ABD’de konut tartışması: Amerikan rüyasını tehdit ediyor
ABD’de yabancı yatırımcıların konut piyasasındaki payının artması, özellikle ilk kez ev almak isteyen Amerikalılar için yeni bir tartışma başlattı. Bazı uzmanlara göre yabancı alımlar konut fiyatlarını yukarı çekerek orta sınıfın ev sahibi olmasını zorlaştırıyor.
ABD’de konut piyasası son yıllarda hem yüksek faiz oranları hem de artan fiyatlar nedeniyle zor bir dönemden geçiyor.
Bu tabloya bir de yabancı yatırımcıların artan konut alımları eklenince, “Amerikan rüyası” olarak görülen ev sahipliği hedefinin birçok aile için giderek uzaklaştığı yönünde tartışmalar büyüyor. Özellikle bazı politika çevreleri, yabancıların ABD’de konut satın almasının yerli alıcılar için rekabeti artırdığını savunuyor.
Yabancı yatırımcılar 78 binden fazla konut aldı
Son verilere göre Nisan 2024 ile Mart 2025 arasında yabancı alıcılar ABD’de 78 binden fazla konut satın aldı. Bu alımların toplam değeri 56 milyar doların üzerine çıkarken, yabancı yatırımcıların konut harcamaları bir yıl içinde yaklaşık yüzde 33 arttı.
Araştırmalara göre yabancı alıcıların önemli bir bölümü konutları peşin ödeme ile satın alıyor. Bu durum, kredi kullanmak zorunda olan genç ve orta gelirli Amerikalı alıcıların rekabette geri kalmasına yol açabiliyor. Ayrıca yabancı alımların yaklaşık üçte ikisi müstakil tek ailelik evlerden oluşuyor; bu da yerel ailelerin en çok talep ettiği konut segmentinde rekabeti artırıyor.
Çinli yatırımcılar listenin başında
Yabancı konut alımlarında Çinli yatırımcılar ilk sırada yer alıyor. 2025 yılı içinde Çinli alıcıların ABD’de konut alımına 13,7 milyar dolar harcadığı belirtiliyor. Bu durum, bazı politika çevrelerinde ulusal güvenlik ve ekonomik rekabet açısından da tartışma yaratıyor.
Bazı analizlere göre yabancı yatırımcıların önemli bir kısmı bu evleri doğrudan yaşamak için değil; yatırım, kira geliri veya tatil evi olarak kullanmayı planlıyor.
Yeni düzenleme çağrıları yükseliyor
Bu gelişmelerin ardından bazı siyasetçiler ve politika uzmanları, yabancıların konut alımlarına ek vergi getirilmesi veya sınırlama uygulanması gerektiğini savunuyor. Benzer uygulamaların Kanada ve bazı Avrupa ülkelerinde zaten yürürlükte olduğu belirtiliyor.