Rusya'da BRICS zirvesi: Dışişleri Bakanları Toplantısı düzenlendi

Rusya'nın dönem başkanlığını yaptığı BRICS'in Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında BRICS+ oturumu Nijniy Novgorod kentinde düzenlendi.

AA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Nijniy Novgorod'taki BRICS+ oturumuna 20'den fazla ülkenin dışişleri bakanları katıldı.

Türkiye'yi temsilen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın katıldığı toplantıda, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov konuşma yaptı.

Adil ve çok kutuplu bir dünya düzeninin oluşumuyla bağlantılı olarak uluslararası ilişkilerde değişikliklerin yaşandığını belirten Lavrov, "Asya, Afrika, Orta Doğu, Latin Amerika ve Karayip ülkelerinin Batı'ya karşı sesini güçlendirme eğiliminde" olduğunu söyledi.

Lavrov, "Bu bağlamda, uluslararası kalkınmaya yönelik dengeli ve eşit yaklaşımları savunan devletlerarası birliklerin rolünün güçlendirilmesi önemli. Burada eşit iş birliği ilkelerinin sözde değil, fiilen hayata geçirildiği formatlar söz konusu. Bunların arasında BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü, Afrika Birliği, Bağımsız Devletler Topluluğu, Arap Birliği ve birçok birlik yer alıyor." dedi.

Söz konusu örgütler arasında etkileşimin oluşturulmasının önemine işaret eden Lavrov, bunun sorunlara yönelik yaklaşımların uyumunu sağlayacağını ifade etti.

Lavrov, Batılı ülkeler tarafından özellikle ekonomi, ticaret ve finans alanlarında alınan kararların Birleşmiş Milletler'in ilkelerine karşı olduğunu, bu nedenle de uluslararası hukuk düzeninin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

BRICS'in oluşumu

Haziran 2006'da St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'nda Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin'in bir araya gelmesiyle kurulan BRICS, 2010'da Güney Afrika'nın, 2024'te de Mısır, Etiyopya, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin katılımıyla çok uluslu bir yapı haline geldi.

30 ülkenin daha katılmaya hazır olduğu BRICS, küresel ekonomide önemli konuma sahip ve dünya düzeninde alternatif birlik olma yolunda ilerliyor.

Ekonomi ağırlıklı BRICS, gelişmekte olan ve ABD başta olmak üzere Batılı ülkelerin hakimiyetine direnç gösteren devletlere uluslararası konularda daha fazla temsil ve söz hakkının verilmesi hedefini de güdüyor.