Küresel çelik piyasası ticaret savaşlarının etkisinde

Çelik ithalatına getirilen Section 232 vergileri nedeniyle ABD’ye ihracat yapan ülkeler alternatif pazar arayışına girdi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME


ABD’nin çelik ve alüminyum ithalatına getirdiği Section 232 vergileri ile kapısı aralanan ticari gerilim, diğer ülkelerin bu vergilere karşı misilleme girişimleriyle iyice tırmandırıyor. Özellikle ABD-Çin ve ABD-AB arasında yaşanan çekişme ve sonuncusu AB’nin çelik ithalatına getirdiği kota uygulaması olmak üzere birbiri ardına gelen vergiler, çelik ticaretinde yaşanacak olası sapmalar nedeniyle Türkiye piyasasını da endişelendiriyor. Küresel çelik piyasası ticaret savaşlarının etkisi altına girdi.

Çelik ithalatına getirilen Section 232 vergileri nedeniyle ABD’ye ihracat yapan ülkeler alternatif pazar arayışına girdi. Getirilen vergiler hem direkt olarak hem de dolaylı olarak Türk ihracatçısını ve Türkiye’nin ihracat pazarlarındaki rekabet gücünü olumsuz etkileyecek. İhracatçılar tüm engellemelere rağmen ABD’ye ihracatını artırmakta fakat vergilerin daha da artması yakalanan ivmeyi azaltabilir. Bir başka sorun da ABD’ye ihracatı kesilen diğer ülkelerin alternatif pazarlara yönelecek ve mevcut Türkiye pazarlarına rakip olmaları. AB’nin, ABD’nin vergileri sonrasında kendi endüstrisini koruma amacıyla çelik ithalatına getirdiği kota uygulamasının Türkiye ihracatına etkisi minimum düzeyde kalacak.

AB’nin amacı ithalatı sıfırlamak değil sadece sınırlamak. AB ithal çeliğe ihtiyaç duyması sebebi ile, ithalatı kota ile sınırlandırmadı, sadece kota aşımında yüzde 25’lik bir ek vergi uygulaması getirdi. Türkiye, çelik ürünlerinde AB’ye ihracattan fazla ithalat yapmakta. AB bu sebeple dengeyi bozmak istemiyor. Türkiye ile ikili ilişkiler göz önüne de alındığında bu durum kayda değer bir etki yaratmayacak gibi görülüyor.

ABD’nin vergilerine karşı misillemeler devam ediyor ve Türkiye bu konuda koruma önlemi soruşturması başlattı. Diğer taraftan inşaat demirindeki gümrük vergisi sıfırlandı. Tüm bu gelişmelerin ortak çözümü bütün sektörlerde yerli üretimi en yüksek seviyeye çıkartmak. İnşaat demiri üreticileri sektörün taleplerine yetişecek kadar kapasitelerini artırmalı ve sektörü ithal, düşük kaliteli demire mahkum etmemeli.

Globalde korumacılık eğilimi yükselmekte olup ülkeler daha içe dönük bir yapıya bürünüyor. Ülkelerin korumacılık politikaları mevcut birçok anlaşma ile ters düşmekte ve küresel ekonomiyi olumsuz yönde etkiliyor. Bu etkinin geçici bir durum olmadığı genel kanı. Ancak oyunun kuralı bu yönde revize olduysa Türkiye de kendi üretici, ihracatçı ve ekonomisini korumak adına gerekli önlemleri alması gerekiyor.

Bu konularda ilginizi çekebilir