19 °C

Ebola dünyaya yayılırsa borsalar yüzde 20 düşer!

Son Ebola salgınının boyutları uzmanlara göre endişelenmek için bazı nedenler olduğunu gösteriyor ancak dünyanın son 100 yılda karşı karşıya kaldığı diğer salgınlar bunların tahminlerden çabuk atlatılabileceğine işaret ediyor

Ebola dünyaya yayılırsa borsalar yüzde 20 düşer!

EVRİM KÜÇÜK

İSTANBUL - Batı Afrika'daki Ebola salgını yayılmaya devam ediyor. Şimdiye dek bin 552 can alan ve 3 binden fazla kişinin yakalandığı hastalık şu an küresel bir kriz yaratmış değil ancak hastalığın üssü olan Sierra Leone, Liberya ve Gine'de ekonomik etkileri hissedilmeye başladı. Akıllardaki soru, hastalığın etkilerinin ne kadar daha derinleşeceği ve Afrika'nın ekonomisini vurup vurmayacağı. Şimdiye kadarki süreçte Ebola'nın küresel hisse senedi piyasaları ve üzerindeki etkisi çok sınırlı oldu fakat ölü sayısı artarsa ve Ebola'nın Batı'ya sıçraması olasılığı ortaya çıkarsa gerginlik artabilir. "Daha önceki yıllarda yaşanan SARS, kuş gribi, domuz gribi deneyimler korkulduğu gibi krizle sonuçlanmadı" diyen uzmanlara göre bu noktada yatırımcı için önemli olan alarma geçmek değil dikkatli davranmak.

Salgın Gine, Liberya ve Sierra Leone ekonomileri için de büyük bir kriz tehdidi. Sierra Leone Tarım Bakanı Joseph Sam Sesay'in yaptığı açıklamalara göre, ekonomi Ebola yüzünden yüzde 30 küçüldü. Birçok sınır kapıtldı, uluslararası havayolu şirketlerinin bazıları bu ülkelere uçuşlarını durdurdu. Afrika Kalkınma Bankası, salgının Batı Afrika ekonomilerine büyük zarar verebileceği uyarısında bulundu.

IMF uyardı

Diğer yandan virüs, dünyanın önemli emtia üretim merkezlerinden Batı Afrika'nın tümü için önemli bir tehdit haline geldi. Kakao, petrol, demir cevheri, pamuk, bazı meyveler ve hatta elmas üretimi bile Ebola'nın etkisini hissetmeye başlarken, uzmanlar salgının derinleşmesi halinde Afrika'nın emtia üretiminin tehlike altına gireceği uyarısı yapıyor.

Ebola'nın ekonomik etkisiyle ilgili son uyarı Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) geldi. Fonun Sözcüsü Gerry Rice, Batı Afrika'daki Ebol salgının makroekonomik ve sosyal etkilerinin görülmeye başladığını söyledi.Gerry Rice, fakirlik ve gıda kıtlığı ile tarımda işsizliğin artacağı ve toplumun büyük bir kesiminin bundan etkileneceğini söyledi. IMF sözcüsü; Gine, Sierre Leone ve Liberya'da büyüme hızının sert şekilde düşeceğini ve bu ülkelerin finans desteğine ihtiyaç duyacağını dile getirdi.

Uzun vadeli yatırımlarda risk yok

Öte taraftan, kriz şimdilik yabancı yatırımcıyı çok tedirgin etmiş görünmüyor. Özel grişim sermayesi şirketi Abraaj Group'un New York merkezli partneri Tom Speechy, kıtaya yatırımcı ilgisinin azalmadığını belirtti. Speechy, yatırımcın daha çok uzun vadeli düşünmesi nedeniyle böyle bir risk görmediklerini ifade etti. Sango Capital Management CEO'su Richard Okello da, salgının yayıldığı üç ülkenin Afrika ekonomisi içindeki payının yüzde 1'in altında olduğunu hatırlatarak uzun vadeli yatırımların tehlike altında olmadığını kaydetti. Gine'nin 2013 yılı ekonomik büyüklüğü 6.2 milyar dolarken, Sierra Leone'nin 4.9 ve Liberya'nın 1.9 milyar dolar.

Kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poor's (S&P) da, hastalığın bölge ülkelerinin kredi notlarını etkilemediğini bildirdi. Kuruluşun açıklamasında, "Ölü Salgının etkisindeki ülkelerden Nijerya ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ne not veriyoruz fakat Liberya, Sierra Leone ve Gine'yi notlandırmıyoruz. En çok etkilenen bu üç ülke ile not verdiğimiz ülkeler arasındaki ekonomik ilişkiler çok da güçlü değil. Bu da krizin etkisini sınırlandırıyor. Ancak hastalığın nasıl seyredeceğini kestirmek zor ve gelişmeleri yakından izleyeceğiz" denildi.

Ebola salgını için üç senaryo

Son Ebola salgınının boyutları uzmanlara göre endişelenmek için bazı nedenler olduğunu gösteriyor ancak tarih tüm bunların tahminlerden çabuk atlatılabileceğine işaret ediyor. Geçtiğimiz yüzyılda dünya 1918-19, 1957 ve 1968 yıllarında olmak üzere üç büyük grip salgını atlattı. 1918-19'da etkili olan İspanyol gribi dünya genelinde 50 milyon kişinin ölümüne yol açarken, diğer iki salgında toplam 4 milyon kişi hayatını yitirdi. İspanyol gribi döneminde ABD ekonomisi yüzde 18 küçüldü. Avustralya'nın gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYH) yüzde 5.5 daraldı. Daha yakın zamanlara gelindiğinde 2003 yılındaki SARS salgını küresel krizlerin en önemli örneklerinden. Şubat 2003'te Çin'de patlak verdikten sonra hastalık çoğu Asya'da olmak üzere dünya genelinde 8 bin kişiyi etkiledi. Hong Kong ve Singapur'da yılın ikinci çeyreğinde ekonominin yüzde 2 daralmasına neden oldu. İnsanlar işlerine gitmedi, seyahatler askıya alındı. Hastalık kontrol altına alınca ekonomik toparlanma ise çok hızlı gerçekleşti. 2005-2006 yıllarında bu kez kuş gribi kapıyı çaldı. Kümes hayvanlarından insana bulaşan bu hastalığın yayıldığı dönemde hisse senedi piyasalarında oynaklık yaşandı fakat küresel ekonomik etkisi derin olmadı. Nisan 2009'da yaşanan domuz grisi salgını da borsaları gerdi ancak etkisi çabuk geçti.

Ebola'nın nelere yol açabileceğine dair olasılıklar çeşitli ve AMP Capital, dünyanın daha önce yaşadığı salgınları da gözönünde bulundurarak Ebola'nın ekonomi ve yatırım piyasaları üzerindeki etkisini üç senaryo altında inceledi. Bunlara bir göz atalım:

1) Afrika'ya yayılır

Ebola'dan ölen ve hastalanan kişi sayısı birkaç aydır artıyor ancak vakalar Batı Afrika ile sınırlı. Hastalığın görüldüğü ülkelerin küresel ekonomi içindeki ağırlığı büyük olmadığından bu şartlar altında hastalığın dünya ekonomisi üzerinde önemli bir etsi olmaz. Sadece bazı havayolu şirketlerinin etkilenmesinden dolayı borsalarda biraz gerginlik yaratabilir ama bu da sınırlı bir etki olur.

2) Dünyaya yayılır, kontrol sağlanır

Afrika'dan gelenlerin getirdiği virüs nedeniyle Batı'da birçok Ebola vakası ortaya çıkar ancak sağlık otoritelerinin hemen harekete geçmesiyle hastalık kontrol altına alınır. Salgın birkaç bin kişinin üzerine çıkmaz ve batılı ülkelerde büyük bir hastalık geçişi önlenir. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, hastalığın yayılmasına ilişkin haberlerin yaratacağı önemli belirsizlik ekonomik aktivite üzerinde negatif tesir yaratır. Bu durumdan en çok turizm sektörünün etkilenmesi beklenebilir, tıpkı SARS salgınında olduğu gibi. İnsanların kalabalık yerlere gitmekten kaçınması nedeniyle turizm darbe alacak ilk sektör olacaktır. Fakat bu kısa vadeli bir etki olacaktır.
Hisse nedeni piyasalarında da düşüşler meydana gelebilir ancak bunun normal bir düzeltme boyutlarında kalacağını tahmin ediyoruz.

