“Belirsiz zamanlarda kesin olan tek şey, inovasyon ihtiyacı”

Belirsizliğin yönetiminde ustalaşmanın mümkün olduğunu söyleyen INSEAD Üniversitesi strateji profesörü Nathan Furr, "Bilinmeyene güvenle adım atarak fırsatları değerlendirmek için kendinizi güçlendirebilirsiniz” diyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Belirsiz zamanlarda bile fırsatların değerlendirilmesi ve bilinmezlikle yüzleşilmesi inovasyonun temelini oluşturuyor. Dünya Belirsizlik Endeksi hayatımızın bir gerçeği olan belirsizliğin son yıllarda istikrarlı bir artış gösterdiğini ortaya koyuyor.

INSEAD Üniversitesi strateji ve yenilik profesörü Nathan Furr, belirsizliği kucaklayarak yenilik yapmanın ve fırsatları değerlendirmenin önemini vurguluyor. Belirsizlikle baş etmek, insanların genellikle korktuğu bir konu. Ancak Prof. Furr asıl engelin değişimden duyulan korku olduğunu belirtiyor. İnsanların evrimsel olarak belirsizlikten kaçınmaya programlandığını söyleyen Furr, artık bu düşünce yapısının geride kaldığını ve inanılmaz olasılıklarla dolu bir dünyada yaşadığımızı ifade ediyor.

Belirsizliğin potansiyeller alanına adım atmanın kapısını araladığını belirten Furr, birçok girişimcinin ve yenilikçinin bu belirsizlik korkusunu aştığını gözlemlediğini paylaşıyor. Prof. Nathan Furr ve girişimci Susannah Harmon Furr ile "The Upside of Uncertainty” (Bilinmeyenin İyi Tarafı) isimli kitapları ve belirsizlikle yüzleşmek için yapılması gerekenler hakkında konuştuk:

"Belirsizlik korkusuyla yüzleşmeliyiz"

Prof. Furr, 20 yılı aşkın bir süredir yenilikçilerle röportaj yaptığını ve yeni bir şey yapmak isteyen herkesin öncelikle belirsizlikle yüzleştiğini keşfettiğini belirtiyor. Furr, "Yenilikçilerin ve girişimcilerin belirsizlik korkusunu nasıl aştıklarını merak ettim. Olasılıkları keşfetmek için bilinmeyene adım atmaları gerektiğini gördüm" diyor. Prof. Furr, kitaptaki merkez kavramlardan birisinin "transilience" olduğuna işaret ediyor. Dayanıklılığın ötesinde bir yetenek olarak tanımlanan “transilience” bir durumdan diğerine sıçramayı ifade ediyor.

Furr, bunu sertleşmiş çeliğin eriyen metale dönüştüğü an, sıradan taşın pürüzsüz bir heykele dönüştüğü an ve korku veren belirsizliğin anlayış, bilgelik ve fırsata dönüştüğü an olarak tanımlıyor. Prof. Nathan Furr gerçekleştirdiği röportajlarda Jeff Bezos ve Elon Musk gibi iş insanlarından belirsizlikle yüzleşme konusunda etkilendiğini ifade ediyor.

"Dünyanın geri kalanı korku içinde kaçışırken onlar belirsizlikten besleniyorlar. Belirsizlikten rahatsız olmayan insanlar daha yaratıcılar ve daha başarılı girişimci ve daha etkili liderler oluyor. Varsayımlara meydan okuma da önemli bir anahtar kavram olarak öne çıkıyor.

Bazen en ilginç olasılıklar, günlük varsayımlarımıza meydan okuduğumuzda ortaya çıkıyorlar" diyor.

“Belirsizliği yönetmek mümkün”

Susannah Harmon Furr, dünyadaki her bireyin belirsizlikle daha sık başa çıkmak durumunda olduğunu ifade ediyor ve "Belirsizlik hiçbirimizi felç etmek zorunda değil" diyor. Son 10 yılda bu konuda iyi yol almayı öğrenmiş yenilikçiler ve fark yaratanlar üzerinde çalıştıklarını, dayanıklılık ve belirsizliğe tolerans gibi konulardaki araştırmaları incelediklerini belirtiyor.

