“Global pazarlarda prestijli bir ürün kimliğine sahibiz”

Türkiye Makarna Sanayi­cileri Derneği (TMSD) Yönetim Kurulu Başkanı Ay­kut Göymen, “Dünya Makar­na Günü” için sektörün küre­sel pazarlardaki konumunu değerlendirerek, “Global pa­zarda prestijli bir ürün kimli­ğine sahibiz” dedi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
“Global pazarlarda prestijli bir ürün kimliğine sahibiz”

Sektörün globaldeki başarısını teknolo­jik dönüşüm ve kapasite artış hamleleriyle desteklediğinin altını çizen Göymen, “Sektö­rümüzün üretim gücü, ihracat büyüme hızımızın katbekat üzerinde bir gelişim göster­di. Yakın döneme kadar 3 mil­yon ton civarında olan toplam üretim kapasitemiz, kapasite artış yatırımlarıyla birlikte 4 milyon tona yükseldi” dedi.

“İtalya’dan geri kalır yanımız kalmadı”

Bu muazzam üretim hac­minin sektörün küresel pa­zardaki konumunu da güçlen­dirdiğine işaret eden Aykut Göymen, “Üretim teknolojisi ve kalitesinde İtalya’dan hiç­bir geri kalır yanımız kalma­dı. Dünyadaki tüketiciler artık şunu biliyor: ‘Türkiye’den is­tediğim kalitede ürünü, iste­diğim an alabilirim.’ Türk ma­karnası dünyada güven duyu­lan, prestijli bir ürün kimliği kazandı” diye konuştu.

Tüm bunların yanı sıra top­lam tüketim ihracat ve iç pa­zar olarak yıllık 2.2 milyon ton olarak düşünüldüğünde, kapasite kullanım oranının yüzde 55’lere kadar gerileme­sinin dikkat edilmesi gereken bir unsur olduğunun altını çizen Göymen, bu oranın geç­miş yıllarda yüzde 75 civarını gördüğünü anımsattı.

“Hammadde arzında önümüz açık, stok güçlü”

Dünya buğday piyasasın­daki gelişmeleri ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) stok gücünü de sektör açısın­dan değerlendiren Aykut Göy­men, iç pazarda hammadde krizi bulunmadığını belirte­rek şunları söyledi: “Dünya­da makarnalık durum buğ­dayı üretimine baktığımızda, geçen sezona kıyasla cüzi bir azalma görülse de tüketimi fazlasıyla karşılayacak, hatta devir stoğu oluşturacak mik­tarda ürün mevcut. Bu alanda dünyadaki en büyük üreticiler Türkiye ve Kanada. Ülkemiz­de ise TMO elinde halihazır­da yeterli miktarda makarna­lık buğday stoğu vardı ve bu yıl yapılan ilave alımlarla birlik­te hammadde arz güvenliği­miz tam anlamıyla sağlanmış durumda. Bu stoklar bizi önü­müzdeki yılın sezonuna kadar rahatlıkla ulaştıracak. Ham­maddede önümüz gayet açık.”

 Öte yandan, Türkiye’de­ki makarna tüketim alışkan­lıklarını ve ürün kalitesini de­taylandıran Başkan Göymen, “Market raflarında satılan, markası ne olursa olsun tüm makarnalar gıda kodeksimiz gereği yüzde 100 makarna­lık durum buğdayından üre­tiliyor. Durum buğdayı lifli ve yüksek proteinli yapısıyla ek­meklik buğdaydan tamamen farklı ve çok daha besleyici” ifadelerini kullandı.

Sektörün yasal sınır olan yüzde 10,5 protein oranının al­tına asla inmediğini, premium serilerde yüzde 13 ila 14 prote­in değerlerinin sunulduğunu sözlerine ekleyen Aykut Göy­men, “Buna rağmen ülkemiz­de kişi başı yıllık tüketim 7,5 kilogram seviyesinde ve biz bunu çok yetersiz buluyoruz. Makarna artık lüks restoran­ların, bistroların ve fast-fo­od zincirlerinin menülerinde başköşeye yerleşen bir ana ye­mek. Hem iç piyasada bu bilin­ci artırarak hem de ihracat pa­zarlarımızı çeşitlendirerek bu büyüme potansiyelini hare­kete geçirmeye kararlıyız” de­ğerlendirmesini yaptı.

“Amerika engellerini kıran firmalarımız var”

 ABD ve Japonya pazarlarının Türk makarnası için stratejik önem arz ettiğini dile getiren TMSD Yönetim Kurulu Başkanı Aykut Göymen, hukuki kazanımların ihracata yansımasını şu sözlerle ifade etti: “Gelecek vizyonumuzda ABD ve Japonya stratejik bir öneme sahip. Japonya, ilk 8 ayda bizden 45 bin ton mal alarak toplam ihracatımızda yüzde 4’lük istikrarlı bir paya ulaştı. Dünyanın en büyük makarna ithalatçısı olan ABD pazarında ise tarihi bir başarıya imza attık. Bazı firmalarımız ABD’nin uyguladığı anti-damping vergilerine karşı dava açtılar ve bu davaları kazandılar. Bu sayede ABD’ye olan ihracatımız 4-5 bin ton seviyelerinden 12 bin tona yükseldi. Amerika, rekabetin doğrudan İtalya ile yaşandığı ve kârlılığın yüksek olduğu istikrarlı bir pazar. Türk makarnası artık bu nitelikli pazarda da kalıcı olarak yerini alıyor.”

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL