G-7 ülkeleri ekonominin toparlanması için söz verdi

G-7 ülkeleri, sürdürülebilir büyümeye yumuşak geçişi desteklemek için hükümetlerin teşvik paketlerine devam etmesini kararlaştırdı

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

IQALUIT  - Sanayileşmiş G-7 ülkeleri, küresel ekonomideki toparlanmanın sürmesi ve küresel piyasaların sakinleşmesi için çalışma sözü verdiler.

Kanada'nın kutup bölgesindeki Iqaluit kasabasında düzenlenen G-7 Maliye Bakanları ve Merkez Bankaları Başkanları toplantısı dün sona erdi. Küresel ekonominin toparlanmaya başladığını ancak, hükümetlerin ekonomiye desteğini çekmesi için çok erken olduğu konusunda anlaşan G-7 ülkeleri, bu yüzden, sürdürülebilir büyümeye yumuşak geçişi desteklemek için hükümetlerin teşvik paketlerine devam etmesini kararlaştırdı.

Kanada Maliye Bakanı Jim Flaherty, G-7 adına yaptığı açıklamada, sanayileşmiş ülkelerin ayrıca, güçlü toparlanma sağlandığında gelecek yıl teşvik önlemlerini azaltma stratejilerini tartıştığını söyledi. Flaherty, ''Henüz sağlam tesis edilmiş toparlanmaya sahip değiliz ancak, işaretleri var. Teşvikleri sürdürmeye ihtiyacımız var. Hepimiz, teşvik önlemlerinin sürmesinin gerekliliği konusunda uzlaştık. Bütçe açığı seviyeleri ve teşvikler sona erdiğinde, nasıl çıkacağımız konusunda endişeler söz konusu'' dedi.

ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner de gazetecilere, G-7 ülkelerinin, küresel ekonomideki toparlanmanın güçlendirilmesi ve sağlamlaştırılması taahhütlerinin altını çizdiğini kaydetti.

G-7 ülkelerinin toplantısı, Avrupa'da bazı ülkelerdeki bütçe açıkları ve büyük borçların küresel toparlanmanın rayından çıkacağı endişelerinin finansal piyasaları salladığı döneme denk düştü.

Böylece Yunanistan, Portekiz ve İspanya'nın artan bütçe açıkları ve borçlarının gündemin ana konusunu oluşturduğu Kanada'daki toplantı sırasında euro Bölgesi'nin üst düzey finans yetkilileri, bu bütçe açıklarıyla ilgili ve euro Bölgesi'nin geleceğine ilişkin artan endişeleri gidermeye çaba gösterdiler.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Jean-Claude Trichet yaptığı açıklamada, bütçe açığı krizinin etkilediği Yunanistan'ın, bu açığı azaltmayı hedefleyen harcamaları kısma planını uygulayacağına inandığını ifade etti. Trichet, ''Yunanistan hükümetinin, yinelediğim gibi bu amaca ulaşmasına izin verecek bütün kararları alacağından eminiz ve bunu bekliyoruz'' dedi.

Yunanistan'daki krizin kontrol altında olduğunu göstermeye çalışan euro Bölgesi Başkanı Jean-Claude Juncker de, ''biz, euro Bölgesi'nin temsilcileri, Yunanistan'daki durumun ciddi ve bu sorunun çözüleceğini açıkça ortaya koyduk'' diye konuştu. Toplantıya katılan Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn'ın, geçen hafta, Yunanistan isterse yardım etmeye hazır oldukları yönündeki açıklamasını değerlendiren Juncker, IMF'nin yardımına ihtiyaç bulunmadığını söyledi.

Fransa Maliye Bakanı Christine Lagarde da euro Bölgesi ekonomilerinin, Yunanistan'ın planını izleyeceğini söyledi.

Euro Bölgesi üyesi Yunanistan, İspanya ve Portekiz, harcamalarını kontrol altına almaları konusunda artan bir baskıyla karşı karşıya bulunuyor.

Bankacılıkk sektörü ve döviz politikası

Bankacılık sektöründe reform konusunun değerlendirildiği toplantıda, G-7 ülkeleri, güçlü ve gelecekteki krizlere karşı bankaları güçlendirmek amacıyla uluslararası alanda kabul gören banka sermaye standartları uygulanması çağrısında bulundular.

Ayrıca, küresel hükümetlerin finansal sistemi kurtarmasının bedelini ödemeye yardımcı olabilmesi amacıyla bankalara vergi uygulaması fikrine destek artarken, bu vergi düzenlemesinin, ekonomideki toparlanmayı rayından çıkarmayacak biçimde tasarlanması gerektiğine işaret edildi.

ABD Hazine Bakanı Geithner, geçen yıl Eylül ayında taahhüt ettikleri gibi güçlü, kapsamlı bir finansal reformlar oluşturulması konusunda uzlaşmaya varılması ve ilerleme sağlanmasında fikir birliği içinde olduklarını ifade etti. Geithner, ''Bu, bu yıl sonuna kadar büyük küresel kuruluşlar için yeni bir sermaye gereksinimleri oluşturulması anlamına geliyor'' diye konuştu.

G-7 ülkeleri, döviz politikası konusunda resmi açıklama yapmadılar. Ancak, bakanlar, G-7'nin bu konuda geçen yıl Ekim ayında yaptığı açıklamanın arkasında durduğunu söylediler.

Bu açıklamada, grubun, Çin'in para birimi yuanın değerlenmesi kararından memnun olduğu ve bunun, birçok kimsenin 2008 yılındaki finansal krizin tohumlarını eken küresel ekonomideki dengesizliğin daralmasına yardımcı olması gerektiği belirtilmişti.

Fransa Maliye Bakanı Lagarde, grubun, söylenecek yeni bir gelişme olduğu takdirde  döviz politikası konusunda açıklama yapmaya karar verdiğini dile getirdi.

G-7 ülkeleri, döviz politikasının değerlendirmesinde en iyi forumun hangisi olacağı konusunda fikir ayrılığına düştüler. Fransa, bu konunun G-7'de tartışılmasından yana tavır koydu. Japonya ise Çin'in para biriminin tartışılmasının, Çin'in de arasında bulunduğu gelişmekte olan ekonomiler ile gelişmiş ekonomileri temsil eden G-20'de olması gerektiğini savundu.

Haiti'nin borçları

Öte yandan, G-7 ülkeleri, geçen ay deprem felaketinin vurduğu Haiti'nin gruba olan borçlarını silmeye karar verdi.

Kanada Maliye Bakanı Flaherty, G-7 ülkelerinin, Haiti'nin kendilerine olan borçlarını silmeye karar verdiğini, aynı zamanda bu ülkeye borç veren diğer ülkeler ve kuruluşların da bu borçları unutması gerektiğini düşündüklerini, bunun mümkün olan en kısa sürede olması için çalışacaklarını söyledi.

Haiti'nin uluslararası kreditör kuruluşlara ve ülkelere olan 1,2 milyar dolar tutarındaki borcu daha önce iptal edilmişti.

Haiti'nin toplam borcunun ne kadar olduğu bilinmezken, bu ülkenin G-7 Ülkelerine olan borcunun çok küçük olduğuna inanılıyor. Venezüela ve Tayvan'ın ise Haiti'nin en büyük kreditörü olduğu belirtiliyor.

Bir sonraki G-7 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları to

Bu konularda ilginizi çekebilir
G-7