"Özgün olana yatırım yapılmalı"

Küresel sanat piyasasının karmaşık finansal ekosisteminde veri analizi ve öngörüye dayalı çalışmaların arttığını söyleyen Esra Çevik, kurucusu olduğu Ruzy Gallery’de yalnızca sanatçıları temsil etmekle kalmayıp, kariyer gelişimi ve fiyat konumlarının güçlenmesi üzerinde aktif bir etki yaratan bir yapı oluşturmuş. Sanat alıcısı için de yön belirleyici bir danışmanlık sunan galeri, Asya ve Avrupa arasında köprü işlevine sahip yeni bir alan sunmayı amaçlıyor.

"Özgün olana yatırım yapılmalı"

Meltem KERRAR
meltemkerrar@gmail.com

2023 yılında Esra Çevik’in kurduğu Ruzy Gallery, alışılmış galerilerden farklı bir yapı olarak karşımızda. Uluslararası işbirliklerine odaklanan galeri, İstanbul’daki konumundan hareketle Avrupa ile Asya arasında kültürel bir köprü kurmayı amaçlıyor. Bir yandan Türk sanatçıları uluslararası alanda temsil ederken, bir yandan da uluslararası sanatçıları Türkiye’de izleyiciyle buluşturan bir rol oynuyor. Şubat 2024’te Ahmet Güneştekin’in “Uyandığım Çağ” adlı kişisel sergisiyle kapılarını açan galeri, Contemporary İstanbul’un ardından bu yıl açtığı “Surface” sergisiyle de dünya güncel sanat ortamında öne çıkan isimlerden Adam Parker Smith, Christian Holze, Márton Nemes ve Peter Çevik’in eserlerini bir araya getiriyor. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nün ardından finans sektöründe sekiz yılını geçiren Esra Çevik, hep içinde olan sanat tutkusunu, mimari tasarımdan itibaren imzasını attığı Ruzy Gallery’de devam ettiriyor. Sergi mekânının dışındaki avlusu ve bahçesiyle açık hava deneyimi sunan galeri, Çevik’in mimari ve dekorasyona olan ilgisiyle özgün bir mekâna dönüşmüş. Hemen her sergiye özel bir mekân yaratmaya çalıştığını söyleyen Çevik, galerinin devamlı olan ve donanımlı bir şef mutfağını da içinde bulundurarak alanda sanat, kültür ve gastronominin buluştuğu farklı bir deneyim mekânı olarak tasarlandığını belirtiyor. Günümüzdeki dönemde farklı şeyler izleyebileceğimiz Ruzy Gallery ve sunduğu özel hizmet yapısını Esra Çevik ile konuştuk.

Ruzy Gallery, galeri olmanın dışında sanat alanında danışmanlık hizmeti de veren bir yapıya sahip. Bunun kapsamını nasıl değerlendirirsiniz?

Ruzy’nin sanat danışmanlığını konusundaki uzmanlığı, sanat stratejik bir araç olarak kullanarak mekânı zenginleştirmeye, kurumsal imajı güçlendirmeye ve iş hedeflerine ulaşmaya katkı sunmayı amaçlıyor. Şirketlere, mülk sahiplerine, tasarımcılara, otel zincirlerine ve iş merkezlerine yönelik kapsamlı sanat danışmanlığı sunarak, sanatın iş hedefleri doğrultusunda kurumsal mekâna entegre edilmesini sağlıyoruz. Sanatın atmosfer yaratma, marka kimliğini vurgulama ve çalışanları motive eden, misafirleri etkileyen ilham verici bir ortam oluşturma gücüne sahip olduğuna inanıyoruz. Ekibimiz, ilk fikir aşamasından son uygulamaya kadar yaratıcı sanat yönlendirmesi ve profesyonel proje yönetimi sağlıyor. Her mekânın işlevsel ve estetik ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak birbirine özgün sanat eserleri ve tasarım objesi arasından titizlikle seçim yapmaya çalışıyoruz.

"Özgün olana yatırım yapılmalı" - Resim : 1

Koleksiyonerlerle nasıl çalışıyorsunuz?

Nitelikli koleksiyonculuğu teşvik etmek ve bilinçli, stratejik ve uzun vadeli bir yaklaşımı desteklemek, çalışma alanımızın önemli bir parçası. Müşterilerimizin koleksiyonlarının nasıl şekillendiğini sürekli düşünüyor ve sergilerimizi, bu mantığın bir parçası olacak şekilde kurgulamaya çalışıyoruz. Koleksiyonun rastgele oluşmasını değil, adım adım, bütüncül bir sistem olarak şekillenmesini önemsiyoruz. Dengeli, planlı ve aynı zamanda yatırım açısından anlamlı bir sistem oluşturmaya çalışıyoruz. Sanat eseri alırken yalnızca galerideki değil; koleksiyonerin birikimi, koleksiyonun genel bütünlüğü, zaman içindeki gelişimi ve eserin değer potansiyeli gibi unsurları da göz önünde bulunduruyoruz.

Sanat eseri seçimi sadece bir obje seçmek değil, aslında bir fikir ve bir duruş seçmektir. Sanatçılar da buna karşılık, eserlerinin hangi koleksiyonlarda ve hangi ülkelerde yer aldığını portföylerine özellikle belirtirler; bu da onların imajının bir parçasıdır. Öte yandan sanat dünyasında da belirli bir hiyerarşi vardır. Yerleşmiş, güçlü isimler daha yüksek fiyatlarla anılırken, genç sanatçılar daha erişilebilir olabilir. Bu durum çoğunlukla galerinin statüsü ve konumuyla da ilgilidir. Ama burada koleksiyonerin rolü devreye giriyor. Yani koleksiyoner sadece sanat satın alan biri değil; sanatın nasıl var olacağını ve nasıl gelişeceğini de etkileyen kişi aynı zamanda. Sonuç olarak, tüm bu strateji güvene dayanıyor. Sezonluk değil, yıllar boyunca koleksiyonlarını geliştirmeyi düşünen koleksiyonerlerin güvenine… Bizim görevimiz, bu güveni sanatçılar ve pazarla yapılan sistemli, uzun vadeli çalışmalarla sürekli olarak haklı çıkarmak.

Yeni koleksiyonerlere neler tavsiye edersiniz?

Her şeyden önce özgün bir sanatçıya yatırım yapmasını tavsiye ederim. Kendini sürekli güncelleyen, geliştiren, çağın ruhuna yanıt veren, yerli ya da yabancı, aktif ve üretken sanatçılara yatırım yapmalılar. Bazen koleksiyoner takip etmek istemezler. Piyasada ne var, hangi genç sanatçı ne yapıyor? Bu noktada zaman yok. Bu nedenle biz galeri olarak böyle danışmanlık veriyoruz. Soruyoruz; sizin amacınız ne? Nasıl bir koleksiyon yapmak istiyorsunuz? Kimisi diyor ki sevdiğim ve beğendiğim işin yarın bir gün fiyatının yarıya düşmesiyle ilgilenmem. Ama kimisi de tamamen yatırım odaklı bakıyor: “Biz aldık ama bu eser üç beş sene sonra ne olabilir?” Aslında biraz borsadaki hisse almak gibi. Biz de o zaman o tip sanatçılara yönlendiriyoruz. Yani aslında tamamen kişisel bir şey. Herkesin bakış açısı çok farklı.

"Özgün olana yatırım yapılmalı" - Resim : 2

SANAT PİYASASINDA GÜNLÜK FİYATLANDIRMA YOK

Sanatçının ya da yapıtlarının piyasa değerinin oluşmasında galerinin rolü nedir?

Finansal boyut, galerimizin DNA’sında derinlemesine yer alıyor. Benim profesyonel eğitimim de bu merkezinde yer alıyor. Galeri, Ruzy Madencilik, Ruzy Finansal Hizmetler ve Ruzy Enerji’yi içeren Ruzy Grubu’nun bir parçası aslında. Müşterilerimizin önemli bir kısmı, sanatı yalnızca kültürel bir deneyim olarak değil, aynı zamanda somut bir varlık olarak gören ekonomistler ve yatırımcılardan oluşuyor.

Günümüzde küresel sanat piyasası karmaşık bir finansal ekosistem olarak işliyor. Onu onlarca milyar dolarlık bir değerle ölçüyorlar ve bu ekosistem, duygusal, kültürel ve finansal bileşenleri bir araya getiriyor. Aynı zamanda, profesyonel sanat piyasası analizi giderek klasik finans modellerine yaklaşıyor; veri analizi ve öngörüye dayalı çalışmalar artıyor.

Borsa piyasasından farklı olarak, sanat piyasasında günlük fiyatlandırma yok. Fiyatlar müzayede, galeri satışları ve özel anlaşmalar aracılığıyla oluşuyor ve her kanalın kendine özgü kuralları var. İşte bu bağlamda galerinin rolü kritik hale geliyor. Biz yalnızca sanatçıları temsil etmekle kalmıyor, aynı zamanda onların kariyer gelişimlerini ve fiyat konumlarını güçlendirmek için aktif bir şekilde çalışıyoruz.

Her sanatçı için bireysel bir strateji geliştiriyoruz. Örnek olarak Çağatay Odabaşı’nı verebiliriz. 2024 yılında Ruzy Gallery’de gerçekleşen sergisi, sanatçının yedi yıldan sonra ilk solo sergisiydi; bu sergi sonrasında sadece sanatçı temsilini üstlenmekle kalmayıp, pozisyonlandırmasını sistematik şekilde yönetmeye başladık. Sonuç olarak, iki yıl içinde sanatçının eserleri müze koleksiyonlarına girerek müze statüsü kazandı ve değerleri yaklaşık yüzde 15 arttı.

YATIRIM ODAKLI KOLEKSİYONUN TEMELLERİ

SORU:

Yatırım odaklı bir koleksiyon oluştururken dikkat etmek gereken önemli noktalar neler sizce?

CEVAP:

Ekonomi: Borsa, faiz oranları ve döviz kurları talebi etkileyebilir; sanat piyasası genellikle 6-12 ay gecikmeli tepki verir.

Sosyal ve kültürel faktörler: Sanatçılara ve akımlara olan ilgi, ekonomiden bağımsız olarak değişebilir. Örneğin kriz döneminde bile bir sanatçı veya stil, sergiler, medya veya ünlülerin etkisiyle oldukça popüler hale gelebilir.

Uzun vadeli yaklaşım: Sanat genellikle hisse senetleri veya mevduatlardan daha uzun sürede değer kazanır.

Sanatçı seçimi ve likidite: Tanınmış blue-chip sanatçıların eserleri daha istikrarlıyken, genç ve gelecek vadeden sanatçılar eserlerinde daha riskli ama potansiyel olarak yüksek getiri sağlar.

Mevsimsellik ve zamanlama: Müzayede zirveleri genellikle mayıs ve kasımdır; yaz dönemi ise avantajlı anlaşmalar ve pazarlıklar için elverişli bir zamandır.