24 °C

Ermeni tasarısına onay

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde oylanan Ermeni tasarısı kabul edildi.

Ermeni tasarısına onay

İSTANBUL - 1915 olaylarını 'soykırım' olarak tanımlayan Ermeni tasarısı, ABD Temsilciler Meclisi'nin Dış İlişkiler Komitesi'nde kabul edildi. Komite'de teamülün dışına çıkan tarihi oylamanın sonunda; tasarıya Türkiye aleyhine 23 oyla 'evet' denildi.

Normal oylama süresinin dışına çıkılan ve tam bir lobi savaşına sahne olan Komite'de nihai sonuç ancak 22:45'te açıklanabildi.

Dışişleri Komitesi'nin 46 üyesinden 22 üyesi tasarıya 'hayır' derken, 23'ü 'evet' yönünde oy kullandı.

Bu arada Komiteden geçen karar tasarısının bağlayıcılığı bulunmuyor ve tavsiye niteliği taşıyor.

Tasarının Temsilciler Meclisi Genel Kurulu'na sunulması gündeme gelecek. Genel Kurul'a çıkması da kesinlik taşımıyor.

Büyükelçi Tan Ankara'ya çağrıldı

Bu arada Başbakanlık'tan jet açıklama geldi. Ankara tasarıyı kınanırken, Washington Büyükelçisi Namık Tan istişare için Türkiye'ye çağrıldı.

Hükümet açıklamasında, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi tarafından bugün kabul edilen tasarının üzüntüyle karşılandığını belirterek, "Türk ulusunu işlemediği bir suçla itham eden bu tasarıyı kınıyoruz. Washinton Büyükelçimiz Namık Tan bu gelişme çerçevesinde bu akşam istişareler için Ankara'ya çağırılmıştır" denildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Türk ulusunu işlemediği bir suçla itham eden bu tasarıyı kınıyoruz. Bu tasarıyı destekleyenler, tarihi gerçekler ve uzman tarihçiler arasındaki konuyla ilgili fikir ayrılıklarını görmezden gelerek siyasi saiklerle yanlış ve haksız bir tutum benimsemişlerdir.

Tasarı, 1915 olaylarına ilişkin olarak içerdiği somut tarihi hataların yanı sıra, tamamen tek yanlı bir yaklaşımla hazırlanmıştır. Türkiye, Birinci Dünya Savaşı sırasında Anadolu halkının tümünün yaşadığı acı olayların tarihçiler tarafından ön yargısız biçimde ve bilimsel yöntemlerle, tarihi kaynak ve arşivlere dayanılarak incelenmesi gerektiğine inanmaktadır.

Siyasetçilerin, tarihçilerin alanına yönelik müdahaleleri her zaman olumsuz etkiler yaratmıştır.

Tasarının, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde kabulünün arzu edilmeyen sonuçlara yol açacağına esasen konuya ilişkin girişimlerimiz sırasında açıklıkla işaret edilmişti.

Tüm uyarılarımıza rağmen Komite tarafından kabul edilen bu tasarının Türkiye-ABD ilişkilerine zarar vermesinden ve Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi yönündeki çabaları sekteye uğratacak olmasından ciddi kaygı duyuyoruz.

ABD ile geniş bir ortak gündem çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmaları olumsuz etkileyebilecek bu karar, maalesef bir stratejik vizyon eksikliğine de işaret etmektedir.

Washington Büyükelçimiz Namık Tan, bu gelişme çerçevesinde bu akşam istişareler için Ankara'ya çağrılmıştır." 

Gül: Kararın Türk halkı nezdinde hiçbir itibarı bulunmamaktadır

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, şunları kaydetti:

"Bu kararı makul bulmuyorum ve esefle karşılıyorum. Kararın Türk halkı nezdinde hiçbir itibarı bulunmamaktadır.

Tarihsel gerçeklikten uzak bu tek yanlı metnin ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi tarafından kabul edilmesi, Türkiye-ABD ilişkilerine yakışan bir tutum olmamıştır. Bu gelişme, Güney Kafkasya'da barış ve istikrar tesisi; halklar arasında kalıcı dostane ilişkiler kurulması doğrultusunda yürütülmekte olan çabalara zarar verecektir.

