Fransa, çalışma yasasında geri adım atmıyor

Fransa Başbakanı Philippe, "Tasarıyı 22 Eylül'de Bakanlar Kuruluna sunacağız ve Cumhurbaşkanı bunu imzalayacak. Tasarı eylül ayı sonunda yürürlüğe girecek" dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Fransa'da hükümet, protesto eylemlerine ve grevlere neden olan çalışma yasa tasarısı konusunda geri adım atmıyor.

France 2 televizyon karalına açıklamalarda bulunan Başbakan Edouard Philippe, dün ülke çapında yapılan eylemlerle ilgili soru üzerine, protesto eylemi yapmanın temel bir hak olduğunu kaydetti.

Bu tasarıya karşı olanların kamu düzeni içerisinde protesto gerçekleştirme hakları olduğunu dile getiren Philippe, "Ancak şunu söylemeliyim ki Fransa cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında bu tasarı, Sayın (Emmanuel ) Macron tarafından kamuoyuna duyurulmuştu." dedi.

Tasarının, konunun paydaşlarıyla yapılan pek çok toplantıda tartışıldığını da vurgulayan Philippe, "Tasarıyı 22 Eylül'de Bakanlar Kuruluna sunacağız ve Cumhurbaşkanı bunu imzalayacak. Tasarı eylül ayı sonunda yürürlüğe girecek." ifadelerini kullandı.

Fransa'da hükümetin gerçekleştirmeyi amaçladığı yeni çalışma yasası reformuna ve bu tasarının hükümet kararnamesi yöntemiyle değiştirilmesinin planlanmasına karşı çıkanlar, ülkenin çeşitli kentlerinde dün sokaklara dökülmüş, bazı çalışanlar da greve gitmişti.

Genel Emek Konfederasyonunun (CGT) çağrısıyla gerçekleşen gösterilerin bazılarında protestocular ile güvenlik güçleri arasında olaylar çıkmıştı.

CGT, ülke çapındaki eylem ve gösterilere yaklaşık 400 bin kişinin katıldığını açıklamıştı.

Macron'un eylemciler hakkındaki sözleri

Diğer taraftan cumhurbaşkanlığı görevine geldiği günden beri ilk kez toplumsal bir eylemle karşılaşan Macron'un, Yunanistan ziyareti sırasında, çalışma yasası reformuna karşı çıkanları "tembel" olarak nitelendirerek, "Fransa reformist bir ülke değildir. Reform yapmaz çünkü biz isyan ederiz, direniriz, kaçınırız. Böyleyiz biz." ifadelerini kullanması tepki çekmişti.

CGT Genel Sekreteri Philippe Martinez ise Macron'un sözlerini "skandal" olarak değerlendirmişti.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde Macron'la yarışan Sosyalist Partinin adayı Benoit Hamon da "Asıl tembeller, hayatları için çalışmak zorunda olmayan zengin bireylerdir." demişti.

Tasarı ne getiriyor?

Macron'un ülkede yüzde 9,5 oranındaki işsizliğe çare bulacağını belirterek ortaya attığı en önemli seçim vaadi olan tasarı, işverenlerin, işten haksız çıkarmalarda ödenecek tazminatlar için tavan belirlenmesine ve herhangi bir yasal kısıtlamaya maruz kalmaksızın çalışma saatlerini doğrudan işçilerle belirleme özgürlüğü elde etmesine imkan tanıyan düzenlemeler içeriyor.

Tasarıda, 50'den az çalışanı bulunan iş yerlerinde işverenin sendika temsilcisi olmaksızın çalışanla masaya oturabilmesi ve işten çıkarılmalarda itiraz süresinin bir yıl ile sınırlandırılması gibi değişiklikler de yer alıyor.

Fransızların çoğunluğu karşı

Harris Interactive'in yaptığı araştırmaya göre, Fransızların yüzde 58'i çalışma yasasının değiştirilmesini istemiyor.

Halkın yüzde 71'i yapılacak değişikliklerin sendikaların gücünü azaltacağı görüşünü paylaşırken, yarısından fazlası da işçilerin çalışma koşullarının kötüleşeceğini düşünüyor.

Yasanın, 36 değişiklik öngören 5 kararname ile değiştirilmesi bekleniyor.

Öte yandan CGT, 21 Eylül'de ülke çapında bir başka gösteri daha yapılması çağrısında bulunmuştu.

Tasarıya karşı çıkan ve bugünkü eyleme destek veren Boyun Eğmeyen Fransa (FI) Partisi de 23 Eylül'de başkent Paris'te gösteri düzenlemeyi planlıyor.

Çalışma yasasında geçen yıl yapılan değişiklikler ülkede büyük gösteriler yapılmasına neden olmuştu.