Bursa’da şimdi değişim zamanı

Bursa’da haftalardır gündemi belirle­yen BTSO seçimleri sona erdi. Özer Matlı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın yeni başkanı oldu. Şimdi asıl mesele, bu değişim Bursa’ya ne kazandıracak?

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Bursa’da şimdi değişim zamanı

Özgür HASÇELİK

Bursa, Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri. Otomotivden teks­tile, makineden gıdaya uzanan güçlü bir sanayi altyapısı var. Ancak geçmişin ba­şarıları geleceği garanti etmiyor. Artan maliyetler, finansmana erişim, nitelikli iş gücü ve ihracatta rekabet gücü, sana­yicinin önündeki önemli başlıklar. Üret­mek kadar teknolojiye uyum sağlamak ve katma değeri artırmak da gerekiyor.

Yeni dönemde BTSO’nun görevi, bu dönüşümde sanayiciye yol göstermek olmalı. Büyük işletmeler kadar KOBİ’le­rin ve yan sanayinin de dijitalleşme, enerji verimliliği ve yeni teknolojilere erişim konusunda desteğe ihtiyacı var. Bursa’nın üretim gücü, büyük fabrikalar kadar KOBİ’lere ve yan sanayiye de da­yanıyor.

Yeşil dönüşüm, nitelikli iş gücü ve lo­jistik de ertelenemeyecek konular ara­sında. Üniversiteler, meslek liseleri ve sanayi arasında daha güçlü bir iş birli­ği kurulması; Bursa’nın ulaşım ve lojis­tik sorunlarının ilgili kurumlarla birlik­te takip edilmesi gerekiyor. BTSO bütün sorunları tek başına çözemez ama doğru aktörleri aynı masada buluşturabilir, or­tak hedefler için öncülük edebilir.

Matlı’nın seçim sürecinde verdiği me­sajlar arasında bütün üyeleri kucakla­ma yaklaşımı da vardı. Bu, yeni dönem açısından önemli. BTSO yalnızca bü­yük kuruluşların ya da belli çevrelerin değil, farklı sektörlerde ve ölçekte faali­yet gösteren bütün üyelerin ortak çatısı. Bursa’nın sorunları ortak akıl ve iş birli­ğiyle aşılabilir.

Bursa medyası da büyük bir sınav verdi

Bir başka soru da seçim sürecinde Bursa medyasının aldığı pozisyonla il­gili.

BTSO yarışı uzun süre kentin günde­minde kaldı. Medya da bu süreçte kes­kin biçimde taraflara ayrıldı. Bir taraf­ta Matlı’yı destekleyenler, diğer tarafta Burkay’ın yanında duranlar vardı. Ku­lisler, karşılıklı suçlamalar, spekülas­yonlar ve zaman zaman belden aşağıya varan tartışmalar, asıl meselelerin önü­ne geçti. Öyle bir görüntü oluştu ki insan zaman zaman Bursa medyasını değil, iki tarafın kılıç kalkan ekibini izlediğini dü­şündü. Gazetecilerin farklı görüşleri olabilir. Ancak taraf tutmak gazetecili­ğin önüne geçtiğinde, iddialar gerçekle­rin yerini aldığında kaybeden yalnızca hedef alınan kişi olmaz. Bursa kamuoyu da sağlıklı bilgiye ulaşmakta zorlanır.

Şimdi seçim bitti. Özer Matlı başkan seçildi. Peki, seçim boyunca bu kadar keskin biçimde saf tutanlar bundan son­ra ne yapacak? Aynı enerjiyi Bursa’nın sanayisini, ekonomisini, ulaşımını ve geleceğini konuşmak için de gösterebi­lecekler mi, yoksa seçim bittiğinde gün­demleri de mi bitecek?

Asıl sınav şimdi başlıyor. Yeni yöne­timin doğru adımları teslim edilmeli, yanlışları da kim olduğuna bakılmadan eleştirilmeli. Gazeteciliğin ölçüsü kimin yanında durulduğu değil, neyin doğru olduğudur. BTSO’nun başarısı da açık­lanan projelerin sayısıyla değil, üyelerin hayatında yarattığı karşılıkla ölçülecek.

Aynı ölçü, seçim sonrasında Bursa’nın gündemini belirleyecek medya için de geçerli. Sanayinin geleceği, üyelerin or­tak akılla sürece katılması ve kentin ger­çek sorunlarının gündemde tutulma­sı gerekiyor. Seçim geride kaldı; şimdi hem BTSO’nun hem de Bursa medyası­nın odağını kişilerin ve cephelerin ötesi­ne taşıma zamanı. Çünkü Bursa’nın ihti­yacı yalnızca yeni bir başkan değil, üre­timin geleceğine yön veren bir anlayış ve bu süreci dikkatle izleyen bağımsız bir kamuoyu.

Sözün değil, yapılan işin takip edilme­si gerekiyor.

Kaynak: DÜNYA - BURSA