ABD gümrük vergisi Mersin tekstilini de vuracak

METKOSAD Başkanı Ekrem Sağlam, ABD’nin uyguladığı yüzde 12,5’lik ilave gümrük vergisinin Mersinli ihracatçıların rekabet gücünü daha da zayıflatacağını belirterek, sektöre kur desteğinin artırılması ve ABD ile sektörel ticaret anlaşmaları yapılması gerektiğini söyledi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
ABD gümrük vergisi Mersin tekstilini de vuracak

Fahriye K. ŞENYURT

Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim üretim merkezlerin­den Mersin, ABD’nin ye­ni gümrük vergisi kararıyla ihra­catta yeni bir riskle karşı karşıya kaldı. Kentte yaklaşık 50 ihracat odaklı fabrikanın faaliyet göster­diği, 10 bin kişiye istihdam sağla­yan ve 350 milyon dolarlık ihra­cat gerçekleştiren sektörün, yeni vergi düzenlemesinden olumsuz etkilenmesi bekleniyor.

Mersin Tekstil Konfeksiyon ve Sanayici­ler Derneği (METKOSAD) Baş­kanı Ekrem Sağlam, Avrupa paza­rındaki daralma nedeniyle ABD’ye yönelen Türk tekstil sektörünün, ilave gümrük vergisiyle birlikte rekabet gücünü daha da kaybede­ceğini belirterek, üreticilerin hem yüksek maliyetlerle hem de ulus­lararası ticarette oluşan yeni re­kabet koşullarıyla mücadele etti­ğini ifade etti.

Hazır giyim ürünle­rinde kilogram ihracat değerinin yaklaşık 20 euro seviyesinde oldu­ğuna dikkat çeken Sağlam, katma değerli üretime rağmen sektörün hak ettiği desteği göremediğini di­le getirdi.

ABD’nin yılda yaklaşık 100 mil­yar dolarlık hazır giyim ithalatı gerçekleştirdiğini hatırlatan Ek­rem Sağlam, Türkiye’nin bu dev pazardan yalnızca yüzde 1,2 pay alabildiğini söyledi. Sağlam, “ABD dünyanın en büyük hazır giyim it­halatçısı konumunda.

Avrupa pa­zarındaki daralma nedeniyle Mer­sin’deki üreticilerimiz de rotası­nı ABD’ye çevirmek istiyor. Ancak uygulanan yeni vergiler, zaten sı­nırlı olan rekabet gücümüzü da­ha da azaltıyor. Çin, Bangladeş ve Vietnam gibi ülkeler ihracatta hız­la büyürken Türkiye’nin hazır gi­yim ihracatı 17 milyar dolar sevi­yelerine kadar geriledi. Mersinli ihracatçılarımız da bu gelişmeler­den doğrudan etkilenecek” dedi.

“Güvenli liman Türkiye’yi kaybetmemeliyiz”

Türkiye’nin küresel tedarik zincirinde güvenilir üretici kim­liğiyle öne çıktığını vurgulayan Sağlam, bu avantajın korunması­nın stratejik önem taşıdığını be­lirtti. “Güvenli liman konumun­daki Türkiye’yi kaybetmememiz gerekiyor” diyen Sağlam, “Bu­gün dünyada birçok alıcı üretimi­ni güvenilir tedarikçilerden yap­mak istiyor. Türkiye bu noktada önemli bir avantaja sahip. Ancak artan maliyetler ve kur baskısı bu avantajı her geçen gün zayıflatı­yor. Sektörel bazda kur desteğinin artırılması artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi” ifadele­rini kullandı.

“Maliyet baskısı rekabet gücünü eritiyor”

Son dört yılda üretim maliyet­lerinin döviz kurunun çok üze­rinde arttığını belirten Sağlam, ihracatçının bu yükü tek başına taşımasının mümkün olmadığı­nı söyleyerek, “Girdi maliyetle­ri yüzde 580 artarken döviz ku­ru yalnızca yüzde 220 yükseldi. Emek yoğun bir sektör olan kon­feksiyonda bu tablo sürdürüle­bilir değil. Mersin’deki üretici­lerimiz hem maliyet artışlarıyla mücadele ediyor hem de ulusla­rarası pazarlarda fiyat tutturamı­yor. Mevcut şartlarda firmala­rımız mevcut müşterilerini ko­rumakta bile zorlanıyor” diye konuştu.

ABD’nin Türkiye’ye yüzde 12,5 ilave gümrük vergisi uygularken Bangladeş, Malezya, Endonezya ve Kamboçya gibi rakip ülkele­re sağladığı avantajların rekabe­ti daha da zorlaştırdığını belirten Sağlam, hükümet nezdinde dip­lomatik girişimlerin hızlandırıl­ması gerektiğini söyledi.

Sağlam, “Bugün ABD’ye yaptığımız hazır giyim ihracatı toplam ithalatın yaklaşık yüzde 1’i seviyesinde bu­lunuyor. Bu oranın mutlaka artı­rılması gerekiyor. Bunun için hü­kümetimizin ABD makamlarıyla sektöre özel ticaret anlaşmaları yapmasını ve Türk tekstil sektö­rünün önünü açacak adımlar at­masını bekliyoruz. Biz yüksek maliyetlerle üretim yaparken ra­kip ülkeler sıfır vergi avantajıyla pazara giriyor. Bu şartlarda reka­bet etmek son derece güçleşiyor” ifadelerini kullandı.

METKOSAD Başkanı Ekrem Sağlam, tekstil ve hazır giyim sek­törünün Mersin ekonomisinin lokomotiflerinden biri olduğuna dikkat çekerek, üretimin, istihda­mın ve ihracatın korunabilmesi için kur politikalarından dış tica­ret anlaşmalarına kadar sektörün rekabet gücünü artıracak destek mekanizmalarının vakit kaybe­dilmeden hayata geçirilmesi ge­rektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: DÜNYA - MERSİN