Bir edebiyat emekçisiydi...

Bir edebiyat emekçisi adı söyleyin, deseler, hemen aklıma Ahmet Oktay gelir.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ESERLERİYLE YAŞAYACAK / Faruk ŞÜYÜN

Yapı Kredi Yayınları'ndan 2001 yılında çıkan "Hayalete Övgü", Ahmet Oktay'ın yayınlanmış son şiir kitabıdır. Hatırlıyorum, bir şiir okuruna yakışmayacak şekilde bir solukta okumuştum; merak ve özlem daha ağır basmıştı...

Hani uzun süre aç kalmış birinin sofrada önüne konulanları bir çırpıda yemesi gibi...

Açlık hissim geçmişti, sıra şiirlerden alacağım hazdaydı. Yüksek sesle başlamıştım yeniden, yeniden okumaya:


"...
Göçebe biri olayım istedim;
girdapsı öyküler
görülmedik deniz haritaları
çöl yolları okunsun
istedim kırışmış yüzümde.

Yine de yerleşik
biriydim çıktığım yolculuklarda;
döneceğim günü ve yeri bildim
daha hareket ettiğim anda.
..."

Hatırlıyordu hayaletlerini hiç yitirmeyen Ahmet Oktay dizelerinde... Belki de hesaplaşıyordu kendisiyle veya içindeki bir başkasıyla... Elli yılı aşkın bir süredir kentler, evler değiştiren ama durmaksızın, ısrarla "aynı oyuğu oyan, büyük bir kratere dönüştüren" şairin hayatının bir tablosuydu belki de bu kitap. Harfler ve sözcüklerle yaşayan, onlardan çare uman, doğru sözü arayan bir insanın öyküsü de vardı "Hayalete Övgü"de. Yaşam yitirildiğinde niçin kederlenildiğini de sorgulanıyordu...

Bir edebiyat emekçisiydi ya Ahmet Oktay, hırsla ve hoyratça talan etmişti senelerce senelerce bütün kitapları.

Teslim olmuştu çünkü en baştan yazıya, şiire, onların büyüsüne... 

"Yaşamın ve ölümün iblisleri" hep kışkırtmıştı onu...

Herkesin bir rolü olan bu dünyada en zoru seçmiş, okumuş, düşünmüş ve yazmıştı...
"...
Çok şükür borçlu öleceğim herkese.
Sürülecekse bu yüzden sürülecek
izim. Birkaç alacağım da
-bir fikir, bir dize, bir imgekalacak
elbet birilerinde
ve belki onların peşine düşecek
başka birileri de.
..."

Ahmet Oktay'a, o iyi şair, iyi yazar, iyi dosta borçlulardan birisi de bendim; "Yol Üstündeki Semender"deki (1987, Behçet Necatigil Şiir Ödülü) şiirlerden sonra da borçlandığım gibi. Ya da diğer şiir, inceleme-araştırma, anı-anlatı, günlüklerinin yer aldığı ürünlerinden yararlandığımda hissettiğim gibi...
Bir fikir, bir dize, bir imge, bazen bilerek bazen bilmeden kullandığım Ahmet Oktay'ın esintilerini taşıdı/taşıyacak...

Okumak gerek Ahmet Oktay'ın bütün kitaplarını. Edebiyata, edebiyatçıya borçlu olmak güzel bir şey, çünkü ancak borçluların hayaletleri olur, alçakgönüllüdürler, severler, "benaynaları"nda yitip gitmezler...

*Yıllar önce kaleme aldığım bu yazıyı biraz değiştirerek ardından yayınlayacağımı hiç düşünmemiştim!..