Alexander Vlaskamp : Made in Europe’un parçası olmanız AB için avantaj

MAN Truck ve Bus SE Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Alexander Vlaskamp, Türkiye’nin AB ülkeleri ile eşdeğer bir şekilde Made in Europe’un bir parçası olması gerektiğini söyledi. Vlaskamp, “Bu Türkiye için olduğu gibi AB için de çok önemli” dedi.

Alexander Vlaskamp : Made in Europe’un parçası olmanız AB için avantaj

Ferit PARLAK/ANKARA
ferit.parlak@dunya.com

50 milyon euroluk yatı­rımla Ankara’da Ar-Ge merkezi kuran MAN, burada geliştirdiği yeni elekt­rikli otobüsü Lion’s Coach E’nin seri üretimini de baş­kenteki fabrikasında yapa­cak. MAN Truck ve Bus SE Başkanı ve CEO’su Alexander Vlaskamp, “5 bini aşkın çalı­şanımızla Türkiye’de otobüs geliştiriyoruz, otobüs üreti­yoruz. Türkiye, ticari araçlar endüstrisi için çok önemli ve gelişmiş bir merkez durumu­na geldi. Bu nedenle hayata geçirdiğimiz yeni Ar-Ge mer­kezimizde 580’i Ar-Ge mü­hendisi olmak üzere 850 ki­şiye istihdam sağladık” dedi.

“Geliştirmemizin yüzde 80’ini Türkiye’de yapıyoruz”

Ankara’daki tesislerde so­rularımızı yanıtlayan MAN Truck ve Bus SE Başkanı ve CEO’su Alexander Vlaskamp, MAN Truck ve Bus SE Oto­büs Bölümü Başkanı Barba­ros Oktay ve MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret Genel Müdü­rü Tuncay Bekiroğlu, MAN’ın gerçekleştirdiği geliştirmele­rin yüzde 80’inin Türkiye’de yapıldığına dikkat çektiler.

CEO Vlaskamp, “Münih ve Polonya’da da geliştirmeler yapıyoruz. Ancak Ankara’da kurduğumuz tesis, sektör için çok önemli, gelişmiş bir tesis. Ankara’da ki Ar-Ge merkezi­mizle gurur duyuyoruz, sizler de gurur duymalısınız” dedi.

“Tesis, prototiplerde iyileştirme de yapacak”

İhracat rakamlarındaki ar­tışa dikkat çeken Vlaskamp, “2025'te Türkiye’den ihraca­tımız 800 milyon euroya çıktı. Türkiye’den 4 bin 500 araç ih­raç edildi. Yeni geliştirdiğimiz ve seri üretimine geçeceğimiz modeller sayesinde ihraca­tın daha da artmasını bekli­yoruz” ifadelerini kullandı Ar-Ge tesisi ile ilgili bilgiler de veren Vlaskamp sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeni, büyük ve ileri sevi­yede bir Ar-Ge merkezi kur­duk. Yanı sıra gelişmiş bir test merkezimiz de oldu. Prototip­lerde geliştirme, daha da iyi­leştirmeler yaptığımız atöl­yemiz de var. Tesiste şu anda MAN Lion’s City E ve MAN Lion’s Coach E otobüsler test ve geliştirmeleri yapılıyor.”

Bu yatırımın üretime de ivme kazandırdığını dile ge­tiren Vlaskamp, “Burada el­de ettiğimiz başarılar talep­leri de etkiliyor ve bu doğrul­tuda kapasite artırımı da söz konusu olabiliyor. Bir sonra­ki MAN Lion’s Coach E’nin seri üretimini de Ankara’da­ki tesislerimizde gerçekleşti­receğiz” diye konuştu. Geçen yıl üretimde rekor kırıldığına vurgu yapan Vlaskamp, “7 bin araç ürettik ve bunun büyük bölümü Türkiye’de üretildi. Önümüzdeki dönem Türki­ye’deki üretim yetkinliğimiz ve kapasitemiz, elektrikli şe­hirlerarası seyahat otobüsü­müz MAN Lion’s Coach E ve elektrikli şehiriçi otobüsü­müz MAN Lion’s City E ola­cak ve daha da artacak” dedi.

