‘’Et ve süt fiyatlarındaki artışların yemle ilgisi yok’’

Yem unsurunun et ve süt fiyatlarının artışlarında etkili olduğu iddiasının son dönemde yaşanan yükselişle ilgisinin bulunmadığının ortaya çıktığını belirten TÜRKİYEM-BİR Başkanı Ülkü Karakuş, hayvan envanterindeki düşüşe dikkat çekti. Karakuş, yemde fiyat artışının 2023’te genel enflasyonun çok altında, yüzde 35’te kaldığını söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Mehmet Hanifi GÜLEL

Türkiye yem sanayi sektörünün 2023 yılı enflasyonu yüzde 35’te kaldı. Son yıllarda hayvan materyali sayısının azaldığını ve fiyatların ciddi anlamda yükseldiğini kaydeden Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (TÜRKİYEM-BİR) Başkanı Ülkü Karakuş, 35 bin liralık hayvan materyalinin 120 bin liraya yüklediğini söyledi.

Daha önceleri yem fiyatının et ve süt fiyatları üzerinde etkili olduğu iddia edildiğini, ancak son dönemde yaşanan artışlarla bunun yemle ilgisinin olmadığının ortaya çıktığını aktardı. Karakuş, 2023 yılında sektörleri açısından talep düşüklüğüne bağlı olarak yem üretimlerindeki durgun seyir yem hammadde talebini de azalttığını bildirdi.

Hayvan materyalindeki eksikliğinden dolayı et krizinin yaşandığını bildiren Karakuş, ‘’Son yıllarda hayvan kesiminin çok olduğunu, bunun da süt ve ette bir miktar açığa yol açtı. Hayvan açığından dolayı 30 ila 35 bin liralık hayvan materyali 120 bin liraya kadar yükseldi’’ dedi. Son dönemde hayvan yeminin fiyat artışlarıyla ilgisinin olmadığının ortaya çıktığına vurgu yapan Karakuş, yemde ertelenmiş fiyat artışlarının olmasına rağmen, fiyatlarda ciddi bir değişikliğin beklenmediğini dile getirdi.

Şu anda yem fabrikalarında stoklarının yüksek olduğunu bildiren Karakuş, ‘’Üreticide mal var ama fiyatlar da geride. Hayvan varlığının da az olmasından dolayı düşük gidiyor. Kaba yemde ise kaliteli yem silajlık, kuru ot ve yoncada sorunu var’’ diye konuştu. Türkiye’nin 2023 yılı karma yem ihracatı yaklaşık 500 bin tona karşılık 279 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Bir önceki yıla göre yüzde 23,1 düşüş gösterdi.

Sektörde talep düşüklüğü yaşanıyor

Tüm zorluklara rağmen karma yem sanayinin 2023’te bitkisel ve hayvansal üretimi destekleyerek, karma yemlerde sürdürülebilir üretimini devam ettirmeye çalıştığını ileten Karakuş, bitkisel üretim ile hayvansal üretim arasında yer alan karma yem sanayisinin ağırlıkla hububatlar ve yağlı tohumlar ile bunların yan ürünlerinin piyasa durumları ile hayvansal ürünlere yönelik talep değişimlerinden etkilendiğimi belirtti.

Fakat geçen yıl yapılan hububat ithalatı ve ülke içindeki yüksek rekoltelerin Türkiye’de hububat bolluğuna yol açtığına dikkat çeken Karakuş, ‘’Sektörümüz açısından talep düşüklüğüne bağlı olarak yem üretimlerindeki durgun seyir yem hammadde talebini azalttı.

Bunun etkisiyle Ağustos 2023 itibariyle TMO stoklarının boşaltılması ve yeni alımlara yer açılması amacıyla makarnalık buğday ve mısır ihracatı yapılmaya başlandı. Mısır ihracatı yıl sonunda 2,3 milyon ton civarında gerçekleşti. Yem sanayimizin kullandığı önemli hammaddelerden olan kepeklerde ise 2023 yılında istikrarlı bir piyasa oluşmadı’’ diye konuştu.

Karma yem üretimi yüzde 3 arttı

Genel olarak 2023’te arz fazlası ve talep düşüklüğü nedeniyle aralık ayı hariç hububat fiyatlarının nispeten dengeli seyrettiğini aktaran Karakuş, döviz kurlarındaki artışlara bağlı olarak yağlı tohum küspelerinde fiyat artışlarının olduğu, yüksek enflasyon nedeniyle iç piyasada hayvansal ürünlere yönelik talebin düşük seyrettiği bir yıl yaşadığını söyledi.

Tüm bunlara rağmen karma yem fiyatlarında aşırı artışlar görülmediğini işaret eden Karakuş, ‘’Fiyat artışları enflasyon oranı altında seyretti, karma yem sanayisi talep düşüklüğü nedeniyle 2023 yılını son aylar hariç durgun bir şekilde geçirdi. Tüm bu olumsuzluklara rağmen son aylardaki hareketliliğin de etkisiyle karma yem üretimimiz 2023 yılında 2022 yılına göre yüzde 3 artış ile 27,9 milyon tona ulaştı’’ açıklamasında bulundu.

Bu yıl döviz kuru hammaddeler üzerindeki etkisini sürdürecek

Sektörün 2024 yılı beklentilerini dile getiren Karakuş, ülkelerin enflasyonla mücadele kapsamında uyguladıkları faiz artırmaya yönelik para politikalarının da etkisiyle küresel anlamda bir resesyon riski olduğunu ifade etti.

Büyük çapta bir doğal afet, kuraklık olmaması durumda bu yıl dünya genelinde hububat ve yağlı tohumlarda üretim artışlarının beklendiğine değinen Karakuş, ‘’Artan üretimlere karşın taleplerde ise önemli bir artış beklenmiyor. Benzer şekilde bu yıl için ülkemizde de kredi maliyetlerindeki artışların yem sanayisinde ve hayvansal üretimde yeni yatırımları olumsuz etkileyeceğini, nakit akışlarında sorunlara yol açacağını bekliyoruz.

Ülkemizde hububat ekilişlerinde ve yağışlarda sorun olmadığı bildiriliyor. Bunun etkisiyle hububat rekoltelerinde artışlar bekleniyor. Durgun talebin etkisiyle dünya yem hammadde fiyatlarında önemli artışların olmayacağı, ancak yüksek seyreden döviz kurları nedeniyle bu ürünlerin ihtiyaç halinde ülkemize ithal edilmesinin yüksek maliyetlere neden olması bekleniyor.

Yine önümüzdeki sezonda özel sektördeki finansal sorunların hububat alımlarını düşüreceğini, bu durumun ortaya çıkaracağı olumsuzlukları engellemek, yerli üretimde sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla TMO’nun aktif rol oynamaya devam edeceğini öngörüyoruz’’ dedi.