3) Küresel salgın

Ebola tüm dünyaya yayılan bir salgın halini alır. İlaçların etkisinin sınırlı olmasından dolayı, hastalığı kontrol altına alma çabaları başarısız olup milyonlarca ölüm gerçekleşebilir.
AMP Capital'in raporuna göre olasılığı en düşük bu senaryonun gerçekleşmesi ekonomi üzerinde ağır bir etki yaratır. Küresel seyahatler durma noktasına gelir. İnsanların birçoğu işlerine gitmez. İlk etapta yüzde 20 olabilecek işe gitmeme oranı, zaman içinde artar. Bu küresel üretimi aşağı çeker ve dünya ekonomisi resesyona girer.

Dünya borsalarında sert bir düşüş yaşanır. Ekonomik belirsizlik ve karlardaki gerileme sebebiyle borsalardaki gerileme yüzde 20'yi aşabilir. Yatırımcı nakitte kalmayı tercih edebilir. Salgının kontrol altına alınması sonrasında ise ekonomide hızlı bir toparlanma olur.

Mücadele için 490 milyon dolar gerek

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Batı Afrika'daki Ebola salgınında ölenlerin sayısının bin 552'ye yükseldiğini, salgının yayılmaya devam ettiğini bildirdi. DSÖ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, 26 Ağustos'a kadar Liberya, Gine, Sierra Leone ve Nijerya'da 3 bin 69 Ebola vakası tespit edildi ve bin 552 kişi hayatını kaybetti. Buna göre, bu tarihe kadar, Liberya'da bin 378 vaka ve 694 ölüm, Gine'de 648 vaka ve 430 ölüm, Sierra Leone'de bin 26 vaka 422 ölüm ve Nijerya'da 17 vaka ve 6 ölüm meydana geldi. Salgının yayılmaya devam ettiği ve vakaların yüzde 40'ından fazlasının son üç haftada meydana geldiği bildirilen açıklamada, vakaların çoğunun bazı yerleşim yerlerinde yoğunlaştığı kaydedildi. Salgından ölüm oranının yüzde 52 olduğu ifade edilen açıklamada, bu oranın ülkeden ülkeye değişiklik gösterdiği de belirtildi. Açıklamada, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgınının ise Batı Afrika'dakinden farklı olduğu kaydedildi. Ebola salgınının görüldüğü Liberya, Gine ve Sierra Leone'de yaklaşık bir milyon kişi karantinada tutuluyor. DSÖ, kanıtlanmış tedavi yöntemi ve aşısı bulunmayan Ebola salgınıyla mücadele için küresel kamu sağlığı acil durumu ilan etmiş ve salgınla mücadelede deneysel ilaçların kullanılmasının etik olduğunu açıklamıştı. 4-5 Eylül arasında potansiyel Ebola tedavisi ve aşıları hakkında Cenevre'deki DSÖ merkezinde danışma toplantısı düzenlenecek.

20 binden fazla kişiye bulaşabilir

DSÖ, Ebola virüsünün 20 binden fazla kişiye bulaşabileceğini bildirdi. DSÖ Genel Direktör Yardımcısı Bruce Aylward, DSÖ'nün Ebola salgınıyla mücadeleye ilişkin planını BM Cenevre Ofisi'ndeki basın toplantısında açıkladı. Ebola ile mücadele ederken çok fazla harcama yapmak zorunda olduklarını söyleyen DSÖ Genel Direktör Yardımcısı Bruce Aylward, mücadele planları için gereksinim duydukları paranın ise yaklaşık 490 milyon dolar olduğunu bildirdi. Aylward, salgına yakalananların sayısının 3 bin olarak bildirildiğini ancak gerçek sayının bunun dört katı olabileceğini söyledi. Salgının ürkütücü şekilde yayılmaya devam ettiğine işaret eden Aylward, hastalığa yakalananların sayısının son üç haftada yüzde 40 arttığını kaydetti. Salgının bir an önce kontrol altına alınması gerektiğini ifade eden Aylward, virüsün 20 binden fazla kişiye bulaşabileceğini kaydetti. Aylward, Ebola ile mücadele planı çerçevesinde yapacakları çalışmalarla hastalığın bulaşma hızını 3 ayda yavaşlatmayı, 6-9 ayda da hastalığı tamamıyla kontrol altına almayı planladıklarını bildirdi. Ebola ile mücadele için salgının görüldüğü ülkelerde çok fazla sağlık personeline ihtiyaç duyduklarına işaret eden Aylward, diğer taraftan bu ülkelere ulaşımın sağlanması için havayolu uçuş kısıtlamalarının da kaldırılması gerektiğini kaydetti.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.