“Ankara’nın kabiliyeti, gelişimimiz için önemli”

Vlaskamp, “Ankara’da ki te­sisimizin kabiliyeti, burada yapabildiklerimizden dola­yı gurur duyuyoruz. Bununla birlikte çok iyi üniversiteler­den mezun tecrübeli ve yete­nekli önemli bir insan kay­nağına da sahibiz. Tüm bun­lar MAN’ın tüm dünyadaki gelişimi açısından da son de­rece önemli. Ve burada An­kara’da geliştirdiğimiz elekt­rikli seyahat otobüsü MAN Lion’s Coach E buna gü­zel bir örnek. 7 yıl önce Mü­nih’te geliştirdiğimiz elekt­rikli şehir içi otobüsümüz MAN Lion’s City E burada daha da geliştiriliyor. Bunlar bizim açımızdan çok önem­li gelişmeler ve gurur verici bir sonuç. Burada sistemle­ri geliştiriyoruz, elektronik aksamları geliştiriyoruz, ya­pay zekayı kullanıyoruz. Bu­rada bütünsel bir geliştirme süreci gerçekleştiriyoruz. Örneğin MAN Lion’s Coach E’yi 18 ay gibi kısa bir sürede geliştirdik. Biz MAN olarak bundan çok büyük bir gurur duyuyoruz, Türkiye açısın­dan da bu çok gurur verici bir başarı” dedi.

“Made in Europe için görüşmeler de yapıyoruz”

Türkiye’nin Made in Euro­pe’ya dahil olmasıyla ilgili açıklamalar da yapan Vlas­kamp, “Made in Europe’a Türkiye’nin dahil olmasın­dan dolayı memnuniyet du­yuyoruz. Türkiye uzun za­mandır AB’nin bir partneri ve yoğun bir ticari iş birliği söz konusu. Türkiye’nin di­ğer AB ülkeleri ile eşdeğer bir şekilde Made in Europe’un bir parçası olması gerektiği­ni düşünüyor ve söylüyoruz. Bu Türkiye için olduğu gibi AB için de çok önemli. Tür­kiye bu noktada da AB’nin bir parçasıdır, bundan sonra da böyle olması gerekir” açıkla­ması yaptı.

Made in Europe ile ilgili olarak AB komisyonunda gö­rüşmeler yaptıklarının altını çizen Vlaskamp, “Parlamen­toya çağrıda bulunuyoruz. Bu doğrultuda pozisyon alıyo­ruz. Hem Almanya’daki hem de Brüksel’deki Türkiye Bü­yükelçilikleri ile de bu konu özelinde görüşmeler yapıyo­ruz. Süreç içinde 12-18 ay ka­dar müzakereler sürecektir. Burada önemli olan bu süreci yakından takip ediyoruz. An­cak gelişmelere güvenle bakı­yoruz. AB ile Türkiye arasın­daki entegrasyon, bundan ön­ce olduğu gibi önümüzdeki bu önemli süreçte de devam ede­cektir” ifadelerini kullandı.

“Türkiye Çin’e karşı avantaj sağlayacak”

Alexander Vlaskamp, “Made in Europe’un Türkiye ve Akdeniz ülkeleri açısından hem üretim hem de coğrafi yakınlık açısından Çin’e karşı bir avantaj sağlayabileceğini öngördüğünü söyledi. Vlaskamp, “Ancak bu noktada Türkiye ve AB arasında geçmiş sözleşmelerin teyidi ve daha verimli yeni sözleşmeler kritik önem arz ediyor. Örneğin MAN elektrikli otobüsler için yapılan geliştirmelerin merkezi ağırlıklı olarak Türkiye. Elektrikli otobüs geliştirmelerimizin yüzde 80’i Ankara’da gerçekleştiriliyor. Yüzde 15’i Münih’te kalan bölümü de Polonya’da” diye konuştu.