Avrupa'da krize karşı önerilen acı reçeteye eleştiriler artıyor

Euro Bölgesi'nde yüzde 12.1 ile rekor düzeydeki işsizliğin kronik hale gelmesi "önce tasarruf, sonra istihdam" yaklaşımının giderek sorgulanmasına yol açtı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 

Okan UMRUK

İSTANBUL - Ekonomi çevreleri Euro Bölgesi hükümetlerinin işsizliği ekonomi düzeldiğinde aşılacak bir sorun olmaktan giderek kronikleşmiş kendi başına bir kriz olarak görmeye başladığına dikkat çekiyor. İşgücü piyasasının ekonomi politikasında anahtar belirleyen olduğu ABD'den farklı olarak Avrupa'da hükümetlerin uzun yıllardır istihdama edilgen yaklaştığı belirtiliyor. Fakat işsizlik sorununun ağırlığı özellikle Euro Bölgesi'nin İspanya, İtalya gibi çevre ülkeleri üzerindeki etkisi arttıkça Avrupa hükümetleri konuya dair en azından bakışlarının değiştiği belirtiliyor. Geçtiğimiz cuma Avrupa Komisyonu'nun ilkbahar dönemi ekonomi tahmininin bu konuda önemli bir dönüm noktası olduğu belirtiliyor. Avrupa Merkez Bankası Başkanı (ECB) Mario Draghi'nin euroyu koruma konusunda taahhüdüne referans yapan AB Ekonomi ve Para Politikaları'ndan Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn, AB'nin işsizlik krizini aşmak için elinden geleni yapacağını açıklamıştı. Rehn daha önce işsizlik sorununun ancak acı reçete programlarının uygulanmasından sonra ele alınabileceğini ima ediyordu. İşsiz konusunda ABD ile Euro Bölgesi arasındaki makas da açılıyor. Geçen cuma açıklanan verilere göre ABD'de nisan ayında tarım dışı istihdam 165 bin artarken, işsizlik oranı da yüzde 7.6'ya indi. Bu oran Aralık 2008'den bu yana en düşük düzey olarak kabul ediliyor. Borç krizine karşı önce katı tasarruf önlemlerini yürürlüğe koyan Euro Bölgesi'nde ise mart ayında işsizlik yeni bir rekor kırarak yüzde 12.1 oldu. Bu oran Euro Bölgesi'nde 19 milyon kişinin işsiz olduğu anlamına geliyor.    

'Fed işsizliğe odaklandı'

ABD New Hampshire'da Dartmouth Üniversitesi'nden ekonomi profesörü ve bir dönem İngiltere Merkez Bankası'na danışmanlık yapmış olan David Blanchflower, "Bir noktada manevrayı değiştirecekler. Belki yüzde 12.1'lik işsizlik oranı doğru zamandır. Draghi geçen haftaki toplantıda işgücü piyasasından söz etmedi. Ama ABD merkez bankası Fed'in son oturum notlarına bakarsanız kesinlikle işsizliğe odaklanmışlar Bu konuyu gerçekten ciddiye alıyorlar" dedi. Avrupa hükümetleri işsizliği aktif biçimde uğraşılması gereken bir kriz olarak değerlendirmeye başlasa da hızlı bir değişimin kolay olmadığı vurgulanıyor. Londra'da bulunan yatırım danışmanlık şirketi Investec'in baş ekonomisti Philip Shaw, "Yetkililerin işgücü piyasasını işler kılacak önlemleri her zaman vardır. Problem, krizin derinliği karşısında uzun süredir bu önemlerin somut olumlu etkide bulunamamış olması. Soruna çabuk bir çözüm yok" diye konuştu. ABD Hazine Bakanı Jack Lew da geçen ay yaptığı açıklamada Avrupa'da ilk etapta katı tasarruf önlemlerine koşmanın bazı Euro Bölgesi üyelerinde ekonomiyi kötüleştirdiğine dikkat çekerek, bütçe kesintilerinin büyüme ve işsizlik üzerindeki etkilerine odaklanılmasını vurgulamıştı. Uzmanlar çözümün halihazırda uygulamada olan yapısal reformlar ile Avrupa bankacılık sisteminin restorasyonuyla mümkün olduğunu belirtiyorlar. Investec baş ekonomisti Shaw, ABD bankalarının Avrupalı bankalardan özellikle de Euro Bölgesi'ndekilerden daha hızlı sermaye yapılarını yenilediklerini belirtiyor. Bu da Shaw'a göre Amerikan ekonomisinin Euro Bölgesi'ne göre daha iyi işemesi ile daha fazla istihdam yaratmasını açıklıyor. Shaw, "ABD'de işsizlik 2009'da çift haneli oldu. Şu anda ise Euro Bölgesi'ne göre ABD işsizliği daha az sorun olarak görüyor" diye konuştu. 

