Belgrad, AB üyeliği için kemer sıkmaya hazır

Sırbistan'ın 28 üyeli Avrupa Birliği'ne katılma sürecine başladı fakat acil çözüm bekleyen birçok yerel sorunu var. AB'ye yük değil güçlü bir ekonomi olarak girebilmek için sıkı bir kemer sıkma politikasına gidiliyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Hilal SARI

Yugoslavya dağıldıktan sonraki dönemde yirmi yıla yakın bir süre boyunca Sırbistan yönünü kaybeder gibi oldu ve kimliğini, hangi yöne gideceğini aramaktaydı. Nihayet Sırbistan yöneticileri er ya da geç, gidilecek yönün AB üyeliği olduğunda karar kıldı. Nisan ayında eski il Kosova ile ilişkileri normale döndürmek için yapılan ve bir ilk olan uzlaşma, AB Dış İlişkiler Şefi Catherine Ashton'ın aracılığıyla gerçekleşmişti. Financial Times özel Sırbistan raporuna göre bu gelişme Sırbistan'ın AB üyeliği müzakerelerinin önündeki kilitleri kaldırmış ve Ocak ayında tekrar başlamasına vesile olmuştu. Tabii bu uzun bir yolun ilk adımları ve üyelik önümüzdeki on yıldan önce gelecek gibi görünmese de Sırbistan çok önemli bir başlangıç yaptı. 

Sırbistan hükümeti, ekim ayında yapmış olduğu açıklamalarla, odağını uzun vadeli ekonomik problemlere yönelttiğini belli etmişti. Hükümet oldukça istekli fakat bir o kadar da kemer sıktıran önlemler ve yapısal reformlarla bu sorunlara çözüm bulmaya çalışıyor.  Eski ulusalcı ve bir buçuk yıl önce ülkeye başbakan seçilen Tomislav Nikolic, "Artık istihdam yaratmanın, daha iyi bir yaşam standardı sağlamanın, sağlık reformlarının vakti gelmiştir" diyor ve bunun için AB üyeliğinin tek yol olmadığını fakat en iyi ve güvenli yol olduğunu ekliyor.

'Amacımız 29'uncu AB üyesi olmak'

Batı yanlısı eski başbakan Boris Tadic'in ve Tadic'in yönettiği hükümetteki Demokrat Partisinin eski bir nasyonalist olan Nikolic tarafından alt edileceği çok tahmin edilir ve görünür bir durumdu. Şu anda başkanlık yapan Nikolic ve başbakan yardımcısı Aleksandar Vucic, şu anda savaş suçlarından Hague mahkemesinde yargılanmakta olan ultra ulusalcı Vojislav Seselj'in parti ve derneklerinde yer almışlardı. Tabii şimdi hepsi yeniden yaratılmış gibiler ve kendilerini pro-Avrupa politikacılar olarak konumlandırıyorlar. Nikolic'in 2008'de bir çok meslektaşını alarak Seselj'in Radikal Partisi'nden ayrılarak hedefi AB'ye entegre olmak olan Progresif Parti'yi kurmaları da bunu kanıtlar nitelikte. Sırbistan hükümetinin art arda gelen reformları AB'yi üyelik konusunda ciddi olduklarına ikna etti. Başbakan yardımcısı Vucic AB üyeliğini savunmaya geçmiş olmasını "pragmatik, gerçekçi ve akılcı" bir hareket olarak nitelendiriyor. Financial Times'a verdiği röportajda Vucic, "Muhalefette istediğinizi söyleyebilirsiniz. Bir ülkeyi yönetiyor olduğunuzda insanların yaşamlarını, ülkenin geleceğini düşünmek zorundasınız. Ve Sırbistan şu an bunu AB desteği olmadan yapamaz" dedi. Kosova başbakanı ve eski isyan komutanı Hashim Thaci ile görüşmeleri yürüten Sırbistan eski başbakan yardımcısı Iviva Davic ise artık Sırbistan'ın ve Sırp insanının yurt dışında cüzzamlı gibi görülmesini istemediğini dile getiriyor. "Amacımız 29. AB ülkesi olmaktır." diyen Davic, Sırbistan'ın AB üyeliğini toplumun her kesimi için bir fırsat olarak gördüklerini belirtiyor.