Siyasi çıkarlar gözetilerek alınmış olan böyle bir kararı tarihe ve tarih bilimine karşı haksızlık olarak telakki ediyorum.

Bu oylamanın her alanda neden olabileceği olumsuz sonuçların sorumlusu Türkiye olmayacaktır."

Washington Büyükelçisi Namık Tan

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin Ermeni iddialarının tanınmasına ilişkin tasarıyı kabul etmesinin ardından TBMM heyetinin düzenlediği basın toplantısında konuşan Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Namık Tan, "Bugün üzüntülüyüz, çünkü kaybettik ama bir yandan da içimiz doğrusu gurur ve sevinç dolu. Neden diye sorarsanız, bu mücadelede, sistemli, kararlı, özverili ve kolektif bir çalışmayla çok önemli bir aşama kaydettik" dedi.

@page@

Bu bakımdan ABD'deki Türk toplumunu içtenlikle tebrik ettiğini belirten Tan, şunları kaydetti:

"Zira (ABD'deki Türk toplumu) bu mücadelenin kurallarını, yöntemini özümsemiş, benimsemiş olduklarını böylece gösterdiler. Bundan sonra kolay kolay bizim önümüze, bu şekilde çalışmaya devam ettiğimiz takdirde hiçbir lobi çıkamayacaktır.

Elbette bugün kaydedilen, bana göre de (ortaya çıkan sonuç, diğer taraf için) pek bir zafer olmaktan uzak. Oylama sonucu, değerli milletvekillerimizin burada yaptıkları çok özverili çalışma ve girişimlerle olmuştur."

"Ben maalesef yarın (bugün), hükümetimizin kararıyla Türkiye'ye dönmek durumundayım" diyen Tan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Maalesef diyorum, çünkü daha yeni gelmiştim, aslında dönmek demek de biraz tuhaf oluyor ama her halükarda yarın dönüp hükümetimizden gerekli danışmalar neticesinde gerekli talimatlar aldıktan sonra, olayların gelişimine göre buraya nasıl ve ne zaman döneceğimizi göreceksiniz."

Mercan: Yaşanmış en büyük komedi

TBMM heyeti, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin Ermeni iddialarının tanınmasına ilişkin tasarıyı kabul etmesinin ardından, Türkiye'nin Washington Büyükelçiliğinde basın toplantısı düzenledi.

Bu konuda Türkiye'nin tavrının açık olduğunu ve bu tavrın devam edeceğini bildiren TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Murat Mercan, şunları kaydetti:

"Siyasetçiler ne zaman tarihe müdahale ettilerse aslında ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Amerikalılar, bunu birçok yerde söyledim, komedi filmlerini ve sitcomları çok severler. Bana sorarsanız son yıllarda yaşanmış en büyük sitcomu, en büyük komediyi biz bugün gördük.

Sizin takip ettiğiniz gibi bir ara Dışişleri Komisyonu Başkanı Berman dışarıya çıktı, 4 milletvekili eksikti ve bu süre içinde de yoğun baskı yaptı. Aslında bu tasarının böyle sonuçlanmasıyla Dışişleri Komitesi Başkanı kendisini ağır bir mahcubiyetten kurtarmaya çalıştı. Fakat ortaya çıkan tabloya baktığınız zaman, bana sorarsanız, daha ağır bir mahcubiyete de kendisini düşürmüş oldu. Çünkü oylama sırasında bana, oylamanın bitmesinden yarım saat önce bana şunu tüm açıklığıyla itiraf etti: 'Bundan sonra Türkiye ile alakalı herhangi bir adım atmadan önce mutlaka sizinle konuşacağız, konuşmak, istişare etmek istiyorum' dedi. Bu da aslında kendisinin yaptığı hatanın ne kadar farkında olduğunun da göstergesi."

