Her sofra bir hikâye anlatacak

Antalya’da 8-10 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek 5. Uluslararası FoodFest Antalya Gastronomi Festivali, yerel üretimi, coğrafi işaretli ürünleri ve Akdeniz mutfağını dünya vitrinine taşımaya hazırlanıyor. Festival, gastronomiyi lezzetin ötesinde kültür, tarım ve turizmle buluşturan bir platform olarak öne çıkıyor.

Her sofra bir hikâye anlatacak

Bir tarafta bereketli ovalar, seralar ve narenciye bah­çeleri… Diğer tarafta Akde­niz kıyıları, güçlü turizm altyapısı ve köklü mutfak geleneği… Antal­ya, bu kez yalnızca denizi ve güne­şiyle değil, gastronomi vizyonuyla da dikkat çekiyor. Antalya Büyük­şehir Belediyesi evsahipliğinde düzenlenecek 5. Uluslararası Fo­odFest Antalya Gastronomi Fes­tivali, 8-10 Mayıs 2026 tarihle­ri arasında Karaalioğlu Parkı’n­da gastronomi dünyasını yeniden buluşturacak.

Festivalin 27 Nisan’da Antal­ya’nın simge gastronomi adresle­rinden "7 Mehmet"te gerçekleş­tirilen basın lansmanında; sivil toplum kuruluşları, şefler, gastro­nomi profesyonelleri, sektör tem­silcileri ve basın mensupları bir araya geldi. Lansmanda bu yılın teması olan “Her Sofra Bir Hikâ­ye” ile festivalin kapsamlı içerik programı kamuoyuyla paylaşıldı.

Her sofra bir hikâye anlatacak - Resim : 1

Merkezde endemik bitkiler var

Bu yıl odağına Antalya’nın ve­rimli topraklarında yetişen seb­zeler, doğal otlar, Akdeniz yeşil­likleri ve endemik bitkileri alan festival; yerel ürünlerin gastro­nomik değerini görünür kılmayı, üretici ile şefi aynı zeminde bu­luşturmayı ve sürdürülebilir bes­lenme kültürünü yaygınlaştırma­yı hedefliyor. Üç gün boyunca sü­recek program; atölyeler, tadım etkinlikleri, yarışmalar, paneller, söyleşiler ve deneyim alanlarıyla gastronomiyi çok yönlü bir keşif alanına dönüştürecek.

Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, fes­tivalin kente kattığı değere dikkat çekerek şunları söyledi: “Antal­ya’dan dünyaya mottosuyla çık­tığımız bu yolculukta, bu yıl ‘Her sofra bir hikâye’ temasıyla ilerli­yoruz. Gastronomiyi yalnızca lez­zet değil; coğrafya, kültür, üretim ve insan emeğiyle şekillenen çok katmanlı bir anlatı olarak görüyo­ruz. Antalya’nın verimli toprak­larından denizine, yerel ustaların tariflerinden modern mutfak yo­rumlarına kadar her tabak kendi geçmişini ve kimliğini taşıyor.”

Özdemir, Antalya’nın bugün 19 tescilli coğrafi işaretli ürüne sa­hip olduğunu hatırlatarak, bu de­ğerlerin kentin gastronomi kim­liğini güçlendirdiğini ve yerel üre­timi uluslararası ölçekte görünür kıldığını vurguladı. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 800 bin ziyaretçiyi ağır­layan festivalin, bu yıl daha güçlü içerik ve daha yüksek uluslarara­sı katılımla yola çıktığını belirtti.

Her sofra bir hikâye anlatacak - Resim : 2

Tarımsal zenginlik ön planda

Festivalin içerik koordinasyo­nunu üstlenen Gökmen Sözen ise Antalya’nın tarımsal zenginliği, iklim çeşitliliği ve turizm gücüyle gastronomi hikâyelerinin en güçlü yazıldığı şehirlerden biri olduğunu söyledi. Sözen, “Sebzeler ve doğal otlar bu coğrafyanın en saf anla­tımı. Çünkü gastronomi yalnızca mutfakta değil, toprağın kendisin­de başlar. FoodFest Antalya’yı kur­gularken amacımız, üreticiden şe­fe uzanan bu yolculuğu görünür kılmak ve gastronomiyi bir bütün olarak ele almaktı” dedi.

Festival kapsamında yalnızca yemeklerin değil; fikirlerin, de­neyimlerin ve ilham veren hikâ­yelerin de paylaşılacağını vurgu­layan Sözen, gastronominin ge­leceğinin sürdürülebilirlik, yerel üretim ve kültürel mirasın ko­runması üzerine şekillendiğini ifade etti.

Lansmanın dikkat çeken an­larından biri de Şef Refika Bir­gül’ün gerçekleştirdiği özel workshop oldu. Antalya’nın ge­leneksel ürünlerini kendi mutfak yaklaşımıyla yeniden yorumla­yan Birgül; arapsaçlı ayran, kabak çiçeği dolması ve fıstıklı limona­ta sunumuyla davetlilerden yo­ğun ilgi gördü.

Antalya Büyükşehir Belediye­si Genel Sekreteri Cansel Tuncer ise kentin yalnızca bir tatil desti­nasyonu değil, yaşayan bir mut­fak kültürü olduğunu vurgulaya­rak çiftçiyi, yerel üreticiyi ve es­nafı turizm ekosisteminin aktif parçası haline getirme hedefini sürdürdüklerini söyledi.

Festivalin bir diğer dikkat çe­ken başlığı ise geleneksel hale ge­len hasat etkinliği olacak. Bu yıl 8 Mayıs’ta Erüst Tarım ev sahipli­ğinde gerçekleştirilecek etkinlik­te, tarladan sofraya uzanan üre­tim hikâyesi ziyaretçilerle bulu­şacak. Antalya’nın meşhur yanık dondurmasının hikâyesi de festi­val programında yer alacak.

FoodFest Antalya, kenti yalnız­ca bir tatil rotası değil; gastrono­mi odaklı bir keşif destinasyonu olarak konumlandırma vizyonu­nu güçlendirmeyi sürdürüyor. Akdeniz’in bereketini dünya sah­nesine taşıyan festival, bu yıl da Antalya’nın sofralarından yükse­len hikâyeleri uluslararası vitri­ne çıkarmaya hazırlanıyor.

Antalya’nın gastronomi gücü

* 19 tescilli coğrafi işaretli ürün

* Güçlü tarım ve örtü altı üretim kapasitesi

* Yıl boyu turizm potansiyeli

* Yerel üretici, şef ve yatırımcıları buluşturan ekosistem

* Gastronomi turizmiyle büyüyen uluslararası marka değeri

Her sofra bir hikâye anlatacak - Resim : 3

FoodFest Antalya’da öne çıkan başlıklar

* “Her Sofra Bir Hikâye” teması

* Akdeniz Yeşillikleri ve Endemik Bitkiler ana odağı

* Yerel ve uluslararası şeflerle workshoplar

* Tadım etkinlikleri ve gastronomi yarışmaları

* Paneller, söyleşiler ve sergiler

* Hasat etkinliği

* Yanık dondurmanın hikâyesi

* Coğrafi işaretli ürünlerin tanıtımı