Çalışmalarına göre bulgular açık: Hepimiz belirsizliği yönetmede ustalaşabilir ve bilinmeyene güvenle adım atarak fırsatları değerlendirmek için kendimizi güçlendirebiliriz. Prof. Nathan Furr, "Hayattaki pek çok şeyin kontrolünüz dışında olduğunu kabul ederseniz belirsizlik altında daha sakin olabilirsiniz. O yüzden bırakın gitsin.

Bunun yerine kendinizin en iyi versiyonu olmaya ve dünyaya en büyük katkıyı nasıl yapacağınıza odaklanın" diyor. Susannah Harmon Furr, “Belirsizliği nasıl yönetiriz?" sorusuyla yola çıktığını ancak röportaj yaptığı yenilikçiler, yaratıcılar, tasarımcılar ve bilim insanlarının "Belirsizliği seviyorum. Yönetmek kelimesini sevmiyorum" ifadelerinde bulunduklarını paylaşıyor. Ona göre belirsizlik, organizasyonlarda inşa edilebilecek bir yetenek. Yenilik ihtiyacı belirsiz zamanların tek kesinliği.

Belirsizliği yönetmenin 4 ilkesi

“Hepimiz belirsizliği yönetmede ustalaşabilir ve bilinmeyene güvenle adım atıp onun sunduğu fırsatı değerlendirmek için kendimizi güçlendirebiliriz” diyen Prof. Nathan Furr ve girişimci Susannah Harmon Furr röportaj ve araştırmalarından öne çıkan 4 ilkeyi girişimci örnekleriyle paylaşıyorlar:

1-Durumunuza farklı açıdan bakın: Patagonia'nın kurucu ortağı Yvon Chouinard, belirsizlikle yüzleşmeyi öğrenerek başarılı bir giyim markası geliştirdi. Sürdürülebilir malzemeler benimseyerek üretim normlarını değiştirdi. Chouinard rolünü “Sadece oyunu oynamak değil, oyunu geliştirmek” olarak ifade ediyor. "Önümüzdeki 100 yıl boyunca etrafta olmak isteyen yöneticiler, değişimi sevseler iyi olur. Unutmayın bilge lider kriz olmadığında bir kriz icat eder" diyor.

2-Kendinizi yeni risklere hazırlayın: Yenilikçiler, hayatın diğer alanlarında belirsizliği azaltarak denge sağlayabilirler. Cesur renk kombinasyonlarıyla tanınan tasarımcı Paul Smith, seyahat ettiğinde hep aynı otelde ve aynı odada kalır. Steve Jobs'ın ömür boyu yetecek siyah boğazlı kazağı bulunur. Time'ın en etkili 100 kişi arasında yer verdiği Match.com'un eski CEO'su seri girişimci Sam Yagan, “En iyi arkadaşlarım ortaokul ve liseden. Lise aşkımla evlendim. İş yerinde ne kadar çok belirsizlik içindeysem hayatımın diğer alanlarında tam tersi bir arayıştayım” diyor.

3-Harekete geçin: Timothy Ott ve Kathleen Eisenhardt tarafından yapılan araştırma en başarılı atılımların bir dizi küçük adımla gerçekleştiğini gösteriyor. Basecamp ve Hey.com dahil olmak üzere çok sayıda girişimin kurucu ortağı olan David Heinemeier Hansson, hedefleri baskıcı olarak görüyor ve hedef belirlemenin işe yaramadığını savunuyor. Değerlerini belirleyen kişinin tüm dünya karşısında dursa da yolunda ilerleyeceğini söyleyen Hansson, "10 milyon doları bir hedef olarak belirlemek yerine değerlerinizi gerçekleştirmeyi hedeflerseniz ihtiyacınız olan hamleleri yapacak özgüvene sahip olursunuz” diyor.

4-Kendinizi koruyun: Belirsizlikle başa çıkmak için dirençli olmanız gerekir. Önemli olan şeylere odaklanarak başarısızlıkların ve hayal kırıklıklarının üstesinden gelebilirsiniz. Kimya Nobel ödülü sahibi Ben Feringa'ya göre, bilimsel keşif ancak belirsizlikle karşılaştıktan sonra gerçekleşir. “Belirsizliğe adım atmazsan yeni bir şey keşfedemezsin. Bilim belirsizliklerle doludur” diyen Feringa hayal kırıklığıyla başa çıkma konusunda da dirençli olunması gerektiğini sözlerine ekliyor. Bilim insanları ve girişimciler hayatlarını sürdürebilmek için onlar için anlam ifade eden insanlara ve şeylere odaklanıyorlar.