Bu aşamada tasarının komiteden geçmesinin Türk-Amerikan ilişkilerini sekteye uğratacağını, aynı zamanda Türkiye-Ermenistan arasındaki normalizasyon çabalarına ciddi bir sekte vurmasından kaygı duyduklarını ifade eden Mercan, "Hepimiz bu tabloyu gördük. Bir yandan 'stratejik vizyon, stratejik işbirliği' derken maalesef böyle bir tabloyla karşı karşıya kaldık" diye konuştu.

Şahin: İddiaların inandırıcılığını yitirdiği görmekteyiz

Roma'da resmi temaslarda bulunan TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, gazetecilerin konuya ilişkin sorusu üzerine şunları söyledi:

"Parlamentolar özellikle çağdaş parlamentolar yasa yaparlar. Daha doğrusu yasa yazarlar, tarih koymazlar, tarih yazmazlar. Amerikan parlamentosu maalesef tarih yapmaya kalkışmıştır. Tarih yazmaya kalkışmıştır. 'Bu kabul edilemez bir hatadır' diye düşünüyorum.

Ayrıca oylamanın sonucuna bir başka açıdan bakıp değerlendirdiğimizde, sözde Ermeni soykırımı iddialarının bir yalama olduğunu, inandırıcılığını yitirdiğini görmekteyiz. Dünya parlamentolarının artık bu tür artık inandırıcılığı kalmamış iddiaları konu yapmaması gerektiği kanaatindeyim ve Amerikan parlamentosunun bu tarihi hatayı bir şekilde kısa sürede düzeltmesini temenni ediyoruz ve bekliyoruz. "

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Kosta Rika'nın başkenti San Jose'de, Kosta Rika Dışişleri Bakanı Bruno Stagno Ugarte ile düzenlenen ortak basın toplantısında, ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesindeki Ermeni tasarısı oylamasıyla ilgili bir soruyu yanıtladı.

Bir gazetecinin, "Hem siz hem de Başkan Barack Obama, göreve gelmeden önce 1915 olaylarını 'soykırım' olarak tanınmasına yönelik kampanyayı desteklemiştiniz. Ancak son günlerde, hem siz hem Obama, Komitenin başkanı Howard Berman'a tasarıya karşı çıkılması için doğrudan çağrılarda bulundunuz. Neden bu konuda yön değiştirdiniz?" şeklindeki sorusu üzerine Clinton, şartların çok önemli biçimde değiştiğini düşündüğünü söyledi.

Clinton, "Başkan Obama göreve geldiğinde, ben de dışişleri bakanı olduğumda, İsviçre tarafından Türk ve Ermeni hükümetlerini biraraya getirme yolunda üstlenilen süreci, çok kıymetli olduğu düşüncesiyle desteklemeye karar verdik ve destekledik. İki ülke ilişkilerinin normalleştirilmesini amaçlayan protokollerin Zürih'te imzalanması sırasında ben de oradaydım. İlişkilerin normalleştirilmesinin önünde duran sorunların ele alınmasında uygun yolun bu olduğunu düşünüyoruz" dedi.

Protokollerin, geçmişte yaşanan olayların incelenmesi için bir tarih komisyonunun kurulması yolunda üzerinde anlaşılan bir yaklaşımı da içerdiğini ifade eden Clinton, iki ülkenin aralarındaki sorunları nasıl çözebileceğini belirlemenin başka hiçbir ülkeye düşmediği, ABD'nin bu noktada girişeceği eylemlerin de süreci sekteye uğratabileceği düşüncesini dile getirdi.

Clinton, "Dolayısıyla gerek Başkan Obama, gerekse ben, hem geçen yıl hem de bu yıl, Kongre'nin bir eylemde bulunmasının uygun olduğuna inanmadığımızı ve buna karşı çıktığımızı açıkça belirttik. Kongre'nin bu tasarı üzerinde tesirde bulunmayacağına ve bulunmaması gerektiğine inanıyoruz ve bunu ilgili tüm taraflara açıkça dile getirdik" diye konuştu.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap