"Bir İz" Summart'ta

Cam ve cam sanatı, “Bir İz” sergisinde camın şeffaf ve kırılgan doğası üzerinden insanın içsel hafızasına ve kalpte biriken izlere görünürlük kılıyor.

"Bir İz" Summart'ta

Cam ateşte doğar. Biçim alır, soğur ve hafızasını içinde saklar. Gamze Araz Eskinazi’nin “Bir İz” başlıklı sergisi, bu dönüşüm halini insanın varoluşuna dair güçlü bir metafora dönüştürüyor. 9 Nisan’da Summart’ta açılan sergi, izleyiciyi dış dünyadan içsel bir yolculuğa davet ediyor.

“Bir İz”, anlatısını kalp üzerinden kuruyor. Ancak burada kalp, yalnızca fizyolojik bir organ değil; yaşanmışlıkların, karşılaşmaların ve duygusal kırılmaların biriktiği bir hafıza alanı. Her temasın, her ilişkinin insanın içinde bir iz bıraktığı fikri, serginin temel omurgasını oluşturuyor. Camın yüzeyinde görünmeyen ama hissedilen izler, bu hafızanın somut karşılığına dönüşüyor. Şeffaflık, saklanan ile açığa çıkan arasındaki kırılgan dengeyi temsil ederken, kırılganlık insanın en temel gerçeklerinden birini işaret ediyor.

Malzemeden anlama: Camın dönüştürücü gücü

Eskinazi’nin pratiğinde cam, yalnızca bir malzeme değil; düşünmenin ve hissetmenin bir yolu. Ateşten geçerek form kazanan cam, insanın yaşam boyunca geçirdiği dönüşümlerin bir yansıması olarak ele alınıyor. Sanatçının sezgisel üretim dili, her eseri tekil ve özgün kılıyor. Yüzeylerdeki erime izleri, silinmiş gibi görünen ama aslında varlığını sürdüren izlerle birleşerek izleyiciye daha derin bir okuma yapma imkânı sunuyor.

1970 yılında Ankara’da doğan Gamze Araz Eskinazi, Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde eğitimini aldıktan sonra Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde seramik ve cam üzerine yüksek lisans yaptı. Sanatçının üretim pratiği, doğayla kurduğu güçlü etkileşim üzerinden şekilleniyor. Özlemli ilişkilerden beslenirken, zamanla insan ve doğa arasındaki bağı merkeze alan bir anlatıya evrildi. 2002 yılında Cam Ocağı Vakfı ile tanışması, pratiğinde belirleyici bir kırılma noktası olurken; ulusal ve uluslararası atölye deneyimleri, sanatçının cam üfleme pratiğini evrensel bir perspektife taşıdı.

9 Haziran’a kadar Summart’ta görülebilecek “Bir İz”, izleyiciye hazır bir anlam sunmaktan çok, kişisel bir karşılaşma alanı açıyor. Her eser, bakanın kendi deneyimiyle tamamlanıyor; her iz, başka bir hikâyeye dönüşüyor. Sergi, izleyiciyi bakmaya, düşünmeye ve hissetmeye davet ediyor. Ve geriye şu soruyu bırakıyor: İnsan, başkasına bakarken gerçekten kimi görüyor?