Draghi: Gerekirse faiz daha da iner

Avrupa ekonomisinde kemer sıkma önlemleri giderek taraftar kaybederken, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi gerekmesi halinde yüzde 0.50 ile rekor düzeyde düşük olan politika faizinin daha da indirilebileceğini söyledi. Bu arada ortak para birimi euronun fikir babalarından olan Almanya eski Maliye Bakanı Oscar Lafontaine, Euro Bölgesi'nin krizden çıkması için ortak para biriminin terk edilmesi gerektiğini savunması da blokta güven sorununun halen devam ettiğini ortaya koydu. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi, gerekmesi hâlinde politika yapıcıların, geçtiğimiz hafta rekor düşüğe çektikleri faizi yeniden indirmeye hazır olduklarını söyledi.

Önümüzdeki haftalarda Euro Bölgesi'nden gelecek tüm verileri yakından izleyeceklerini ve gerekirse tekrar hamlede bulunacaklarını dile getiren Draghi, önceki gün Roma'da yaptığı konuşmasında para politikasının gevşek kalacağını ifade etti. Euro, Draghi'nin açıklamalarının ardından 1.3057'ye gerilerken, Avrupa borsaları da kayıplarını azalttı. Frankfurt'taki bulunan ECB 2 Mayıs'ta politika faizini yüzde 0.5'e çekmişti. Draghi, yetkililerin şu anda 0 olarak belirlenmiş olan mevduat faizini negatif bölgeye çekme konusunda açık görüşlü olduklarını da belirtti. Draghi önceki gün banka Yönetim Konseyi'nin faizleri ilk defa açık olarak sıfırın altına çekmeyi değerlendirmeye karar verdiğini ifade ederek, yakından izlenmesi ve göz önünde bulundurulması gereken birçok komplikasyon ve yan etkinin olduğuna dikkat çekti.

İşgücü piyasalarında hafif hareketlenme

Öte yandan dünyanın en büyük insan kaynakları şirketi olan İsviçreli Adecco, Euro Bölgesi'nin çevre üyelerinde işgücü piyasasından yavaş da olsa istikrar işaretlerinin geldiğini bildirdi. Adecco CEO'su Patrick De Maeseneire, "İtalya, İspanya, Portekiz gibi ülkelerde gördüğümüz işgücü faaliyetinin az çok arttığı ama bu artışın çok düşük seviyelerden gerçekleştiği. Bu ülkelerde muazzam maaş kesintileri oldu ve bu ülkelerde işgücü piyasaları daha rekabetçi hale geliyor. Yavaşça bazı yatırımların geri geldiğini görüyoruz" dedi. Hollandalı insan kaynakları şirketi Randstad da geçtiğimiz günlerde Portekiz ve İspanya'da toparlanma işaretlerinin geldiğini bildirmişti. Adecco, bu yılın sonuna doğru daha elverişli şartları beklediğini duyurdu.              

Portekiz tahvil pazarına döndü

Portekiz, 2011 Nisan ayında Troyka'dan (Avrupa Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve Uluslararası Para Fonu) aldığı 78 milyar euroluk kurtarma yardımından sonra ilk kez 10 yıl vadeli tahvilleri satışa sundu. Portekiz basınında yer alan haberlerde, ülkenin 6 büyük bankası CaixaBI, Citigroup, Credit Agricole, Goldman Sachs, HSBC ve Societe Generale'nin 15 Şubat 2024 tarihinde süresi dolan tahvilleri satışa sunmak için seçildiği bildirildi. Finans uzmanları, 10 yıllık tahvil faizinin yaklaşık yüzde 5.6 olacağını ve 3 milyar euroluk satış beklendiğini belirtti. Yapılan yorumlarda, "Bu operasyon sayesinde Portekiz'in aşırı risk almadan yatırımcıların nabzını ölçebileceği ve finans piyasalarına tekrardan dönmesi için önemli mihenk taşı olacağı'' ifade edildi. Portekiz hükümetinin, ikinci bir finans kurtarma yardımı alınmasını önlemek için yatırımcıların güvenini kazanması gerektiği vurgulandı. Portekiz, son olarak 2011 Nisan ayında yüzde 6.716'lık faizle 10 yıllık tahvil satışa sunmuştu.