Tasarruf programı için ciddi reformlar gerekiyor 

Yatırımcı ve analistler Sırbistan'da ortadan kalkması güç problemlerin çözümü için vergilerin artacağından ve ücret kesintileri gerçekleşeceğinden endişe ediyorlar. 
Sırbistan Başbakan Yardımcısı Vuvic'in geçtiğimiz günlerde katıldığı bir televizyon röportajında ülkenin neredeyse iflasın eşiğinde olduğunu söylemesi ile finansal piyasalarda büyük bir kaygı yarattı. Sonrasında Standart Bank gelişen ekonomiler analisti Tim Ash'in Sırbistan'ın krizin eşiğinde olmadığını, yıl sonuna yetecek kadar nakit ve finansal kapasitesi olduğunu söyleyerek piyasayı soğutmaya çalıştı. Aslında Vuvic'in sözlerinin amacı Sırp halkını bu demeçten bir gün sonra açıklanacak olan sıkı bir kemer sıkma politikasına hazırlamaktı. Programda vergi zamları, kamu sektöründe ücret kesintileri gibi benimsenmeyen önlemler vardı. Analist ve yatırımcılar koalisyonun bu ciddi yapısal reformlarını memnuniyetle karşıladı. Dolayısıyla yatırımcı ülkenin başarısız olacağına dair daha az endişeli.

Borç dinamikleri AB için endişe verici

Sırbistan'ın ekonomik problemleri, hele de küçülen ekonomileri birliğe alarak kendi içinde uzun bir resesyon yaşayan AB için göz korkutucu olabilir. Ülkenin işsizlik oranı yüzde 25 ile kıta Avrupa'sının en yüksek işsizlik verisi. Küresel resesyon döneminde 2009 yılı boyunca yüzde 3.5 küçülme yaşayan Sırbistan ekonomisi, 2010 ve 2011'de zayıf da olsa büyüme rakamları göstermişti fakat geçtiğimiz yıl 29. Üye adayının ekonomisi tekrar yüzde 1.7'lik bir küçülme yaşadı.

Daha da endişe verici olansa Sırbistan'ın borç dinamikleri. Geçtiğimiz yıl GSYH'nin yüzde 33'üne denk gelen kamu borçları yıl sonunda yüzde 60'a kadar fırlamıştı. Uluslararası Para Fonu (IMF) borç tavanı yüzde 7.5 olan ülkenin 2013'te herhangi bir bütçe kesintisi yapılmaz ve önlem alınmazsa borç tavanının yüzde 8.3'e çıkabileceğini açıkladı. Hükümet bu uyarıları dikkate alarak önlemler almaya başladı. IMF'nin yaptığı uyarılar arasında ülkenin post-komünist ekonomik dönüşümünün bazı doğu Avrupa ülkelerinin en az on yıl gerisinde olduğuydu. Tüm bu karamsar verilere rağmen hükümet tüm problemleri bertaraf edeceğine dair sinyaller veriyor.

Açıklanan kemer sıkma politikasına göre 2016 ve 2017'de borç tavanı yüzde 2-3'e indirilecek ve kamu borçları ülke GSYH'nin yüzde 75'inde stabilize edilecek.  2017 yılına kadar 1.5 milyar euroluk bir tasarruf sağlanması öngörülüyor. Aylık geliri 60 bin dinardan (525 euro) fazla olan kamu çalışanlarına vergi kesintisi yapılacak ve bu durum ülke çapında istihdam eden 500 bin kamu çalışanının 200 binini etkiliyor olacak. Katma değer vergisi ise yüzde 8'den yüzde 10'a çıkartılacak. Hükümet 179 devlet teşebbüsünü, kamu bütçesine olan yükünü azaltmak, devlet desteğini azaltmak ve kayıt dışı ekonomiyi daha sıkı kontrol edebilmek için özelleştirmeyi planlıyor. Sırbistan'ın kayıt dışı ekonomisi ülkenin GSYH'sinin yüzde 30'una denk geliyor. Bu da bütçe gelirlerinin hedeflerin altında kalmasının nedenlerinden biri ve borcu şişiriyor. 

