirilmesi istendi.

"Park borcu, araç değerini geçti"

Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'na göre, vergi borcu bulunan araçların fenni muayene yaptıramadığı, bu nedenle kara yollarında yapılan denetimlerde kamyonların otoparklara çekildiği belirtilen raporda, bazı araçların park borçlarının, değerini aşmış durumda olduğu belirtildi.

Parka çekilen araçların ticari faaliyetlerine devam edememeleri nedeniyle yurt içi kara yolu taşımacılığının neredeyse durma noktasına geldiği vurgulanan raporda, faaliyette bulunan araçların, sadece akaryakıt alımı sırasında dahi maliyeye yüklü bir vergi ödediği, parka çekilen araçlar nedeniyle idarenin hem borcunu tahsil edemediği hem de akaryakıt üzerinden alacağı özel tüketim vergisi ve katma değer vergisini alamadığı kaydedildi.

Raporda, şoför esnafının iş yerleri sayılan ticari araçlarının, vergi borçları nedeniyle parka çekilmesi uygulamasına son veren yasal düzenlemenin en kısa sürede hayata geçirilmesi istendi.

Özel bölmeli taksi projesi için vergi muafiyeti

TŞOF'un, 2005 yılında Londra'daki araçlar da örnek alınarak "özel bölmeli taksi" projesini geliştirdiği hatırlatılan raporda, üretici firmaların yapmış olduğu pazar araştırmaları sonucunda, araçların fiyatlarının yüksek olması nedeniyle talebin sınırlı olacağının düşünüldüğü ve seri üretime geçilemediği kaydedildi.

Hafif ticari araçların vergilerinin, aracın motor hacmine göre yüzde 117,12'ye kadar çıkabildiği belirtilen raporda, yüksek oranlı vergilerin üretilecek olan bu özel araçların maliyetini yükselttiğine, bu nedenle projenin başlamadan bittiğine dikkat çekildi.

Raporda, Türkiye'de satılan her üç hafif ticari aracın ekesinin yerli üretim olduğu ve bu proje için yapılacak bir defaya mahsus vergi muafiyetinin, bir yılda üretilen hafif ticari araç sayısının yarısı kadar bir kısmının satılmasını sağlayacağı ifade edildi.

Bu konularda ilginizi çekebilir