Finansal okuryazarlık & finansal kapsayıcılık

Prof. Dr. Dilek LEBLEBİCİ TEKER
Prof. Dr. Dilek LEBLEBİCİ TEKER dilek.teker@isikun.edu.tr

Türkiye’de yüksek getiri vaadi ile dolandırıcılık hikayelerini çok sık duyar olduk. Bazıları kısa sürede yüksek gelir elde edebilecekleri yatırım araçlarına ve bu imkanı onlara sunacak kişilerin gerçekten var olduğuna daha çok inanır oldu. Haberlere şimdilik yansıyan kısmıyla İzmir’de bir iş insanının gerçekleştirdiği yolsuzlukta çok sayıda mağdur ve kayıp 2.5 milyar TL’lik vurgun en son hikaye.

Daha önce başka yazılarda da yazmıştım. Herhangi bir yatırım aracı, bir yatırımcıyı kısa sürede zengin edemez. Belki bir süre kazanırsınız ama bunun nedeni, sisteme daha çok para koymanız için göz boyayan bir taktiktir. Son zamanlarda tanık olduğumuz bu vurgunlarda ortak nokta çok ama çok para kazanma hırsı. O halde bunu paradan para kazanma hırsını kontrol edemeyenlerin mutsuz sonlu hikayesi olarak tasvir etmek de yanlış olmaz.

Bilinçli yatırımcı davranışını bu tarz olaylardan elde ettiğimiz kötü tecrübeler ile öğrenmeyi bekleyemeyiz. Finansal okuryazarlık ve bilinçli yatırımcı davranışının önemini vurgularken, bir yandan da finansal kapsayıcılık ve finansın dijitalleşmesinin de altını çizmek gerekir. Yazının başlığına dahil ettiğim finansal kapsayıcılık konusu, ülkelerin refah düzeyinin gelişmişliği ve finansal okuryazarlık bilgisinin kullanımı ile finansa erişim olanaklarının da tespitine yönelik önemli bir gösterge.

Özellikle son yıllarda finans sektöründe yaşanan önemli gelişmeler; yeni finansal ürünlerin piyasaya sunulması, yapay zeka kullanımı, FinTech uygulamaları sektörün büyümesine önemli ölçüde katkıda bulunmuş olsa da, finansal hizmetlere yönelik bilgi düzeyinin halen düşük olduğu ve kullanımın da geniş nüfus kitlelerine yayılmadığı bu konuda yapılan çalışmalarda gelişen ve gelişmiş ekonomi karşılaştırma verilerine yansımaktadır.

Dünya Bankası tarafından yayınlanan son veriler; bir bankada hesabı olan bireylerin toplam nüfusa oranının ülke kalkınma düzeyleri ile yüksek ilişkili olduğunu da ortaya koymakta. OECD üyesi yüksek gelir grubundaki ülkelerde bu oran yüzde 97’si iken gelişmekte olan ülkelerde yüzde 71 olarak açıklanmış. Türkiye verisi yüzde 74’ü işaret etmekte. Dijital finans kullanımında da ülkeler karşılaştırması uç noktalarda.

Gelişmiş ekonomilerde dijital ödeme sistemini kullananların oranı yaklaşık 90 iken gelişen ekonomilerde bu oran yüzde 51. Türkiye rakamı ise yüzde 61. Konu da veri de çok derin ve satırlara sığmaz. Mensubu bulunduğum Işık Üniversitesi’nden doktora öğrencim Sena Dönmez ile bireylerin tasarruf ve yatırım davranışları ile finansal ürün ve hizmetler hakkında bilgi düzeyleri ve bunların kullanım sıklıklarını incelediğimiz bir araştırma gerçekleştirdik.

Çok kısaca, ankete katılan her 10 kişiden 6’sı aylık kazançlarının ancak yüzde 10’nu tasarruf edebildiklerini belirtti. Katılımcıların nakit ihtiyacında ilk sırada günlük yaşam ihtiyaçlarının karşılanması geliyor. İkinci sırayı seyahat alıyor ama bu ilk 2 parametre arasında önemli bir frekans farkı var.

Her 10 katılımcıdan 6’sında en az 2 kredi kartı var. Ankette katılımcılara BES sistemi hakkında bilgi düzeylerini konumlandırmalarını istedik. Her 10 kişiden 8’I bu ürünleri hakkında bilgi sahibi olduğunu vurgulamış olsa da anket katılımcılarından her 10 kişiden sadece 4’ü BES yatırımcısı olduğunu belirtti. QR uygulamaları bugün çok farklı alanlarda kullanılmakta. Öyle ki QR ile ödemeler de gerçekleşmekte.

Katılımcılardan her 10 kişiden 4’ü QR uygulaması kullanarak ödeme yapma alışkanlığı olduğunu belirtti. Her 10 katılımcıdan 9’u para transferlerinde mobil bankacılık kullandığını ifade etti. Önemli bir kesim internet alışveriş mecralarını kullanıyor. Şubeye giderek bankacılık işlemi yapma alışkanlıklarını düşük konumlandırıyorlar. Beklenti dahilinde dijitalin hayatımıza daha fazla sirayet etmesi normal. Buradan dönüş yok. Finansal okuryazarlık ve finansal kapsayıcılık arasında ki kuvvetli ilişkiyi de göz ardı edemeyiz.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Büyümek vs. kalkınmak 04 Haziran 2024
Yeşil dönüşüm 08 Mayıs 2024
Yeni savaş kapıda mı? 17 Nisan 2024
Seçim ertesi 03 Nisan 2024
Merkez ne kadar şahin? 28 Şubat 2024
Enflasyon görünümü 31 Ocak 2024
2024’e girerken . . . 27 Aralık 2023