Sırbistan otomotiv endüstrisi ülkenin sanayisinin rönesansını müjdeliyor

Bundan 14 yıl önce Kragujevac'ta bulunan Zastava otomobil fabrikası NATO bombalarıyla yerle bir olmuş ve 150 kişi yaralanmıştı. Hurdalık kategorisine alınan fabrika geçtiğimiz yıl 1 milyar euroluk Fiat Automobili Srbija (FAS) yatırımla Sırbistan endüstrisinin tarihindeki en büyük yatırım oldu. Tesis ABD'ye bile araç ihraç ediyor ve Fiat'ın dünyadaki en modern üretim tesisleri. Otomobil üreticisinin bu başarısı Sırbistan endüstrisinin rönesansının bir müjdecisi olabilir. Her iki dakikada bir otomobil üretme kapasitesine sahip tesis, talebe bağlı olarak bu yıl 110 bin ile 150 bin araç üretmeyi hedefliyor. Fabrikanın tam kapasitesi ise yıllık 186 bin araç. Fiat Sırbistan'ın amacı yüzden fazla ülkeye ihracat yapmak. Ve hedef pazarlara İtalya, ABD ve Almanya gibi rekabetçi pazarlar da dahil.

Şirket aynı zamanda ülkenin diğer anahtar etkenlerinden birinin avantajını da kullandı; ucuz iş gücü. FAS'ta giriş seviyesi maaşları 30bin dinar (360 euro) civarında. Çok yetenekli üretim işçilerinin ücretleri bile çok düşük seviyelerde seyrediyor. Kamu hizmetleri de oldukça avantajlı fiyatlarla alınabiliyor. Sırbistan Yatırım ve İhracat Tanıtım Ajansı (SIEPA) verilerine göre enerji maliyeti kilo watt başına 0.05 euro, doğalgaz metreküp başına 0.42 euro ve su metreküp başına 0.20 euro. Otomotiv sektörü diğer üretim sektörlerine göre çok daha başarılı ve ülkeye çok daha fazla doğrudan yabancı yatırım getiriyor.

Eylül 2012'de Alman üretici devi Bosch da Sırbistan'a ilk fabrikasını kurdu ve 2019'a kadar yoplam 70 milyon euro yatırım yapmayı ve 630 çalışan istihdam etmeyi düşünüyor. Siemens, Macaristan sınırına yakın Subotica şehrinde yenilenebilir enerji tesisleri için parça imalatı yapıyor.. Japon teknoloji devi de ülkede aydınlatma aksesuarlarını üretiyor. Ahşap, mobilya, kimya, tekstil ve ambalaj gibi diğer üretim sektörlerinin ülkeye getirdiği doğrudan yabancı yatırım, SIEPA verilerine göre otomobil sektörünün getirdiğinin ancak yarısına denk geliyor.

Bilgi teknolojileri yatırımcı çekiyor

Dünya çapında sistemler geliştiren yenilikçi bilgi teknoloji (BT) merkezleri, çok dilli genç çalışanları barındıran bölgeleriyle, eski komünist ülkelerden kalma ilginç bir miras gibi sürüp gitmekte. Fakat Sırbistan'ın gelişen bilgi teknolojileri sektörü ülkenin bilim, teknik ve matematiksel eğitimdeki güçlü geleneğinin bir uzantısı. Ülke genelinde 2700'den fazla BT firması var ve Merkez Bankası verilerine göre 2011 yılı içinde 200 milyon dolar ihracat yapan Microsoft ülkenin büyüyen bilgi teknolojileri sektörünün lokomotifi. Dünyanın en büyük bilgi teknolojileri firmalarının çoğunluğu Sırbistan'a yatırım yaptı ya da yatırım sürecinde. Bazen de yatırımlar Sırbistan'daki mevcut BT firmalarının uluslararası yatırımcılar tarafından satın alınmasıyla gerçekleşti. Cisco Systems, Ericsson, IBM, INTEL, Microsoft, Motorola, Oracle, Redhat, Siemens, ve T-Mobile, ülke genelinde yatırım yapan BT firmaları.

 

Bu konularda ilginizi çekebilir