Place Vendôme: Lüksün en sessiz sahnesi

Önümüzdeki hafta Paris'te Haute Couture Week başlayacak. Gözler Schiaparelli, Chanel ve Dior'un podyumlarında olacak. Ama işin meraklıları bilir; şehrin en pahalı randevuları defile salonlarında değil, Place Vendôme'un ağır kapılarının ardında gerçekleşir.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Place Vendôme: Lüksün en sessiz sahnesi

Paris'te temmuz ayının ilk haftası geldi mi, Pla­ce Vendôme'un tempo­su değişir. Meydana girip çı­kan siyah otomobiller artar, otellerin lobilerinde daha faz­la tanıdık yüz görünmeye baş­lar. Dışarıdan bakınca sıradan bir moda haftası telaşı gibi gö­rünür. Oysa birkaç adım ötede, dünyanın en önemli mücevher evleri yeni yüksek mücevher koleksiyonlarını ilk kez seçkin davetlilere sunuyordur.

Paris'in güzel meydanı çok­tur. Ama yalnızca biri, yüksek mücevher denildiğinde dün­yanın ortak adresi olarak ka­bul edilir. Louvre ile Opéra Garnier arasında yer alan Pla­ce Vendôme, ilk bakışta zarif bir Paris meydanından fazlası gibi görünmez. Taş cepheli bi­naları, ortasındaki bronz sü­tunu ve kusursuz simetrisiy­le tam bir kartpostal karesidir. Ama bu meydanın hikâyesi dı­şarıdan bakınca anlaşılmaz. Çünkü Place Vendôme'u özel yapan mimarisi değil, kapıla­rının ardında yaşananlardır. Cartier... Van Cleef & Arpels... Boucheron... Chaumet...

Yüksek mücevher dünyası­nın en köklü evleri iki yüzyı­lı aşkın süredir aynı meydanı paylaşıyor. Moda dünyasın­da Avenue Montaigne ne ifa­de ediyorsa, erkek terziliğinde Savile Row neyse, yüksek mü­cevher için de Place Vendôme odur. Fransız zanaatının, us­talığının ve lüks anlayışının kalbi.

Place Vendôme: Lüksün en sessiz sahnesi - Resim : 1

Paris'te ikinci perde

Paris Haute Couture We­ek denildiğinde akla doğal olarak Schiaparelli, Cha­nel, Dior, Balenciaga ve di­ğer couture defileleri geliyor. Dünyanın dört bir yanından editörler, koleksiyonerler, stil danışmanları ve seçkin müş­teriler birkaç günlüğüne Pa­ris'e akın ediyor.

Ama sektörün içindekiler bilir ki, gün podyumda bitmez. Asıl program öğleden sonra başlar. Defilelerden çıkan oto­mobiller bu kez rotasını Pla­ce Vendôme'a çevirir. Çünkü yüksek mücevher evleri de en önemli koleksiyonlarını tam bu hafta tanıtır. Sebebi olduk­ça basittir; dünyanın en önem­li müşterileri zaten Paris'tedir. Moda evleri ile mücevher ev­leri yıllardır aynı takvimi pay­laşır. Biri haute couture'ü, di­ğeri haute joaillerie'yi sahneye çıkarır.

Aslında bu iki dünya birbi­rinden hiç kopuk değildir. Bir couture elbisesi nasıl yüzler­ce saatlik el işçiliğiyle hazırla­nıyorsa, yüksek mücevher de aynı sabrın, aynı ustalığın ve aynı titizliğin ürünüdür. Bel­ki de bu yüzden Paris'te mo­da haftasının en sessiz ama en heyecanlı buluşmaları Place Vendôme'da yaşanır.

Place Vendôme: Lüksün en sessiz sahnesi - Resim : 2

Burada vitrinden alışveriş yapılmaz

Place Vendôme'u ilk kez zi­yaret edenlerin en büyük şaş­kınlığı, vitrinden çok salonla­rın konuşuluyor olmasıdır. Bu­rada "Şu kolyeyi deneyebilir miyim?" diye başlayan bir alış­veriş pek yaşanmaz. Önce kah­ve gelir. Sonra sohbet başlar. Ardından kadife kutular masa­ya bırakılır. Taşların nereden geldiği, bir zümrüdün neden yıllarca beklendiği, bir kolye­nin neden sekiz ayda tamam­landığı anlatılır. Fiyat konu­şulacaksa da en sona bırakılır. Çünkü Place Vendôme'da önce güven satılır, sonra mücevher.

Asıl rekabet elmaslarda değil

Dışarıdan bakınca bütün re­kabet taşların büyüklüğü üze­rine kurulmuş gibi görünebilir. Oysa Place Vendôme'da en çok konuşulan şey karat değil, us­talık. Kim taşı daha hafif göste­rebiliyor? Kim görünmez mıh­lamayı daha kusursuz uygulu­yor? Kim bir kolyenin boyunda kumaş gibi akmasını sağlaya­biliyor? Gerçek prestij, yalnız­ca kasadaki taşlarla değil; atöl­yedeki ustalarla ölçülüyor. Bel­ki de lüksün en güzel tarafı bu. Teknoloji ne kadar gelişirse ge­lişsin, hâlâ bazı şeyleri yalnız­ca insan eli yapabiliyor.

Sessizliğin de bir değeri var

Bir gün yolunuz Paris'e düşerse Place Vendôme'a mutlaka uğrayın. Alışveriş yapmak için değil. Meydandaki banklardan birine oturun ve kapıları izleyin. Belki tek bir mücevher bile göremeyeceksiniz. Ama dünyanın en büyük mücevher evlerinin neden iki yüz yıldır aynı meydanı terk etmediğini hissedeceksiniz. Çünkü Place Vendôme'da satılan şey yalnızca pırlanta ya da zümrüt değil, zaman, ustalık, sabır ve lüksün belki de en zor bulunan hali; sessizlik…