21 °C

‘Parasal birlikte istikrar ve refahın şartları’

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi DÜNYA’ya yazdı. Draghi, Avrupa’nın sağlam birliği için ek yapısal reformlar konusunda uyardı

‘Parasal birlikte istikrar  ve refahın şartları’

Parasal birlikte istikrar ve refahın şartları

Euro Bölgesi’nin politik bir birlik olmadan bir parasal bir birlik olduğu konusunda büyük bir kavram yanılgısı var. Fakat bu durum parasal birliğin ne anlama geldiği konusunda büyük bir yanlış anlaşılma olduğunu gösteriyor. Parasal birlik sadece Avrupa Birliği ülkeleri arasında sağlanan temel entegrasyon sayesinde mümkündür ve para birimi birliği bu entegrasyonu derinleştirir. 

Eğer Avrupa parasal birliği bazılarının sandığından daha dirençli olduysa, bunun sebebi sadece bu kişilerin birliğin politik boyutlarını yanlış değerlendirmesindendir. Birliğin üyeleri arasındaki bağları ve nasıl birlikte yatırımlar yaptıklarını hafife almışlardır. Gerektiğinde bir araya gelip ortak problemleri çözmek için nasıl bir araya geldiklerini hafife almışlardır. 

Yine de parasal birliğimizin hala tamamlanmamış olduğu da aşikardır. Bu iki yıl önce “Dört Başkan” (Avrupa Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve Eurogroup başkanlarıyla yakın işbirliği içinde olan Avrupa Konseyi Başkanı) tarafından konulan teşhistir. Ve bazı alanlarda önemli ilerlemeler gerçekleştirilse de, diğer alanlarda yapılacak işler henüz bitmemiştir. Peki parasal birliği “tamamlamak” ne anlama geliyor? En önemlisi, ülkelerin eğer üye ülke olmasalardı içinde olacakları durumdan daha istikrarlı ve refah bir noktaya getiren şartlara sahip olmak demektir. Birliğin dışında olacakları durumdan daha iyi bir konumda olmaları gerekir. 

Diğer politik birliklerde, bağlılık güçlü bir ortak kimlikle sağlanır. Fakat çoğunlukla daha zengin ve daha fakir bölgeler arasında mevcut gelirleri eşitleyen kalıcı bir mali transfer de olur. Euro Bölgesi’nde bu gibi ülkeler arası tek yönlü transferler öngörülmez. (Transferler Euro Bölgesi’nin bağlılık politikası kapsamında mevcuttur fakat boyut olarak sınırlıdır ve temelde daha düşük gelirli ülke ve bölgelerin ‘diğerlerine yetişme’ sürecini desteklemek için tasarlanmıştır.) Bunun anlamı Euro Bölgesi’ndeki her ülkenin birlikte olmasının kalıcı olarak iyi olmasını garantilemek için başka bir yaklaşıma ihtiyacımız olduğudur. 

Bu durum iki önemli şeye işaret eder. Birincisi tüm ülkelerin bağımsızca gelişmesi için gerekli şartları yaratmalıyız. Tüm üyeler Ortak Pazar’ın sağladığı karşılaştırmalı üstünlükten fayda sağlayabilmeli, sermaye çekebilmeli ve istihdam yaratabilmelidir. Ve tüm üyeler kısa vadeli şoklara hızla tepki verebilmek için yeterli esnekliğe sahip olmalıdır. Bu da rekabeti teşvik eden, bürokrasiyi azaltan ve istihdam piyasalarını daha uyarlanabilir hale getiren yapısal reformlarla sağlanabilir. 

Şimdiye kadar bu reformları gerçekleştirmek veya gerçekleştirmemek büyük ölçüde ulusal bir yetkiydi. Fakat bizimki gibi bir birlikte bunlar açık ve net şekilde ortak çıkardır. Euro Bölgesi ülkeleri büyüme için birbirlerine bağlıdır. Ve daha esasen, eğer yapısal reformlardaki bir eksiklik parasal birlikte kalıcı bir fikir ayrılığına sebep oluyorsa, bu birlikten çıkış hortlağını uyandırır – ki bu hortlak eninde sonunda tüm üyelere zarar verir.

Euro Bölgesi’nde herhangi bir yerdeki istikrar ve refah, ülkelerin heryerde çok iyi gelişmesine bağlıdır. Dolayısıyla – gerçek bir ekonomik birlik kurmak amacıyla – bu bölgede egemenliği daha fazla paylaşmak için çok güçlü bir delil var. Bu mevcut prosedürleri güçlendirmekten çok daha fazlası anlamına geliyor. Bu beraber yönetmek; koordinasyondan ortak karar vermeye, kurallardan kurumlara geçiş anlamına geliyor. 

Mali transferlerin olmadığının ikinci bir sonucu ise ülkelerin çokların maliyetini paylaşmak için diğer mekanizmalara daha fazla yatırım yapması gerektiğidir. Daha esnek ekonomilerde bile, iç adaptasyon ülkelerin kendi parabirimi ve döviz kurlarına sahip olduğu zamankinden daha yavaş olacaktır. Risk paylaşımı bu sebeple resesyonları, kalıcı yaralar bırakılmasını ve ekonomik fikir ayrılıkların pekişmesini önlemek için hayati önem taşır. 

Çözümün anahtarından biri finansal entegrasyonu derinleştirerek özel sektör risk paylaşımını geliştirmektir. Evet, daha az kamu riski paylaşımı istedikçe, daha fazla özel sektör risk paylaşıma ihtiyaç duyarız. Euro Bölgesi için bir bankacılık birliği bankacılık sektöründe daha derin bir entegrasyonu teşvik etmekte katalizör olmalıdır. Fakat risk paylaşımı aynı zamanda sermaye piyasalarını, özellikle hisse senedi piyasalarını, derinleştirmekle alakalıdır. Bu yüzden ayrıca hızla bir sermaye piyasaları birliği de geliştirmeliyiz. 

Yine de, bir parasal birlikte mali politikaların hayati rolünü kabul etmeliyiz. Euro Bölgesi’nde sadece fiyat istikrarına odaklanmış tek bir para politikası, sadece bir ülke veya bölgeyi etkileyen şoklara tepki veremez. Dolayısıyla, yerel düşüşlerden kaçınmak için ulusal mali politikaların istikrarı sağlamadaki rollerini oynayabilmesi hayati önem taşır. 

Ulusal mali istikrarlaştırıcıların çalışabilmesi için, hükümetler ekonomik stres dönemlerinde makul bir maliyetle borçlanabilmelidir. Bunu gerçekleştirebilmek için güçlü bir mali yapı olmazsa olmazdır ve ülkeleri kriz salgınından korur. Fakat kriz deneyimleri gösteriyor ki, piyasaların aşırı gergin olduğu dönemlerde sağlam ve ilkel bir mali pozisyon bile taşkınlara karşı tam koruma sağlamıyor. 

Bu da ekonomik birliğe ihtiyacımız olmasının nedenlerinden bir diğeri: Piyasalar geçici yüksek bütçe açıklarına, gelecekteki büyüme tahminleri hakkında daha emin olsalar, daha az olumsuz tepki verirler. Hükümetlerin yapısal reformlara bağlılığı sayesinde, ekonomik birlik ülkelerin borçtan çıkıp büyüyebileceğine dair inanılırlığı sağlar. 

Sonuçta, üye ülkeler genelindeki yakınlaşma parasal birliğe giriş kriterlerinden biri veya bazen yerine getirilen bir şart olamaz. Bu her daim ve tam olarak gerçekleştirilmesi gereken bir şarttır. Bu yüzden parasal birliği tamamlayabilmek için - yenilenmiş kurumsal bir düzende tüm hak ve yükümlülükleri belirlemek için - politik birliğimizi daha da derinleştirmek zorunda olacağız. 

Mario Draghi Avrupa Merkez Bankası Başkanıdır. 
Telif hakları: Project Syndicate, 2014.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.